Kemirgenlerden insanlara bulaşabilen hantavirüs, enfekte fare ve benzeri hayvanların idrarı, dışkısı ya da salyasından yayılan parçacıkların solunmasıyla insanlara geçebiliyor. Özellikle kapalı, havasız ve hijyenik olmayan alanlarda riskin arttığı belirtiliyor. Uzmanlara göre virüs bazı kişilerde hafif atlatılırken, bazı vakalarda ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bilim dünyasının üzerinde çalıştığı en dikkat çekici projelerden biri ise İngiltere’deki University of Bath bünyesinde geliştirilen yeni aşı adayı oldu. Araştırmacılar, Hantaan tipi hantavirüse karşı geliştirilen deneysel aşının laboratuvar ve hayvan çalışmalarında güçlü bağışıklık tepkisi oluşturduğunu açıkladı.
Uzmanlar, aşının henüz erken araştırma aşamasında olduğunun altını çiziyor. İnsanlar üzerinde uygulanabilmesi için uzun sürecek klinik deneylerin tamamlanması gerekiyor. Ancak ilk bulgular, gelecekte hantavirüse karşı koruyucu bir çözüm geliştirilebileceği yönünde umut veriyor.
Virüsün en korkulan yönlerinden biri, belirtilerin başlangıçta grip veya Covid-19 ile karıştırılabilmesi. İlk aşamada yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve baş ağrısı görülebiliyor. Ancak bazı hastalarda tablo kısa sürede ağırlaşıp akciğerlerde ciddi hasara, solunum yetmezliğine ve böbrek problemlerine dönüşebiliyor. Şu anda hantavirüse özel bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Doktorlar daha çok destekleyici bakım uyguluyor. Ağır vakalarda oksijen desteği, solunum cihazı ve diyaliz gerekebiliyor. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşıyor.
MV Hondius gemisinde ortaya çıkan salgının nasıl başladığı henüz netleşmedi. Yetkililer, yolcuların gemiye binmeden önce ziyaret ettiği bazı bölgelerde kemirgen teması yaşanmış olabileceğini değerlendiriyor. İddialara göre bazı turistlerin kuş gözlemi için çöp depolama alanına gittiği ve burada virüse maruz kalmış olabileceği düşünülüyor. Uzmanları endişelendiren bir diğer detay ise Andes türü hantavirüsün insandan insana bulaşma ihtimali. Bu nedenle farklı ülkelere dağılan yolcuların temas zinciri dikkatle takip ediliyor.
Bilim insanları yeni geliştirilen aşının yalnızca etkili değil, aynı zamanda taşınabilir olmasını da hedefliyor. Araştırma ekibi, aşının çok düşük sıcaklıklarda saklanma zorunluluğunu azaltacak yeni yöntemler üzerinde çalışıyor. Böylece gelecekte salgın bölgelerine daha hızlı ulaştırılabilen bir aşının geliştirilmesi planlanıyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Yılmaz Hoca yine haklı çıktı
Tarkan Demir
Kazım Kurt bu kadar yalanı bir arada görmemiştir
Kerem Akyıl
Festivale hazır olun!
Seval Erci
Çağın sessiz salgını sinsice yayılıyor!
Ümit Polatbaş
ŞAMPİYONLUK AŞKINA
Kaan Özcan
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy