DSİ’nin belediyeye Kanlıpınar Göleti için gönderdiği ‘tahliye kararı’ ile başlayan gerginlik, önceki gün 1. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla son bulmuştu.
Kent gündeminde de tartışılan konuyu değerlendiren Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, önemli açıklamalarda bulundu, “DSİ orada bu tür bir alanı işletemez” dedi.
Başkan Kurt: Şehr-i Derya herkesin çok iyi bildiği gibi Kanlıpınar Göleti’nin bulunduğu alan. Ancak burası Devlet Su İşleri tarafından gölet yapılmış ve 2012 yılında Odunpazarı Belediyesi’ne tahsis edilmiş 5 yıllığına. Burada Odunpazarı Belediyesi, benden önceki dönemde de başlayan bir çalışmayla çok büyük yatırımlar yapmış. Sadece baraj göleti olan bölüm vardı. Piknik alanı olan bölge daha sonra tarafımızca yapıldı. Odunpazarı oraya çok büyük yatırımlar yapmış, büyük paralar harcamış, emek harcamış ve halkımızın kullanımına tahsis etmiştir. Eskişehir’de parasız piknik yapılabilen ve tüm ihtiyaçları karşılanan bir alan. Çok da güzel bir yer. İlgi de görüyor. Haftaiçi bile neredeyse 500-600 kişinin gelip gittiği bir yer oldu. 5 yıldan bu yana özellikle Cumartesi ve Pazar günleri Eskişehirlilerin ihtiyacını gideriyor.
Eskişehirliler alıştı
Yılbaşında bize DSİ ‘bu alanla ilgili tasarrufta bulunmak istediklerini, tahsisi kaldıracaklarını’ söyleyen bir yazı yazdı. Biz de DSİ’ye dedik ki “Tahsisi devam ettirin, Eskişehirliler buraya alıştı. Biz buraya hizmet vermeyi sürdürelim” diye bir yazı yazdık. Daha sonra bakanlık kanalıyla bu alanın bizim talebimiz doğrultusunda iyileştirilip iyileştirilmediğini, amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını incelemek üzere bir bilirkişi heyeti geldi. Bu heyet Odunpazarı Belediyesi’nin beklenenin üzerinde bir çalışma yaptığını, pek çok tesis kurduğunu ve insanların bunları parasız kurduğunu tespit ederek “Belediyenin bu işi devam ettirmesinde yarar vardır” diye bir rapor yazdı. Bu rapor da bize gelince biz ‘bakanlık tahsisi bize yapar’ diye bekliyorduk. Ama 4 Mayıs günü bize bir yazı yazılmış, 5 Mayıs günü tebliğ edilmiş ve 8 Mayıs günü saat 15.00’da boşaltarak teslim etmemiz ihtar edildi. Bunun üzerine biz İdare Mahkemesi’ne müracaat ettik. Bu işin doğru olmadığını söyleyerek yürütmeyi durdurma talebinde bulunduk. Mahkeme yürütmeyi durdurmayı 8 Mayıs gününe yetiştirdi. Teşekkür ediyorum. Şu anda işlem durmuş vaziyette. Bu, bunun tekrar Odunpazarı’na verilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Biz uğraşmaya devam edeceğiz.
Daha önce de görüşmüştük
Orman ve Su İşleri Bakanı’yla görüşmeye çalışıyoruz. Daha önce de görüşmüştük birkaç kere. Beni Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne yönlendirmişti ve şunu söylemişti ‘Hemşehrim ne istiyorsa yapın. Sorun çıkarmayın’ demişti. Ama arada ne oldu onu anlayabilmiş değiliz. Devlet Su İşleri’nin burayı piknik alanı olarak kullanmak gibi bir işi, bir görevi yok. DSİ orada bu tür bir alanı işletemez. Çünkü Odunpazarı Belediyesi orada şuanda 25 kişi çalıştırıyor. Gölette 2 tane teknemiz var. Bu teknelerde kaptanlar var. Teknenin birini de geçen hafta suya indirdik. Yeni bir tekne aldık bayağı bir para ödeyerek. İnsanın ‘gazete okuyunca, duyunca mı alevleniyor ortalık yoksa referandum sonuçlarına göre mi hareket ediliyor’ diye düşünesi geliyor. Umarım bir yanlışlık vardır. Düzeltilir.
Siyasi mekanizma var
İşin içinde kesinlikle bir siyasi mekanizma olduğunu düşünüyorum. Biz iyi işler ortaya çıkardıkça birileri oturup ‘nasıl engel oluruz’ diye hesap yapıyor diye düşünüyorum. Eskişehir’deki Şehr-i Derya Parkı Ankara’daki hiçbir müdürü ilgilendirmez. “Odunpazarı Belediyesi’nin elinden alalım da burayı kapatalım, kilit vuralım” demezler. Mutlaka buradan bazı tahrikler, baskılar vardır diye düşünüyorum. Orman Müdürlüğü’yle Odunpazarı Belediyesi olarak önemlim işler yapıyoruz. Orman Müdürlüğü’nün 3 tane piknik alanını özel sektöre kiraya vermek istediğini duyduğumuz zaman biz Odunpazarı A.Ş. ile ‘bu mutlaka kamunun elinde kalmalı’ diye ihaleye girdik. Önce aldığımız ihaleyi vermediler. İkinci kez yapıldığı zaman ihaleyi aldık. Bunun birisi mezarlığın karşısındaki Kocakır Alanı, birisi Seyitgazi yolundaki Kent Ormanı, biri de Üniversite Evleri’nin arkasındaki alan. Bunlar şuanda Odunpazarı Belediyesi’nin denetiminde ve bu alanlar için kira ödüyoruz. Dolayısıyla ormanın böyle bir işlevi yok. Orman Fidanlığı da yıllarca piknik alanı olarak kullanıldı. Orman Müdürlüğü buna halka hizmet olarak bakmadığı için bunu külfet olarak görüyor. Bunu da özel sektöre kiralamak amacıyla ihaleye çıktı. Biz ihalede onu da aldık ve son dakikada bizimle ihale imzalamadılar. Bu üçüncü sezonu, bu alan artık mezbelelik haline geldi. Hiç kimse piknik yapamıyor. Her türlü kötü, olumsuz işin döndüğü bir mekan haline geldi. Kimse de ilgilenmiyor. Bir kır arazisine döndü. Şehr-i Derya Parkı’nın da aynı akıbete uğrayacağından korkuyorum. Buranın kamuda kalması konusunda taleplerimizi yineliyoruz. Biz oradan para kazanmıyoruz ama biz oraya bir hizmet gözüyle bakıyoruz. DSİ yetkililerinin bunu doğru değerlendireceğini umuyorum.
Paralarını Hazine alıyor
Regülatör alanı ve Botanik Bahçesi de Devlet Su İşleri’nden bize tahsisli ama tüm masrafları bize ait olmak üzere ikisinde de bize ait birer kafeterya var. O kafeteryaların paralarını biz alamıyoruz şimdi, Hazine alıyor. İşletmesini biz korumuş ve bakımını yapmış durumdayız. Ama önemli olan vatandaşın piknik yapabileceği alan olması. Eskişehirliler kaygılanmasın biz Odunpazarı Belediyesi olarak aklımızı ve paramızı doğru kullanan bir belediyeyiz. Bazı yerleri bizim elimizden almış olabilirler hiç sorun değil. Külliye’de bir mücadele ile yaptık bu kavgayı. Yürütmeyi durdurma kararına idare uymadı orada. Haksızlık, hukuksuzluk vardı. O nedenle direniş gerçekleşti. DSİ yetkilileri yürütmeyi durdurma kararına uydu. Teşekkür ediyoruz. Herkesin yapması geren işi yaptı. Biz bu arada hukuki yollarla çözebilirsek çözeriz. Çözemezsek ne yapalım, DSİ alsın. Ama biz Eskişehirlilere piknik yapacak alanlar buluruz. Biz sosyal demokrat bir belediyeyiz. İnsanların parasız ya da az parayla piknik yapması gerektiğini düşünüyoruz. Odunpazarı’na maliyetli olur ama bunu yaparız.
Türkiye’yi İl Başkanı yönetmemeli
İktidar partisindeki temsilcilerle bu konuda bir görüşmem olmadı ama olabilir. Herkesle görüşen biriyim. Olaylara şöyle bakmak istiyorum; Devletin iki kurumu arasında bir tartışma varsa bunun çözümü iktidar partisinin temsilcilerinin iki dudağı arasında olmamalı. Bu yanlış bir tavır. Bu bir teslimiyettir. Bunu yapmak istemiyorum. Bu alanlar bizim vergilerimizle kurulmuş. Tüm insanların kullanımına tahsis edilmesi gerekirken, bunu iktidar partisinin il ya da ilçe başkanı sağlarsa DSİ’deki memurların hiçbir vasfı kalmaz. Biz bunu demokratik yollarla çözmeye çalışıyoruz. İktidar partisinin İl, İlçe Başkanları birilerine iş bulmamalı, insanlara piknik alanını ‘ver kardeşim burayı’ diye bir yaklaşım içine girmemeli. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Bu parti devletine götürür. Parti devleti değiliz biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz. Referandum çalışmamalarında da söyledik. Tek adamla, keyfi muameleyle bu işler olmaz. Biz muz cumhuriyeti değiliz. Kurumlar, kurallar vardır, standartlar vardır dünyada. Türkiye’de bu standartları yakalamalıdır. Türkiye’yi iktidar partisinin İl, İlçe Başkanı yönetmemelidir. Bakan ayrı. Bakan politikacıdır ama bir görevi vardır. Politikacı bakanla muhatap olabilir ama politikacı DSİ Müdürü’yle de muhatap olursa yanlış olur. Bizim korkumuz Türkiye’nin böyle bir noktaya gidiyor olması. Hakimler Savcılar Kurulu’nun en son oluşumunu da bu endişeyle belirtmeye çalıştık. Birçok İl, İlçe Başkanı Hakim oldu. Bu tehlikeli bir durum. O nedenle ben doğrudan, başımız sıkışınca iktidar partisi İl Başkanını aramak istemiyorum. Bürokrasi ile görüşüyoruz. Umarım çözeriz.