YAZIYORUM
ESKİŞEHİR’İN UNUTULAN DEĞERLERİ…
İnsanları koklamak için kimi zaman kalabalıklara dalarım. Çarşıda, pazarda, kimi zaman da etkinliklerde denk gelirim tanıdık tanımadık yüzlere. Medyanın yazılı bölümündekilerin yüzleri ne yazık ki pek tanınmaz. Yıllarca köşe yazarı ya da muhabir olarak emek veren arkadaşlarımız, görsel medyadakiler kadar şanslı değildir. Sihirli camda bir yıl aralıksız program yapan birisi de kentte çoğu kişinin tanıdığı bir sima oluverir. Ben de bu şanslılar arasındayım. Üç yıla yakındır sürdürdüğüm “Kent Ozanı” ve bir yıl aralıksız sürdürdüğüm “Günaydın Eskişehir” programları sayesinde her gittiğim yerde tepkiler almaktayım. Dilaver Taşkent isimli ağabeyimle de Yenikent Pazarı çıkışında karşılaştım. Üç arkadaş bir akasya ağacın altına oturmuş sohbet ediyorlardı. Yetmişine merdiven dayamış bu delikanlı sanki kırk yıldır beni tanıyormuşçasına dalıverdi koyu sohbete. “Şekür Oymakçı ismini hiç duydun mu hocam” diye söze başladı. Bazen Eskişehir’in bu değerlerinden de bahset, onları tanıt diyerek devam etti sözlerine… Malumunuz köşe yazılarımda da, ES TV’de sürdürdüğüm “Kent Ozanı” programında da itina etmekteyim. Bu coğrafyanın çocuğu olup da yeteneği ve tutarlı kişiliği sayesinde topluma mal olmuş insanları sıkça yâd ederim. Bire bir tanımamın hiç mi hiç önemi yoktur. Araştırıp soruştururum, eskileri dinlerim. Bu kentin değerleri üzerine de minik bir çalışmam da oldu. İki sayfaya sığan isim listesi de oluşturmuştum. Zamanında bu topraklarda doğup gurbete yolu düşen ve unutulanları! Bir biçimde bu kentte bulunmuş(ama babasının mesleği gereği) yıllarca suyunu içip ekmeğini yedikten sonra ayrılmış değerleri de kattım bu listeye. Katmasına kattım da bir Allah’ın kulunun da(giden Valimiz Sayın Koçdemir hariç) “hocam bize de ver birer nüsha” demek aklına bile gelmedi daha… Dilaver ağabeyimizin bahsettiği ismi hemen paylaşayım. Şekür Oymakçı ismini kaç Eskişehirli biliyor acaba? Parmakları bağlama sapı (klavyesi) üzerinde uçan, bağlamayı konuşturan ve genç yaşta kemik erimesi hastalığından yaşama veda eden bu değerimizi bu mütevazı köşemden Eskişehirlilere duyurmanın onuru yine bana düştü… Rahmet diliyorum Şekür Oymakçı ağabeyim sana. Belki vefalı birilerinin aklına düşersin bir vesile ile belli mi olur?
UZAKTAN GAZEL
PİTBULLU SOYTARIYA DERS!
Nuran Hazırbaş sosyal paylaşım sitesinden tanıştığım arkadaşımdır. Kendisinin Ankara’da yaşadığını ve milliyetçi olduğunu biliyorum takip ettiğim kadarı ile. Dün Ankara Kuğulu Parkta yaşanan bir olayı anlatıyor… “ Pitbul cinsi köpeğini gariban bir sokak köpeği üzerine süren ve sokak köpeğini parçalatan bir gencin kafasında eline geçirdiği şişeyi parçalar. Bu kez de sonradan görme o soytarı yara bere içerisinde kalır. Üstelik de bu olaya tanıklık eden diğer duyarlı gençler bu vicdansız soytarıya Allah ne verdiyse tekme tokat dalarlar. Sonuç veterinere acil götürülen sokak köpeği ölümü yener. Soytarı da yediği dayaktan sonra pitbulunu orada bırakıp kaçar…
OZANCA
ACIMASIZ İNSAN
Bu dünya insanı bezdirdi
Deli, divane gibi gezdirdi
Aslanı, kediye boğdurdu
İnsanlar acımasız, insanlar vicdansız
Uzaktan bakan çok o ise gamsız
Serdar Sayıl