CHP delege seçimlerinde sorunlar

CHP’deki mahalle delege seçimleri, genel olarak sorunsuz geçiyor. Elbette bu durum, hiçbir sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Bu yazımızda biraz da bu sorunlara değineceğiz. 

23 Ağustos 2025 07:41
A
a
CHP’deki mahalle delege seçimleri, genel olarak sorunsuz geçiyor. Elbette bu durum, hiçbir sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Bu yazımızda biraz da bu sorunlara değineceğiz. 
Öncelikle mahallelerdeki delege seçimlerinin, farklı mahallelerde ve farklı tarihlerde yapılması bir sorun. Hangi mahalledeki delege seçimlerinin hangi tarihte yapılacağını mevcut ilçe yönetimleri belirliyor. Bu tarihleme neye göre yapılıyor?
Mesela ben ilçe başkanı olsam, kazanacağım mahallelerin seçimlerini öne alabilirim. Böylece açılan ilk sandıklarda ezici üstünlük sağlarım ve karşı tarafın moralini bozabilirim. Ayrıca kazanamayacağımı düşündüğüm mahallelerin seçimlerini ileri bir tarihe erteleyip, burada üyeleri ikna etmek için yeterli zamanı kendime tanıyabilirim. Yani muhalefeti istediğim mahallelerde baskın seçime götürüp, istediğim mahallelerde kendi kendime propaganda süresi tanıyabilirim. Bu durum âdil bir durum değil.
Bunların olmaması için bütün mahallelerde ve aynı zamanda delege seçimlerinin yapılması lazım. Sakın CHP’liler, “Çok üyemiz var. Bu sebepten dolayı bütün mahallelerde aynı anda seçim yapamayız. Böyle bir seçimi organize edemeyiz” demesinler. Çünkü aynı CHP’liler 19 Mart darbesi sırasında, CHP’li olmayan vatandaşlara bile aynı anda oy kullandırma başarısı gösterdiler. Sadece Eskişehir’de 117 bin oy kullanılan bir seçimi organize etmeyi başardılar. Demek ki CHP, bu tip organizasyonları rahatlıkla başarabilecek bir örgüte sahipmiş. Dolayısıyla mahalle seçimlerinin farklı tarihlerde yapılması keyfi bir uygulamadır. Âdil ve demokratik değildir.

CHP’de parti içi muhalefet saçmalıyor

Gelelim parti içi muhalefete. Hemen belirteyim; seçimler gösterdi ki muhalifler başarısız oluyor. Ayrıca muhaliflerin, yönelttiği eleştiriler de çok saçma. Mesela pek çok muhalif isim, “Belediye başkanları seçimlere karışmasın. Belediye başkanlıklarından gelen gücü, seçimlerde baskı unsuru olarak kullanmasın” diyor.
Efendiler; siz değil misiniz ki yıllardır belediye başkanlarıyla birlikte çalışıp, delege seçimlerine katılan? Üstelik sizin belediye başkanlarının yanında olduğunuz dönemde, belediye personeli de oy kullanmıyor muydu? Oysa ki şimdi kullanamıyor. Yani sizin seçimleri kazandığınız dönemde, muhalefete çok daha ağır baskı yapılabiliyordu. Vaktiyle parti iç muhalefete yaptığınız baskıların, şu anda yarısına bile muhatap olmuyorsunuz. Dolayısıyla sakın sesinizi çıkartmayın ve lütfen “demokrat” taklidi yapmaya kalkmayın!
Şimdi mi aklınız başınıza geldi?

Sosyal medyayı kullanan, seçimi kaybedendir

CHP seçimleri sırasında büyük kavgalar olmadı. Ancak sosyal medya üzerinden çirkin atışmalar da yaşandı. Parti politikalarını hiç bilmeden yorum yapanlardan değilim. Benim de bu konuda naçizane tecrübelerim oldu. Şunu tecrübelerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim; sosyal medyadan rakiplerine sallayanlar, seçimleri kaybedenlerdir. 
Parti içi siyaset, telefon görüşmeleriyle, kahvehane buluşmalarıyla veya yüz yüze toplantılarla yapılır. Yaptığınız paylaşımlarla 600 delegeden birini bile ikna edemezsiniz; tecrübeyle sabittir.
Bir 35’lik devirip de sosyal medyadan karşı tarafa sallamaya başlarsanız, alacağınız desteği de kaybedersiniz. Üstelik partinize de zarar verirsiniz.

Ekmek ve su zammı

Ticaret Bakanlığı, fırıncıların ekmek zammı talebini onayladı. Buna göre 1 Eylül’den itibaren 200 gram ekmek 15 liraya satılacak. Ayrıca Eylül ayı sonu itibarıyla simit fiyatlarına da zam gelecek.
Bu arada Eskişehir’de de geçtiğimiz günlerde Kalabak suyu fiyatlarına zam gelmiş, 35 lira olan 12 litrelik Kalabak suyu, 40 liradan satılmaya başlanmıştı. 
Ekmeğe gelen 2 buçuk liralık ve suya gelen 5 liralık zam küçük gibi gözükebilir. Ama kazın ayağı öyle değil. Özellikle ekmek, vatandaşımızın temel gıdası hâline geldi. Maalesef çocuklarımız et yiyemedikleri için, kısa boylu ve kavruk yetişiyor. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, bırakın et yemeyi, vatandaş için ekmek ve su ile beslenmek bile bir dert oluyor.

Basında ahlak çöküşü

Gazetecilerden oluşan bir çete var; Nedimler, Küçükler, Rasimler ve Fuatlar... Bunlar hapse düşen işadamlarına çöküyor, onları ya aklıyor yada yerin dibine sokuyor. Böylece büyük paralar kazanıyorlar. 
Tabii işin içinde savcılara ve hakimlere kadar uzanan bir yargı ayağı da var. Alın size adalet, alın size kalkınma; tepe tepe kullanırsınız.
Nerede bir zamanların Çetin Emeçleri, Uğur Mumcuları ve Abdi İpekçileri? Nerede ülkesini ve milletini düşünen hakiki gazeteciler?
Türk Basını hiç bu kadar ahlaksız olmamıştı.

Arkadaşlıkları bu kadar 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olan Fahrettin Altun, geçtiğimiz günlerde görevinden alındı ve yerine Burhanettin Duran atandı.
Fahrettin Altun bir zamanlar Türkiye’nin en korkulan isimlerinden biriydi. Neredeyse tüm basın emrine amadeydi. Ülkedeki bakanlar bile Fahrettin Altun’u gördüler mi – sustalı çakı gibi – ayağa fırlar, ceketlerinin düğmelerini iliklerdi.
Ama şimdi işler değişti ve Fahrettin Altun, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun başına atandı. Bir zamanların Joseph Goebbels gibi kudretli Fahrettin Altun’unun yerinde yeller esiyor. Şimdi Fahrettin Bey, Türkiye’de ne kadar insan hakları varsa ve ne kadar eşitlik varsa o kadar güçlü. 
Son olarak Sayın Altun’un Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu için 12 adet minibüs almak istediğini duyduk. Basında yer alan haberler doğruysa, Sayın Altun alt tarafı 12 adet minibüs için bütün bakanlıkları kapı kapı dolaşmış. Ama tek bir bakanlık bile taleplerine yanıt vermemiş.
İşte bunların arkadaşlığı bu kadar. Yarın öbür gün iktidarı kaybetsinler, ilk olarak birbirlerini satarlar.  Allah kimseyi düşürmesin.


Tarihte Bugün

Hitler “REİS” oldu

Bundan tam 91 yıl önce 19 Ağustos 1934’te Almanya Başbakanı olan Adolf Hitler, Devlet Başkanlığı referandumunda %89,9 oranında 'evet' oyu alarak tüm siyasi güçleri elinde topladı.
1934 Almanya referandumu, serbest ve adil olmayan koşullarda, Hitler’in devlet ve hükümet başkanlığı yetkilerini birleştirerek Führer diktatörlüğünü pekiştirdiği kritik bir seçimdi. Bu arada filmlerden de bildiğimiz Führer kelimesinin anlamını hatırlatalım. Almanca Führer kelimesinin tam anlamı, “Reis” demektir. 
Tanıdık geldi mi?
Ekonomik krizden etkilenen Almanlar, “Güçlü bir Reis” arayışına girdiler ve bu durum Adolf Hitler’in önünü açtı. Daha sonra ise Almanya, yerle yeksan oldu. “Reis’e destek veren Almanlar, 2’inci Dünya Savaşı’nda tam 5 buçuk milyon asker kaybetti. Savaşta esir olan 11 milyon Alman askerinin 1 milyonu, esir kamplarında acılar içinde öldü. Ayrıca bombalanan Alman şehirlerinde yarım milyon sivil hayatını kaybetti. Savaş boyunca süren salgın hastalıklar ve kıtlıklardan dolayı 1 milyon Alman acılar içinde öldü.
Savaşta zengin olan Alman işadamları köşeyi döndükleriyle kaldı. Kimisi yurt dışına kaçtı, kimisi de yeni kurulan Almanya’da hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam etti. Yani olan, Reis’i destekleyen Alman halkına oldu. 
Ders çıkartmak lazım. 

2’inci açılım süreci bitebilir

2’inci açılım süreci, belli ki tehlikeye girdi. Daha önce İmralı – Kandil ile yakınlaşan AK Parti iktidarı, halktan aldığı oyların azalması nedeniyle 180 derece kıvırmış, zaten öteden beri milliyetçi olduklarını söyleyerek, muhalefeti PKK ile işbirliği yapmakla suçlamıştı. Şaka gibi ama, seçmenlerini de buna inandırmıştı.
Şimdi yeni bir açılım – saçılım sürecin içindeyiz. Üstelik yapılan araştırmalar, iktidarın oylarının DEM partisinin Cumhur İttifakına katılmasına karşın azaldığını gösteriyor.
Nitekim geçenlerde MHP’nin resmi X hesabında, PKK’dan terör örgütü olarak bahsedildi. Halbuki uzun süredir bebek katiline, “Kurucu önder”, Bölücü Terör örgütüne ise, “Örgüt” diyorlardı.
Belli ki yine 180 derece kıvırmaları an meselesidir. Muhtemelen yakında yine “Milliyetçi” taklidi yapar, “Zaten biz teröristlerle pazarlık yapmamıştık ki! Bütün suç muhalefettedir” diyerek işin içinden sıyrılacaklardır. Şaka gibi ama, belli bir seçmen kitlesini de buna inandıracaklardır.

Günün Sözü:

Tek adam bağlanan güven, tek düğüme asılmış ağır bir yük gibidir; düğüm çözülürse hepsi düşer.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi