Ülkemiz karanlığa gömülüyor

Türk Devleti, kurulduğu günden beri yaşadığı en karanlık günleri yaşıyor. Son olarak iktidar partisinin en büyük rakibi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, mahkeme kararıyla seçim kaybetme makinesi olan Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.

23 Mayıs 2026 09:25
A
a
Türk Devleti, kurulduğu günden beri yaşadığı en karanlık günleri yaşıyor. Son olarak iktidar partisinin en büyük rakibi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, mahkeme kararıyla seçim kaybetme makinesi olan Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.

Meselenin hukuki boyutundan bahsedecek değilim. Çünkü hukuki tartışmalara girmek, sanki ortada farklı hukuk yorumları varmış da hatalı da olsa bir hukuk süreci işliyormuş algısı yaratır. 

Mesele basittir; mahkeme kararıyla CHP’ye çökülmüştür. Elbette alınan kararın bir hukuki bahanesi olacaktı. Bunu da AK Troller anlatsınlar.

Bu olayı anlayabilmek için CHP’nin başına gelenleri kısaca özetlememiz gerekiyor. Hatırlanacağı üzere önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin favorisi olan Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanlarına tıkıldı. Bu olayın ardından CHP’nin içten içe karışacağı, Özgür Özel’in, “Fırsat bu fırsat, kendimi Cumhurbaşkanı adayı yapayım” diyeceği varsayılıyordu. Ancak CHP’liler dik durdular ve parti karışacak yere, daha da kenetlendi. Akabinde CHP’nin Ekrem İmamoğlu’ndan bile daha güçlü adayı Mansur Yavaş üzerinde oyunlar oynanmaya başlandı.

Bu hesaplar da tutmadı. Son olarak da Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geldi. Bu arada dikkat ettiyseniz pek çok AK Partili yönetici, “CHP kapatılsın” demeye başladılar. Eğer ki Kemal Kılıçdaroğlu formülü de tutmazsa, “C Planı” olarak CHP’nin kapatılması da gündeme gelecektir.

Şimdi bu süreci yalnızca CHP’nin başına gelen felaketler olarak görmeyin. Az sonra anlatacağım gibi başka muhalefet partileri üzerinde de oyunlar oynanıyor. Bu mesele CHP meselesi değil, demokrasinin tehlikeye girmesi meselesidir. 

Bu vahim olayın sonuçlarından biri de zaten kırılgan olan Türk ekonomisinin aldığı ağır darbe oldu. “Çökme” kararıyla birlikte borsa da çöktü. Saatler içerisinde ülkemiz milyarlarca dolarlık zarara uğradı. 

Artık AK Partinin iktidarda kaldığı fazladan her gün, Türk Milleti’nin daha da fakirleşmesine neden oluyor. Türk Milleti olarak artık Saray rejimini kaldıramıyoruz.

Bütün muhalefet partileri hedefte

CHP’ye yönelik oyunların bir benzeri daha önce İYİ Parti’ye yapılmıştı. İYİ Parti’nin pek çok milletvekiline kanca atıldı ve AK Parti’ye transferleri gerçekleştirildi. Pek çok belediye başkanı baskılar yüzünden AK Parti’ye geçmeye zorlandı. Ki o dönemlerde “İYİ Parti çöküyor, haydi yağmalayalım” diyenlerin arasında CHP yönetimi de vardı.

Benzer baskılar Yeniden Refah Partisi’ne de yapıldı. Bu partinin belediyeleri de – tıpkı İYİ Partili ve CHP’li belediyelerde olduğu gibi – AK Partiye geçmek zorunda kaldı. 

Yine unutmamamız gereken bir olay da Zafer Partisi Genel Başkanının hapse atılması oldu. Özetlemek gerekirse “Hedefte CHP var” demek çok yetersiz kalır. Hedefte itaat etmeyen bütün muhalefet partileri var.

Spekülatörlere gün doğdu

Mutlak Butlan kararına en çok sevinenler ise “Faiiiizz lobisiii” diye birilerinin kükreyerek ilan ettiği borsa spekülatörleri oldu. Saatler içerisinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yüzde 6 değer kaybetti. Eğer ki ülkenizdeki borsa bir ay içerisinde yüzde 6 değer kaybediyorsa, bunun adı ekonomik krizdir. Eğer ki saatler içinde böyle bir değer kaybı olduysa, bunun adı ekonomik kriz değil, ekonomik çöküştür.

Şimdi araya bayram tatili girecek ve borsalar kapanacak. Bakın şu tesadüfe ki mahkeme kararı tam da bayram öncesinde alındı. 

Özetlemek gerekirse borsa spekülatörlerine gün doğdu. Şimdi Türk Milleti fakirleşirken, onlar paralarına para katacaklardır.

CHP’liler Akşener’den özür diler mi?

CHP’lilerin kötü bir huyu var; kötü giden işler olduğu zaman, kendilerinden başka herkesi suçluyorlar. 2023 seçimlerinin kaybedilmesinden dolayı da dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i suçlamışlardı. Suçlamalar, “Akşener masadan kalkarak seçmen üzerinde güvensizlik oluşturdu, o yüzden seçimi kaybettik” mantığı üzerine oturuyor.

Oysaki madalyonun tersini de çevirmek lazım. Hatırlanacağı üzere Akşener’i masaya geri çağırmak için bir ara formül bulunmuş, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı ilan edilmişti. Dolayısıyla Meral Akşener yüzünden Kılıçdaroğlu’nun oyları azalmamıştı. Bilakis İmamoğlu ve Yavaş’ın denkleme dâhil edilmesi dolayısıyla oyları daha da artmıştı.

Akşener o dönemde kendisi için Cumhurbaşkanlığı istememişti. Zaten CHP’li olan Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesini istemişti. Kılıçdaroğlu’nun asla seçim kazanamayacağını söylemişti. Nitekim 2023 seçimlerinin sonuçları da ortadadır. CHP’liler şimdi Akşener’den özür dileyecekler mi acaba?

Sağcıların duruşu olmaz mı?

CHP’lilerin bir kötü özelliği de sıklıkla “Sağcıların duruşu olmaz, fiyatı olur” demeleri. Şimdi bunu söyledikleri zaman Türkiye’deki yüzde 65’i bulan sağcı seçmenin kalbini kırdıklarının farkında değiller mi acaba? Sonra da bu sağcı seçmenden oy istiyorlar. Oy vermeyene de “Aptal” diyorlar. Önce aptal dedikleri seçmene gidip, sonra oy istemek çok mu akıllıca?

Elbette sağcı olup da davasını satan pek çok politikacıyı örnek verebiliriz. Ancak tam tersine solcu olup da davasını satan politikacıları da örnek verebiliriz. Özlem Çerçioğlu’ndan girip, Mehmet Ali Çelebi’den çıkmak niyetinde değilim. Biz yalnızca Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu ele alalım. Kendisi 13 yıl boyunca solcu CHP’nin bir numaralı ismi değil miydi?

Solcu şair Nazım Hikmet’in çok beğendiğim bir dizesi vardır. Büyük şair Nazım Hikmet, Kurtuluş Savaşı Destanında “Ateşi ve ihaneti gördük” der.

Evet; millet olarak ateşi gördük ve görmeye devam ediyoruz. Ve ateşin olduğu yerde ihanet de olur. Bu işin sağcısı – solcusu olmaz.

Özgür Özel’e destek büyüyor 

Kılıçdaoğlu’nun bir nevi kayyum olarak atanmasından sonra CHP’nin gerçek ve tek genel başkanı olan Özgür Özel’e olan destek de büyüyor. İlk olarak İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Butlan kararının kendisi butlandır” ifadelerinde bulundu. Zafer Partisi Genel
Başkanı Ümit Özdağ, bizzat CHP Genel Merkezi’ne giderek hem partisinin duruşunu gösterdi hem de CHP’lilere moral verdi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da siyasete mahkeme yoluyla yön verilemeyeceğini söyledi. Yine Saadet Partisi, Anahtar Parti ve diğer muhalefet partileri de Özgür Özel’e açık destek verdiler. Aslında bu liderler Özgür Özel’in şahsına değil, Türk demokrasisine destek vermiş oldular.

CHP’de “işe yaramazlar” koalisyonu

Mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye çökmesiyle birlikte, CHP içerisinde ne kadar işe yaramaz isim varsa, hareketlenmeye başladılar. Bir daha asla milletvekili olamayacak, asla İl Başkanı olamayacak tipler, Kılıçdaroğlu’nun yanında yer almak için heveslenmiş gibi görülüyorlar.

Bunlardan Eskişehir’de de var. 

İsim verip polemik yaratmak niyetinde değilim. CHP’lilerin olası bir iç kavgasında taraf olmak da zaten haddimi aşmak olur. Ancak eski milletvekili olanlar, eski il ve ilçe yöneticisi olanların içlerinde bazı isimler var ki, onlar şeniden koltuk hevesine kapılmış durumdalar. Hani ilkokul öğretmenimiz, “İçinizde bazı işe yaramazlar var. Onlar kendilerini bilirler” derdi ya, işte ben de isim vermiyorum; o işe yaramazlar kendilerini biliyorlar zaten.

Nitekim kendileri de “işe yaramaz” olan Barış Yarkadaş gibi bir takım zevat, ağızlarından salyalar akarak heveslenmiş durumdalar. Bir takım koltuklara oturup ve aynaya bakarak, “Ben ne kadar önemli bir adamım” diyecekleri günü hasretle bekliyorlar. Gerçekte önemli adam filan değiller, yalnızca işe yaramazlar. 

Başlı başına bir “İşi yaramaz” olan Kemal Kılıçdaoğlu’nun hiçbir seçimi kazanamayacağının farkında değiller mi acaba? İddia ediyorum; Sayın Kılıçdaroğlu adaylığını koysun, oturduğu apartmanda bile yönetici seçilemez. Türkiye’de beceriksizliğin bir temsili heykeli dikilecek olsa, bu heykel Kemal Bey’in suretinde olur.


 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi