AK Partili eski milletvekili ve Sayın Erdoğan’ın şoförü olan Ahmet Hamdi Çamlı’nın milli değerlerimize ettiği hakaretlerin etkileri sürüyor. Milletvekili Çamlı twitter’da yelizadaley adında sahte bir hesap açtığı için “Yeliz” olarak da tanınıyor
AK Partili eski milletvekili ve Sayın Erdoğan’ın şoförü olan Ahmet Hamdi Çamlı’nın milli değerlerimize ettiği hakaretlerin etkileri sürüyor. Milletvekili Çamlı twitter’da yelizadaley adında sahte bir hesap açtığı için “Yeliz” olarak da tanınıyor. İşte o AK Partili Çamlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu “Kanlı darbe” olarak nitelendirdi ve canımızdan çok sevdiğimiz devletimize, “Çamuriyet” tabirleriyle saldırdı.
Ben tek bir Cumhuriyet Savcısının Ahmet Hamdi Çamlı hakkında soruşturma açtığını görmedim. Hâlbuki ki 13 yaşında sivilceli bir ergen Cumhurbaşkanına hakaret etse, özel harekatçıları devreye sokarak ve helikopterden halatlar sarkıtarak operasyonlar yapıldığını çok gördük.
Son olarak CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, bu haddini bilmez kişiye karşı suç duyurusunda bulundu. Talat Yalaz, Eskişehir Adliyesi’nde yaptığı açıklamada, Çamlı’nın 1923’te kurulan Cumhuriyet için kullandığı “kanlı darbe” ifadesinin kabul edilemez olduğunu belirtti ve “Cumhuriyet’in ilanı şanlı bir tarihtir. Bu ifadeler, cumhuriyet karşıtı zihniyetin dışa vurumudur” dedi.
Talat Yalaz’ı sonuna kadar destekliyoruz. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen zihniyeti ise reddediyoruz.
Sivrihisar Belediyesi göz dolduruyor (FOTO: Hâbil Dökmeci)
Sivrihisar Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yıl 9’uncusu düzenleniyor. Sivrihisar Belediye Başkanı Hâbil Dökmeci ve arkadaşlarını tebrik ederiz.
Şimdi bazı kişiler çıkmış, Sivrihisar Belediyesi’ni festival düzenleyerek israf ettiği gerekçesiyle suçluyor. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen festivalin ilk yedisi AK Partili Hamid Yüzügüllü düzenlemişti. Biz o dönemlerde de AK Partili Yüzügüllü’yü tebrik etmiştik. Şimdi vaktiyle AK Partili Belediyeyi, “Güzel bir festival düzenliyor; Eskişehir ve Sivrihisar’a değer katıyor” diye övenler, CHP’li belediyeye karşı çıkıyor.
Halbuki Sayın Hâbil Dökmeci, bu festivali eskisinden bile daha güzel düzenlediği için tebrik edilmeli.
Bahçeli’den AK Parti’ye soğuk duş
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli önemli bir çıkış yaptı ve CHP’nin bir teklifi olan, “Ekrem İmamoğlu davasını TRT’den canlı yayınlayalım” önerisini destekledi.
Bu çıkışın AK Parti cephesinde soğuk bir duş etkisi yaptığını hepimiz gördük. Her ne kadar AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, “Hayırlısı olsun” mealinde bir açıklama yapsa da, partinin ileri gelenleri bu öneriden hoşlanmadılar. Hatta Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, mahkemelerde fotoğraf bile çekilemeyeceğini açıkladı ve topu TBMM’ye attı.
Peki AK Partililer neden İmamoğlu davasının TRT’de canlı yayınlanmasını istemiyor?
Davanın içi boş da ondan. Ortada bir takım tanıkların, o da gizli olan ve adı bile bilinmeyen tanıkların, “Ben İmamoğlu’nun elinde bir çanta görmüştüm, o çantanın içinde para olduğunu tahmin ettim” gibi açıklamalarının ötesinde bir şey yok.
İmamoğlu Silivri zindanlarına tıkıldığından bu yana 110 gün geçti ve ortada savcılığın hazırladığı bir iddianame bile bulunmuyor.
Açık konuşmak gerekirse, bir vatandaş olarak Devlet Bahçeli’yi bu konuda destekliyorum. Çünkü oy verme ihtimalinin bulunduğu bir cumhurbaşkanı adayının, nasıl bir insan olduğunu görmek ve öğrenmek istiyorum.
Bazı AK Partililer saçmalıyor
Türkiye genelinde belediyeler, “Katı Atık Bedeli” toplamaya başladı. Belediyeler kafalarına göre iş yapmıyor. Bu uygulama, hükümetimizin kesin talimatı üzerine yapılıyor. Buna karşılık Eskişehir’deki bazı AK Partililer, sanki katı atık bedelini CHP’li belediyeler keyfen alıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışıyor.
“Bazı AK Partililer” diyorum, çünkü katı atık bedelinin alınması konusunda zaten AK Partili Belediye Meclis üyeleri oy vermişti. Yani katı atık bedeli üzerinden CHP’ye yüklenen bazı amatör AK Partili politikacılar, aslında kendi meclis üyelerini de toprağa gömüyorlar.
Türkiye genelinde 1.401 tane belediye bulunuyor. Bu belediyelerin tamamı katı atık bedeli almak zorunda. Üstelik belediyeler hükümetin belirlediği ücretten bir kuruş fazla alamaz. Aynı şekilde bir kuruş eksik de alamaz. CHP’li, AK Partili, DEM Partili, MHP’yi, YRP’li veya İYİ Partili belediyelerin tamamı kanunlara uymak zorunda. Belediyelerin katı atık bedeli almamasını istiyorsanız, bu eleştiriyi hükümete yapacaksınız. Kaldı ki ben hükümetin de doğru bir karar aldığını düşünüyorum. Elbette çevremizi koruyacağız ve atıklarımızın bedelini ödeyeceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızı bu konuda destekliyoruz.
Elbette AK Partililerin Eskişehir’deki vazifesi, CHP’li belediyeleri eleştirmektir. Ancak – bir zahmet – belediyeleri yapmadıkları veya eksik yaptıkları konular hakkında eleştirsinler. Hükümetin öncülük ettiği bir konuda CHP’li belediyeleri eleştirmek, kendilerini komik duruma düşürmektir.
Utku Çakırözer’i tebrik ederiz
Mihalıççık’ın kiraz bahçelerinde incelemelerde bulunan TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu Başkanı Âdem Korkmaz, afet nedeniyle hasat yapılamadığını tespit ettiklerini açıkladı. AK Parti’nin Burdur Milletvekili olan Korkmaz’a teşekkür ederiz. Gerçekten de zirai don ülkemizi olumsuz etkiledi.
Zirai dondan dolayı hiçbir politikacı veya parti suçlu değil. Ama zirai don sonrasında çiftçimize yardım etmeselerdi, suçlu olurlardı. Belli ki TBMM durumun vahametine vakıf olmuş ve gerekli önlemlerin atılması için harekete geçmiş.
Bu arada bir teşekkürü de CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’den esirgemeyelim. Sayın Çakırözer Eskişehirli çiftçilerin yanında durdu ve TBMM’de çok iyi çalıştı.
Şimdi artık devletin çiftçimize yardım etme zamanı geldi. Devletimizin üreticinin yaralarına derman olacağına inanıyoruz.
Tarihte bu hafta:
Müslüman isen dikkat et! (Serebrenista)
11 Temmuz 1995’te başlayıp 22 Temmuz’da sona eren Serebrenizta Katliamının üzerinden 30 yıl geçti.
Bosna Savaşı sırasında Sırp güçleri, Srebrenitsa'da 8.000'den fazla Boşnak sivili sistematik şekilde katletmişti.
İşin ilginç yanı, hapisteki bir PKK’lı militanın tırnağı kırılsa ortalığı ayağa kaldıran Avrupalılar, bu soykırıma karşı seslerini bile çıkartmadılar. Birkaç cılız itiraz ve kınama mesajının dışında hiçbir şey yapmadılar.
Daha da kötüsünü söyleyeyim; İslam ülkeleri de bu soykırım hakkında kıllarını kıpırdatmadı. Hatta bu konuda Hristiyan Avrupalılar kadar bile tepki göstermediler.
O yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Tansu Çiller’in, İslam ülkelerini kapı kapı dolaşıp, tepki göstermeye davet ettiğini hatırlıyorum. Hatta Ana muhalefet lideri olan Bülent Ecevit de Arap ülkelerine petrol üretimlerini yüzde 1 gibi sembolik bir miktarda kısmalarını önermişti. Ama Arap dostlarımız bize dinlemeye bile tenezzül etmemişlerdi.
Netice itibarıyla Serebrenista’da 8 bin masum sivil, sırf Müslüman ve Boşnak oldukları için öldürüldü. Hristiyan ülkeler göstermelik kınama mesajları yayınladı. Müslüman ülkeler ise – Biz Türler hâriç – onu bile yapmadı.
Özetlemek gerekirse eğer ki Müslümansanız dikkatli olmanız gerekir. Bakın Filistin’de yaşananlar ortada. “Asrın lideri, İslam’ın komutanı” dediğiniz kişiler bile İsrail’le ticaret yapmaya devam etmiyor mu?
Silah bırakmışlar
Vatan haini ve bölücü terör örgütünün, göstermelik silah bırakma tiyatrosunu, basınımız canlı olarak yayınladı. Öncelikle şunu belirtelim; PKK denilen terör örgütü, Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizin bir takım sorunlarını çözmek için kurulmuş, ama sonradan yoldan çıkmış bir örgüt değildir.
PKK terör örgütü, kurulduğu andan itibaren Amerikan ve İsrail istihbaratı tarafından Türk Devletini yıkmak amacıyla kurulmuş bir örgüttür. PKK silah bırakmaz, ancak tiyatro yapar. Ki aynı PKK terör örgütünün Suriye’deki kolu olan PYD’nin Amerika ve İsrail tarafından silahlara boğulduğunu biliyoruz. Yani terör örgütü silah bırakmıyor, bilakis silahlanıyor.