AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Tesisi’ne CHP’li belediyelerin engel çıkarttığını söyledi. Albayrak, CHP’nin iki yüzlü ve engelci bir zihniyeti olduğunu da söyledi.
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Tesisi’ne CHP’li belediyelerin engel çıkarttığını söyledi. Albayrak, CHP’nin iki yüzlü ve engelci bir zihniyeti olduğunu da söyledi.
Şimdi “İki yüzlü, engelci zihniyet” gibi sert ve kışkırtıcı söylemlerden hoşlanmadığımı belirteyim. Maalesef politikacılar bazen böyle açıklamalar yapıyor. Daha yapıcı bir dil kullanmakta fayda var.
Nadir Toprak Elementleri ülkemiz için büyük bir nimet. Bunu çıkartmalı ve bu hammaddeyi satmalı, dahası mamul madde hâline getirerek katma değer yaratmalıyız. Ancak söz konusu madenleri topraktan ayrıştırmak bile kolay bir iş değil. Ya Amerikalılarla veya Çinlilerle anlaşacağız, “Gel ağbi, sen çıkart bu madeni, hepimiz para kazanalım” diyeceğiz. Yada kendimiz bu madenleri çıkartacağız. Fakat bu ikinci yol için biraz sabırlı olmamız gerekecek.
Hükümetten yapılan açıklamalar ikinci yolun tercih edildiğini gösteriyor. Kendilerini tebrik ederiz.
CHP’nin, “Bu madenler acaba Amerika’ya peşkeş mi çekilecek” tarzındaki endişelerine katılıyorum. Çünkü AK Partililer kusura bakmasınlar ama, dün ak dediklerine bugün kara dediklerine ilişkin sağlam bir sabıkaları var. Yine de mademki hükümet, “Bu madenleri milli olarak değerlendireceğiz” diyor, o açıklamayı da esas olarak almalıyız. Bu arada CHP’nin “Çevreye uygun bir madencilik yapılmalı” sözlerine kimse karşı çıkamaz. Tabii ki çevreye duyarlı madencilik yapmalıyız.
AK Partililere gelince. Doğru bir yolda ilerliyorlar. Haklı oldukları konuda tahrik edici açıklamalar yapmalarına gerek yok. Biraz daha yapıcı bir dil kullanmaları gerekir. Çünkü millet olarak kavga dilinden bıktık usandık artık.
Resmi dil değil, Devletin Dili…
AK Parti – MHP ve DEM Partisi ittifakının oylarıyla seçilen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz günlerde bir dizi temasta bulunmak üzere Diyarbakır’a gitti. Bu ziyaretle ilgili TBMM’nin resmi X hesabında da Kürtçe bir şiirin yer aldığı paylaşımda bulunuldu. Haliyle bu paylaşım tartışmaları da beraberinde getirdi.
Paylaşıma karşı çıkanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilinin Türkçe olduğunu, dolayısıyla TBMM’de Türkçe paylaşımlar yapılması gerektiğini savundu.
Burada “Devletin Resmi Dili” kavramına açıklık getirelim. Türkçe “Devletin Resmi Dili” değildir; Türkçe “Devletin Dili”dir. Anayasanın 3’üncü maddesinde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir” iye yazar. Türkçe’ye devletin resmi dili derseniz, devletin sanki resmi olmayan dilleri de varmış gibi anlaşılır. Küçük gibi gözüken ama önemli olan bu ayrıntıyı hatırlatmakta fayda görüyorum.
KKTC’de halk iadesini gösterdi
KKTC’de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman yüzde 62,82 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçildi. Bağımsız aday Ersin Tatar ise, yüzde 35,72 oy oranında kaldı. Sonuçların Türk Milleti için hayırlı olmasını diliyoruz.
Burada asıl mesele, KKTC seçimlerine hükümetin müdahale etmesiydi. Hükümet alenen Ersin Tatar’ı destekledi ki bu çok yanlış bir şeydir. Bir başka ülkenin seçimlerine karışmamak lazım. Kıbrıs Türkleri bu duruma tepki gösterdi ve belki de Ersin Tatar, bu tepkiden dolayı alabileceğinden de az oy almış oldu. Kıbrıslı kardeşlerimiz hür iradeleriyle hangi adaya destek verirse versin, biz Anadolu’daki kardeşleri onlara saygı duyacaktır.