Tepebaşı Belediyesi ve Belediye İş Sendikası arasında düzenlenen toplu iş sözleşmesi imza altına alındı. Buna göre Tepebaşı Belediyesi’nde çalışan işçi kardeşlerimiz, yüzde 30 oranında zam alacak.
Tepebaşı Belediyesi ve Belediye İş Sendikası arasında düzenlenen toplu iş sözleşmesi imza altına alındı. Buna göre Tepebaşı Belediyesi’nde çalışan işçi kardeşlerimiz, yüzde 30 oranında zam alacak.
Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Belediye çalışanlarının emekleri bizim baş tacımız” dedi. Öte yandan Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak, “Masadaki maaşlar hepimize yetmiyor. Ama 10 bin liraya yakın vergi kesiliyor. Başkanımız sayesinde ilk 6 aydaki 16,64’lük enflasyonun üzerine yüzde 14 civarında bir refah payı oluştu. Başkanıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Hem işveren Ahmet Ataç hem de işçi temsilcisi Kemal Azak söz konusu antlaşma nedeniyle aynı mesajları veriyorsa, ortada bir sorun yok demektir.
Tepebaşı Belediyesi’ne emek veren işçi kardeşlerimizi tebrik ederiz. İnşallah önümüzdeki sene alacakları maaşın bereketini görürlür.
Su meselesi giderek büyüyor
Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir’deki su sorununa vurgu yaparak, “Önümüzdeki sene çiftçi, buğdayını bile sulayacak su bulamayacak” ifadelerinde bulundu. Sayın Çelikoğlu Eskişehir’de “Sularımız bitiyor!” diye feryat eden onlarca uzmandan birisi. Ancak kimse bunları dinlemiyor.
Eskişehir, Orta Anadolu’da bulunan ve esasen su kıtlığı olan bir bölge. Buna karşın tarlalarımızda, sanki hiç su bitmeyecekmiş gibi mısır üretiyoruz. Bütün bunlara karşın hükümetimiz gerekli önlemleri almıyor.
Son olarak su kısıtı olarak tanımlanan bazı bölgelerde mısır ekimini zorlaştırdık. Bu karardan dolayı tebrik ettiğimiz hükümetimiz, aralarında Eskişehir’in de bulunduğu bölgelerde 4 senede bir mısır ekileceğini ifade etti. Ancak daha sonra bu karar “2 senede bir mısır ekilebilir” diye değiştirildi.
Su kıtlığının şakası yok. Hem hükümetimiz hem belediyelerimiz bu konuyu öncelikli sorun olarak görmek zorunda.
30 bin değil 31
CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, “İstesem İl Başkanlığına 30 bin kişiyle gelirim” ifadelerinde bulunmuştu. Ancak gelişen süreç içerisinde Tekin, parti önüne 30 bin kişi getiremedi. Bunun yerine Gürsel Tekin Parti binasına CHP’lilere gaz sıkan polislerin eşliğinde ancak gelebildi. Son olarak Tekin, parti binasına 30 bin kişi getiremedi. Demek ki ya 30 bin kişiyi parti binasına getirmeyi istememiş, ya da bunu becerememiş, palavra atmış. Bu arada CHP il binasına polisin partilileri almadığını da biliyoruz. Son olarak Sayın Tekin 31 arkadaşının adını polise vermiş ve “Bunların parti binasına girmesine izin verin” demiş. Velhasılıkelam Gürsel Tekin 30 bin kişiyi değil, ancak 31 kişiyi toplayabilmiş. O da polis zoruyla…