Meslektaşları üstadı anlattı

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Meslektaşları üstadı anlattı
A
a

Dün aramızdan ayrılan duayen gazeteci Önder Baloğlu, meslektaşları tarafından kaleme alındı.

            Anemon’da konser gibi düğün
Kimi anısını, kimi ne öğrendiğini, kimi de nasıl bir insan olduğunu köşesine taşıdı. İşte köşe yazılarına yansıyan Baloğlu…
 
Engin Bayrı: Mesleğe spor muhabirliğinden gelmiştim, Önder günlük bir köşe yazmamı önerdi. Köşenin adını da kendisi koydu. “Açık Perde” Başladık. Perde; tam 30 yıldır açık. Çala kalem devam ediyoruz.
Zehra Çam:  Gazeteciliğin hemen hemen her alanında görev yaptı. Ancak “Dokuzun Sütun” onun adıyla bütünleşerek hem kendi hem de Eskişehir’in özel bir sesi oldu. Dokuzuncu Sütun’da görüşlerini içeren yazılarının dışında, Varlık yıllıkları ve değişik kaynaklardan aldığı Türk şiirinin güzel örneklerini sundu.  Günün Balı, Cuk, Günün İncisi bölümlerinde kıssadan hisse ile insanı düşündüren güldüren sözleri bir arada sunarak bu okumalarla bize çoklu düşünme konusunda her gün zihin jimnastiği yaptırıyordu.
Hakkı Kutlu: Mesleğimde kat ettiğim yolu anlatmak durumunda kalırsam bir gün, ilk anlatacağım ‘yapı taşı’ Önder Baloğlu’dur… Sadece benim mi, Eskişehir’de, İstanbul’da, Ankara’da gazetecilik yapmış ya da yapan birçok kişi için bu durum böyledir…
Prof. Dr. Erkan Yüksel: Eskişehir'e ilk geldiğimde, tanıştığım ilk gazeteci, ilk röportaj yaptığım kişi, ilk beni işe alan patronum, ilk fotoğraf makinemi aldıran, ilk haber yazdırıp yayınlayan, ilk haber editörlüğümü sağlayan, ilk sayfa tasarımı hocam, fakültede köşe yazarlığı dersi hocam, "100 değil, 120 versem az" diyen hocam…
Can Hacıoğlu: Onu ilk kez yıllar önce, sayfa çizerken görmüştüm. Önüne mizanpaj kağıdını koyarak, gözlüklerini burnunun ucuna kadar indirir, gömlek kolları siyah olmaması içinde lastikli siyah koluklar takardı. Çuk oturtturan yazıları gibi, mizanpajda da çok başarılıydı. Pek çok çırak yetiştirdiğine tanık olduk.
Hakkı Sağlam: Tam 26 yıl önce tanışmıştık kendisiyle. Kalemiyle, dürüstlüğüyle, onurlu gazeteciliğiyle adı gibi Önder'imiz olmuştu. Ailesine en büyük mirası olarak onur ve şerefi bıraktı... Adam gibi adamdı... Ustamızdı...
Ali Baş: Bir dönemin ekolüydü... Ustamızdı... Bizim kuşaktan bir çok kişinin kendisinden diploma almışlığı var... İlk haberlerimizde, ilk yazılarımızda hep onun emekleri vardı. Şöyle geriye gidip bakıyorum da. İlk haberimi kendisine gösterdiğimden bu yana 21 yıl geride kalmış. Daha dün gibi...
Ahmet Deniz Canoruç: Bize her zaman yol gösterir, doğru veya yanlışlarımızdan ders çıkarmamızı isterdi. Eskişehirspor’a, Siyah Kırmızılı renklere aşıktı. Uzun uzun sohbet ederdik anılarını dinlerdik. Kısa sürede bize çok şey kattı Önder Baloğlu…
Şinasi Kula: İlk senin adın geçmişti sohbetlerimizde. 16 Ekim 2010 Cumartesi doğduğum kente geri döndüğüm an itibarı ile, ilk senin adını duymuştum duayen gazeteci yakıştırması ile. Zaten Cumhuriyetten aşina idin sevgili ağabeyim. Ve ne ilginçtir ki yaşam çizgimiz Anadolu Gazetesi’nde kesişti seninle hemen sonrasında. Cumhuriyet değerlerine sımsıkı bağlılığın, yüreğinde Atatürk’e karşı solmayan sevdanla iz bıraktın anında. Ve sana karşı anında saygı duyduğumda, sonsuz bir sevgiyi de besliyordu içerisinde bu saygım. Önder Baloğlu, güzel bakışlı ağabeyim…
Sadi Seda: Gazeteye bir gün muhabir olarak çalışan arkadaşlarımı ziyarete gittiğimde tanışmıştım kendisiyle… Öğleden sonra saat 16.00 sularıydı… Birinci sayfanın çizimini yapıyordu… “Hoş geldin genç” diyerek başımı okşadı… “Çok önemli bir meslek seçmişsin. Müsait bir zamanda gel de seninle biraz sohbet edelim” demişti… Müsait bir zaman buldum ve gazeteye telefon ederek ziyaretine gelmek istediğimi söyledim… “Gel bekliyorum” dedi… Kendisiyle bir saate yakın sohbet ettik… Mesleğin püf noktalarını anlattı…
Rasim Kılıç: Kendisiyle hiç çalışma fırsatım olmadı. Sadece geçtiğimiz yıl Gazeteciler Günü'nde 5-10 dakika lafladık. Bunca yıl neler kaçırdığımı o an hissetmiştim. Mesleki birikimlerinden faydalananlar ondan hep övgüyle bahsederdi. Eski çalıştığım kurumdayken, şimdi bünyemizde yer alan Anadolu Gazetesi'nde Baloğlu'nun köşesinin 5.sayfada olduğunu gördüm. Ali Baş da 5'te yazardı, 2 Eylül'deydik. "Abi sana özeniyor galiba" dedim. Çok kızmıştı, "Olur mu öyle şey, Önder abi bizim ustamızdır" dedi. Ustalığını herkese kabul ettirdi ve gitti. Arkasında pek çok gazeteci bıraktı. Yeni kuşaklara pek çok eskinin öcü gibi baktığı bir kentte, o yetiştirdiği gazetecilerle anılacak.
Ayhan Aydıner: Önder Abi benim kuşağımdaki basın emekçileri için bir okuldu. Mütevaziydi, ses tonu hiçbir zaman yükselmezdi. Hep öğreticiydi. Adı gibi hep ‘Önder’ bir kişilikti.  Bir Eskişehir sevdalısıydı. Mesleğini ilkeli yaptığı için kentte çok sevildi. Her görüşten insanların saygı duyduğu  bir isim oldu. 
Aytaç Ersoy: Hani bir meslekte deneyimle harmanlanmış, işin ehilleri, yol göstericileri vardır. İşte öyle bir insandı Önder abi... Beyefendi kişiliğiyle ‘Gazetecilik’ mesleğinin parmakla gösterilen örnek insanlarındandı. Görüşler’ adlı kitabı yazarak fikir işçiliğinin en önemli eserlerinden birini bırakmıştı bizlere. Yarım asırlık duayen gazeteci ‘Önder Baloğlu’ bu şehrin önemli bir değeriydi ve de öyle kalacak.
Bülent Özyazıcı: Eskişehir basını usta bir kalemini, değerli bir insanı kaybetti, hepimizin başı sağolsun. Önder ağbiyi ilk 1968 yılında tanıdım.  Elbet çok şeyler yazılır, onu anlatmaya köşelerin yeteceğini hiç sanmıyorum. Usta kalemdi, vereceği mesajları kimi zaman fıkralarla, kimi zaman yaşanmışlıklarla o kadar güzel verirdi ki. Eskişehir basını değerli bir yazarını ve ağbisini kaybetti.
Murat Taşkın: Eskişehir’de çoğu gazetecinin üstadıdır ama kendisini "üstat" olarak görmez. Güne, O’nun yazılarını okumadan başlamayan insanlar yaşar bu şehirde. Yaşamı mütevazı, kalemi etkili, bilgi ve donanımı üst seviyededir. Eskişehir’in son 50-60 yılını, olayları ve anılarıyla, daha dünmüş gibi zihninde barındırır. Bana göre Eskişehir, son 50 yılın en önemli kalemini yitirdi.
Sedat Aydoğan: Önder Ağbi’nin aramızdan ayrılışının yaşattığı üzüntüyü tarif etmek imkânsız. O yüzden çok fazla uzatamıyorum… Önder Baloğlu asla unutulmayacak ve Eskişehir basını için yaptıkları ve anıları her daim hatırlanacak.
Mehmet Göktekin: Aslında gazeteciler kendilerine ait olmayan bir hayatı yaşarken kendi hayatlarını çoktan öldürmüşlerdir. İşte onlardan biri Önder ağabeyi yani Önder Baloğlu’nu bugün son yolculuğuna uğurlayacağız.
Özdemir Uçak: Önder Abi naif, sakin tavırlı bir meslek büyüğümüzdü. Dün kalbine yenik düştü. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet, ailesi ve sevenlerinin başı sağolsun.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi