AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, uzun yıllardır Eskişehir’i yöneten CHP’li belediyelerin, deprem konusunda bir şey yapamadığını öne sürdü. Albayrak, “CHP’li Belediye yöneticileri ve ekürileri daha ne kadar sorumluluktan kaçacak?” ifadelerinde bulundu.
Balıkesir’de meydana gelen 6,1 şiddetindeki deprem, Eskişehir’de de hissedildi ve bizlere deprem gerçeğini bir kere daha hatırlattı. Her zaman olduğu gibi konu siyasi polemiklere de yol açtı. Son olarak AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, uzun yıllardır Eskişehir’i yöneten CHP’li belediyelerin, deprem konusunda bir şey yapamadığını öne sürdü. Albayrak, “CHP’li Belediye yöneticileri ve ekürileri daha ne kadar sorumluluktan kaçacak?” ifadelerinde bulundu.
Şimdi; eğer ki deprem kayıplarından dolayı belediyeler suçluysa, tam 55 bin vatandaşımızı diri diri toprağın altına gömdüğümüz Kahramanmaraş depremine bir bakmamız gerekiyor. Kahramanmaraş’ta 2002 – 2014 yılları arasında belediye başkanlığı yapan Mustafa Poyraz AK Partili değil miydi? Daha sonra 2014 – 2019 yılları arasında Büyükşehir Belediye Başkanı olan Mehmet Erkoç AK Partili değil miydi? Yine 2019- 2024 tarihlerinde Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hayrettin Güngör AK Partili değil miydi? Aynı örnekleri Adıyaman, Malatya ve diğer illerimizde de gösterebiliriz.
Şimdi Sayın Albayrak’ın mantığıyla “AKePe zihniyeti deprem konusunda hiçbir şey yapmadı” diyebilir miyiz? İşin doğrusu bölgedeki belediye başkanlarının çoğunluğu zaten AK Partili ve aziz müttefikleri olan DEM partiliydi.
Mesele hangi partinin belediyeyi yönettiği değil, nasıl yönettiğidir.
Sayın Gürhan Albayrak’ın belediyelere görevini hatırlatması doğrudur. CHP’li veya her neyse; belediyelerin üzerine düşenleri yapması gerekiyor. Eğer deprem olur ve göçük altında binlerce vatandaşımızı kaybedersek, bunun veballerinden biri bölgenin belediye yönetimleridir. Ama paraya sıkıştıkça imar affı çıkartan, depremzedelere parayla çadır satan ve aradan 2 sene geçmesine karşın, vatandaşlarımızı konteynırlardan kurtaramayan hükümetin sorumluluklarını da hatırlatmak gerekir.
Barajlar alarm veriyor
İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlediği bir basın toplantısıyla susuzluk sorununa değindi. Gürol Yer, Türkiye Kuraklık Haritası’nda Eskişehir’in “Olağanüstü Kurak Bölge” olarak nitelendirildiğini hatırlattı.
Susuzluk sorununa kim değinirse değinsin, bunu köşe yazılarımızda paylaşmaya devam edeceğim. Çünkü önümüzde akıllara durgunluk verecek kadar büyük bir felaket var.
Susuzluk öyle bir kriz yaratır ki, pandemi dönemindeki krizi bile mumla ararız. Konuyu gündeme getiren İYİ Parti Odunpazarı teşkilatını tebrik ederim.
Göçerler doğru açıklama yapmış
Eskişehirspor Teknik Direktörü Göçerler'den önemli açıklama geldi. Göçerler, "Amacımız oyuncularımızın kondisyonunu artırmak ve eksiklerimizi görmekti. Bizim skorla hiçbir zaman işimiz yok" dedi.
Elbette “Skorla işimiz yok” derken, hazırlık maçlarını kast ettiğini varsayıyoruz. Yoksa lig başladığı zaman skor önemli olacak. Ancak daha şimdiden ve hazırlık maçları yapılırken skora çok önem vermemek lazım. Teknik Direktör Göçerler elindeki futbolcuları deniyor ve bunu yaparken de hazırlık maçlarından faydalanıyor. Netice itibarıyla Eskişehirspor’un zaten bir üst ligde bulunan rakibi Ankara Demirspor’la yaptığı maçın sonucuna kilitlenmemek lazım.
Büyükşehir Komando istihdam etsin
Eskişehir'de havaların ısınmasının ardından fareler Porsuk Çayı'nı tekrardan mesken edindi. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tekrardan ortaya çıkan fareler, vatandaşların kuşları beslemek amacıyla suya attığı yiyeceklerle besleniyor. Çevre sakinleri, fare popülasyonunun artmaması için yetkili kurumların önlem almasını bekliyor.
Tabii “yetkili” derken bu konudaki tek yetkili belediyeler. Öte yandan 3 haftada hamilelik süreci biten fareleri yok etmek hiç kolay değil. Aslında bu konuda biz Türkler şanslıyız, çünkü sokak kedilerimiz var. Dolayısıyla New York gibi Paris gibi şehirlerde yaşanan fare sorunu bizde görülmüyor. Çünkü sokaklarımızı komando kediler savunuyor.
Elbette öyle büyük fareler var ki, kedi görse, “Ağbi arz-ı hürmetler ederim” diyerek yol verir. Ancak bu iri sıçanların yavrularını da yine aynı kediler avlayarak, fare popülasyonunu dengede tutuyorlar.
Dolayısıyla “Sokak hayvanlarını öldürelim” diyenlere selam olsun. O kediler olmasaydı, kentlerimizi fareler basardı.
Günün Sözü
Bir evrensel kanun vardır. Bu adalet kanunudur. Adalet bir milletin hukukunun temel taşıdır.
—Alexis de Tocqueville