ES TV ekranlarında yayınlanan “Ekstra Gündem” programına katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, hayata geçireceği yeni projeler hakkında bilgi verdi. Kuşkusuz Ünlüce yönetiminin kente yapacağı pek çok önemli yatırım var. Ancak bunların içinden özellikle “Halkın Mutfağı” projesini çok önemsiyorum.
Meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte sorduğumuz soruları yanıtlayan Ünlüce’nin önemli açıklamalarını izleyemeyenler için, şuraya bir link bırakıyorum.
https://www.facebook.com/reel/1253613559865635
Halkın Mutfağı projesi, düşük gelir seviyesine sahip mahallelerimizde uygulamaya geçecek. Buralarda kurulacak büfelerde halka paketlenmiş bir şekilde sıcak yemek sunulacak. İçinde etin de bulunduğu bu yemeklerin, Halk Lokantalarından bile ucuza geleceğini öğrendik. Yani Halk Lokantalarında 4 kap yemek 65 liraya satıldığına göre, Halkın Mutfağında 40 lira civarında bir ücret isteneceğini tahmin edebiliriz.
Ülkemizde en önemli sorunlardan biri de milletin adam gibi beslenemiyor olması. Pek çok vatandaş etin tadını unuttu. Okullarımızda açlıktan bayılan öğrencilerin sayısı her geçen gün artıyor. AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı gibi isimler, tabağı 40 bin liralık istakozları yerken, millet ekmek arası patatese talim ediyor.
Elbette Ayşe Ünlüce Türkiye’deki açlık sorununu çözemeyecek. Ancak yaptığı projelerle – en azından – Eskişehir’de açlık sorunu azaltılacaktır. Sayın Ünlüce’yi tebrik ediyor, böylesi güzel uygulamalarının devamını diliyoruz. Eskişehir bütün Türkiye’ye örnek olsun.
CHP’nin teklifini görmek lazım
Eskişehir’in, Türkiye’nin ve hatta kısmen dünyanın gündemini meşgul eden Nadir Toprak Elementlerine ilişkin tartışmalar sürüyor. CHP kanadı söz konusu madenlerin Amerika’ya peşkeş çekileceğine ilişkin kuşkularını paylaşırken, iktidar kanadı Beylikova madenlerinin kesinlikle kimseye verilmeyeceğini söyledi.
Son olarak CHP, Beylikova madenlerinin ülke yararına kullanılmasına ilişkin bir kanun teklifini TBMM’ye sunuyor. Bu kanun teklifine göre Beylikova Nadir Toprak Elementleri başka bir ülkeye satılamayacak veya kiralanamayacak. Nitekim bununla ilgili CHP Eskişehir örgütü de İl Başkanı Talat Yalaz başkanlığında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan da tam kadro katıldı. Basın toplantısında AK Partililere, kanun teklifine imza vermesi çağrısında bulunuldu.
Prensip olarak CHP’yi destekliyorum. Zaten Hükümet de CHP’yle aynı fikirde. Ancak kanun tasarısının ayrıntılarını da görmek lazım. Çünkü ilerleyen süreçte madenlerin işletilmesi konusunda yabancı şirketlerle kısmen ve küçük antlaşmaların yapılması söz konusu olabilir. Madenlerin anahtarını yabancılara vermeden yapılan küçük ve kısmi antlaşmaları normal karşılamak lazım.
Bu kanun tasarısı bir samimiyet testi olacak. CHP’nin kanun tasarısında en küçük yabancı ortaklıklara bile engel çıkarsa, bu durum CHP’nin samimi olmadığını gösterir. Öte yandan AK Partililer düzgün bir kanun tasarısına birtakım bahaneler bularak itiraz ederlerse, bu durum da gerçekten Saray’ın madenleri peşkeş çekmek niyetinde olduğunu gösterecektir.
Bekleyip göreceğiz…
Covid – 19 aramızda
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, COVID-19 salgınının bitmediğini söyledi. Okulların açılmasıyla salgında belirgin bir artış olduğunu da belirten Doktor Aksaray, “Bütün hastalık önlemleri yerinde alınmış olsa, hastalıklardaki, özellikle solunum enfeksiyonlarındaki bu hızlı artışı beklemeyiz. Alınacak tedbirler yerinde uygulanmış olsa bu kadar çok vakayı görmeyiz” dedi.
Şimdi alınacak tedbirler meselesinde hem hükümete hem de vatandaşa sorumluluk düşüyor. Hükümetimizi uyarmıyoruz. Çünkü şu sıralarda saraylarında keyif çatıyorlar. Vatandaşın derdi pek umurlarında değil.
Öte yandan vatandaş olarak da sorumluluklarımızı yerine getirmiyoruz. Maske – mesafe – hijyen anlayışı çoktan unutuldu. Üstelik virüsün evrim geçirmiş bir şekli olan Stratus’un daha hızlı yayıldığını da öğrendik. Vatandaşlarımızı yeniden yayılan Covid – 19 virüsüne karşı uyarmak görevimiz.
Bu arada “Covid aşısı kısırlık yapıyormuş ağbi” gibi veya “Aşı olduktan sonra kalp krizleri artmış, eniştemin oğlu öyle söylediydi…” gibi saçma sapan sebeplerle aşı olmayan vatandaşlarımızı da uyaralım. Bizler sizi düşünüyoruz; ölmenizi değil, yaşamanızı istiyoruz. Bilime inanın ve lütfen aşılarınızı olun.
Eskişehirspor çıkış yakalar
Geçtiğimiz hafta, ligin dişli takımlarından Denizli İdmanyurdu’nu Atatürk Stadında ağırlayan Eskişehirspor, rakibi karşısında iyi futbol oynamış, ancak birtakım talihsizliklerin üst üste gelmesi neticesinde maçtan 1 puanla ayrılmıştı.
Yeni Teknik Direktör Hakan Şapcı, sadece üç gün boyunca takımın başında olmasına karşın, Eskişehirspor’a sanki sihirli bir değneğin değdiğini görmüştük. Şimdi Şapçı 10 gündür takımın başında ve ortada ders çıkartacağımız maçımız da oldu.
Üstelik bu haftaki rakibimiz olan Afyonspor iddialı bir takım değil ve ligin sonuncu sırasında. Elbette “Ligde kolay maç yoktur” sözünü yabana atmıyoruz. Ama Eskişehirspor’un rakibinden daha iyi bir takım olduğu da ortada.
Ben Eskişehirspor’un bu maçla birlikte bir çıkış yakalayacağına ve 9’uncu haftada İzmir deplasmanındaki Bornova maçına moralli bir şekilde çıkacağına inanıyorum. İnşallah önümüzde güzel günler bizi bekliyor.
Açılım süreci çok uzamaz
DEM Partisinin aziz müttefiki olan MHP, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı. Elbette MHP’nin ikinci açılım sürecine destek verdiğini çok iyi biliyoruz. Hatta MHP bu sürecin sözcülüğünü yapmak için, sanki Saray tarafından görevlendirilmiş gibi duruyor. Nitekim MHP’nin son açıklamasında da süreç açık bir şekilde destekleniyor. Ancak bu açıklamada dikkatimizi bir kelime de çekmedi değil. MHP, bebek katinden bahsederken, uzun bir aradan sonra “İmralı” dedi. Halbuki biz “Sayın Öcalan” veya “Kurucu Önder” gibi kelimelere son zamanlarda alışmıştık. Sadece bu kelimeye bakarak kehanette bulunamayız elbette. Ancak içimden gelen bir ses, Saray’ın oy kaybını önlemek için açılım sürecinden vazgeçeceğini söylüyor.
Peki sonra mı ne olacak?..
Ne olacak ki; Cumhur İttifakı yine Milliyetçi taklidi yapacak ve aslında kendilerinin açılım yapmadıklarını, bütün kabahatin başta İYİ Parti olmak üzere muhalefette olduğunu söyleyecek.
Hükümetimiz yine kandırılmış
Bilindiği gibi Gazze’de sağlanan barış kapsamında, Müslümanların yaşayacağı bölgeye uluslararası bir güç gönderilecekti. Hükümetimiz bu gücün içerisinde kahraman Türk askerinin de bulunacağını söylemişti. Ben de bu gelişmeyle gurur duymuş ve “Türk askeri 108 yıl sonra Filistin’e ayak basacak” diye bir yazı kaleme almıştım.
Meğer yalanmış…
Meğer asrın hükümetimiz yine kandırılmış…
Nitekim İsrail’in bölgede Türk askerinin olmasına zaten izin vermediğini, Amerika’nın da bu konuda İsrail’i desteklediğini öğrendik.
Aslında hükümete hiç kızmıyorum. Ben kendi salaklığıma kızıyorum. Acaba ne zaman AK Parti iktidarının söylediği sözlere güvenmemeyi öğreneceğim?..
Tarihte Bu Hafta
Çukurca Saldırılarını unuttuk gitti
Bundan tam 14 yıl önce 19 Ekim 2011'de PKK terör örgütü, Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerini hedef alarak saldırılar gerçekleştirmişti. Gece yarısından sonra 200 PKK'lının ilçe merkezindeki polis ve jandarma binalarıyla güvenlik noktalarına ağır silahlarla ateş açmaları sonucunda Kekliktepe'de 21, ilçe merkezinde 3 olmak üzere 24 Türk askeri şehit olmuş 18 asker ise yaralanmıştı. Çatışmada 21 ile 23 arası, çatışma sonrası operasyonlarda ise 250-270 civarı PKK militanı öldürülmüş, 210'u ise yaralanmıştı.
Bu arada dönemin BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, meydana gelen çatışmanın "terör" değil, "hak isteyenlerle vermeyenler arasındaki bir savaş" olduğunu öne sürmüştü.
O gün kendisine BDP diyen ve terör örgütünün uzantısı olan partinin adı bugün DEM Partisi. İşte biz bunlarla masaya oturuyoruz. Bir an önce aklımızı başımıza devşirmemiz ve bir Amerikan – İsrail projesi olan terör örgütüne karşı, yeniden mücadele başlatmalıyız.