ES TV’de yayınlanan Eskişehir’in Nabzı programında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Volkan Doğan ile ilgili, “Bu kardeşimizin söylediğinin gerçeklerle bir alakası yok. Ama hani bekâra karı boşamak kolay derler. Bunun ayaklarının yere basması lazım” dedi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de canlı yayınlanan Eskişehir’in Nabzı programında gazeteciler Ali Baş, Arif Anbar ve Kerem Akyıl’ın sorularını yanıtladı. Kurt gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunurken aynı zamanda diğer adaylara tavsiyeler verdi. AK Parti Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Volkan Doğan’ın ‘Göreve geldiğimde asfalt katılım payı almayacağım ve 5 yılda alınan katılım paylarını geri iade edeceğim’ sözlerini eleştiren Kurt, “Seçim öncesi adaylar birtakım vaatlerde bulunuyor. Bunun bir ölçüsünün olması lazım. Bazı vaatler çok kolay atılan vaatlerdir. Ben seçimi kazanacağımızı bildiğim için ölçülü davranmak zorundayım, yapabileceklerimizi söylemek durumundayım. Şimdi AKP’nin adayı diyor ki ‘Biz asfalt katılım paylarını almayacağız.’ Bir kere bunun doğru olup olmadığını test etmek lazım. Bana 5 yıl boyunca AKP’li meclis üyeleri asfalt payı almayan bir AKP’li belediye gösteremedi. Yani İstanbul’da Ankara’da başka yerlerde biz asfalt katılım payı almıyoruz diye karar alan bir AKP’li meclis üyesi kararı getiremediler. Dolayısıyla bu doğru bir yaklaşım değil. Kaldı ki biz 2014 yılında Odunpazarı Belediye Meclisi’nde yapmış olduğumuz tartışma sonrasında asfalt katılım bedellerinin alınmasına oybirliğiyle karar verdik. AK Partili meclis üyeleri de MHP’li meclis üyeleri de… Bugün ittifakın birleştirdiği her iki partinin meclis üyeleri, CHP’li meclis üyeleriyle birlikte asfalt katılım payı alalım diye karar verdiler. Dolayısıyla bu kardeşimizin söylediğinin gerçeklerle bir alakası yok. Ama hani bekâra karı boşamak kolay derler. Oturduğu yerde konuşuyor. Bunun ayaklarının yere basması lazım. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin meclis üyesi sayı olarak bizden çok. 30 AKP’li meclis üyesi var, 15 tane CHP’li meclis üyesi var. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AKP’li meclis üyeleri asfalt katılım bedellerini almayalım diye bir karar aldılar. Bizim muhalefetimize rağmen. Eskişehir 1’inci vergi mahkemesi böyle bir karar verdi. Sizin böyle bir yetkiniz yok dedi. Şimdi bana bu karardan sonra kim ne diyecek? Her yıl için dava açıldı ve mahkeme ‘Siz böyle bir karar alamazsınız’ dedi. Dolayısıyla Anayasa buradayken, mahkeme buradayken, kararlar buradayken bunu boşuna tartışıyoruz. Ben bir hukukçu olarak, belediye başkanı olarak bunu tartışmak istemiyorum. İnsanlarımıza yalan yanlış bilgilerle popülizm yaparak seçim öncesinde bir yanılma yoluna gitmenin sonucu iyi değildir. Nitekim kimse de inanmadı. Yasal olarak alınan bir paranın iadesine hiç kimse karar veremez” ifadelerini kullandı.
MALİYET VATANDAŞA YÜKLENDİ
Yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle önümüzdeki dönemde belediyelerin masraflarının katlanacağı ancak ödeneğin azalacağı yönündeki açıklamalar doğrultusunda belediyelerin vergilerden azade edilmesinin mantıklı olup olmayacağı yönündeki soruya Kurt, “Belediye veya başka bir kurum kendi kendine vergi koyamaz, kaldıramaz. Vergi harç gibi gelirler kanunla konulur ve kanunla kaldırılır. Tartışılan konu popülizmdir. Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde asfalt katılım paylarının oranı artmıştır. Bırakın kaldırmayı, eksiltmeyi. Şimdi önümüzdeki dönem bu asfalt katılım bedelini kaldıracağım diyenler atık su alt yapı ve evsel atık tesislerinin tarifelerinin belirlenmesinde uygulanacak yönetmelik diye bir şey çıkarttı. Katı atık toplama bedelinin tamamını vatandaşa yükledi. Biz çöp toplamak için harcadığımız paranın tümünü Eskişehirli hemşerilerimize yüklemek zorundayız. Her yıl bir seçim olduğu için AKP hükümeti bunu erteledi. 1 yıl sonra uygula, 1 yıl sonra uygulan ama bu sene ertelemedi. Bu dediğiniz açığı buradan kapatacak. 2017 kesin hesabına göre Odunpazarı’nda almamız gereken katı atık toplama maliyeti 29 milyon 614 bin 834 lira 72 kuruş. Bundan çevre temizlik vergisi ödedik ya onu düşüyoruz. 25 milyon 494 bin 795 lira 30 kuruşu vatandaşlarımızdan alacağız. Çöp atıyorsunuz diye bedelini alacağız. Bu haliyle konutlarda yaklaşık toplama bedeli hariç, 163 bin 688 konuttan 104 lira 143 lira biz alacağız. ESKİ ayrı bir bedel alacak. İşyerlerinden de 14 milyon 703 işyerinden 580 küsur lira biz alacağız aşağı yukarı da 100 lira toplam alacak. Siz durmayın popülizm yapın. Kararlar burada, yönetmelikler burada. Yasayı yapmışsınız, üretmeyen ekonomi yaratmışsınız. Vatandaş vergisini ödeyemiyor. Vatandaş belediyeye olan hükümlülüklerini yerine getiremiyor, zorla alıyoruz. Çöp toplamak ilçe belediyesinin bedeli ama çöp toplamanın maliyetini vatandaşın sırtına yükleyen hükümetin temsilcisi çıkıyor ‘Asfalt katılım bedelini almayacağım’ diyor. Ben buna ne diyeyim. Sanki suçluymuşuz gibi savunma içgüdüsüyle hareket ettiğimizi düşünüyorlar. Böyle bir şey yok. Biz yoksuldan yanayız, biz halktan yanayız, biz emekçiden yanayız. Biz ömrümüzü verdik bu iş için” diye cevap verdi.
YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR
Vatandaşın asfalt katılım paylarıyla ilgili kendisine zaman zaman soru sorulduğunu kaydeden Kurt, “Vatandaşımız sağduyuludur, olgundur. Bu işlerin sıyırmakla olmadığını bilir. Zaten ona göre gülüp geçiyor. Ama bir kısmı var. Tepki gösteriyor. Çok geldi, almayın diyen de var. Hiç kimse cebinden para çıkmasını ister mi? İstemez. Ama siz çıkanı geri vereceğim derseniz de hoşuna gider. Bu mümkün olmaz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” dedi.
BU İŞ YASA İŞİDİR
Asfalt katkı payları almak istemiyorlarsa yasa çıkartmaları gerektiğini söyleyen Kurt, “Zaten vergi mahkemesi de onu diyor. Bu yasayla olur, meclis kararıyla olmaz diyor. Bu belediye gelirleri kanununun bizimle ilgili maddesinin hemen altında başka madde var. Orada alınmaz diyor. Bir altyapı için madde var bir de yol yapımı için madde var. Orada alınmaz diyor. Bunda alınmayabilir diyor. Mahkeme de almanız lazım diyor. Bu yasa işidir. Bu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin buradaki adayı başka, Tepebaşı’ndaki adayı başka Çorum’daki adayı başka yorumlayamaz” diye konuştu.
ŞOV YAPMA PEŞİNDE
Volkan Doğan’ın Valilik aracılığıyla Sultandere’ye kilitli taş döşemesine de değinen Kurt, “Bu arkadaşımız popülizm peşinde, şov yapma peşinde. Siyaset böyle olmaz. Siyaset doğru zemin üzerinde yapılan bir iş ve bilimdir. Bu ciddi bir iştir. Çocukça hareketlerle falan kendinizi kandırırsınız. Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı Mayıs ayında biz oturmuşuz, görüşmüşüz, anlaşmışız. Bu iş için Eskişehir’e gelen paranın bir kısmının Odunpazarı’nda harcanmasına ben ikna etmişim. 2,5 milyon. Ben buna müsaade etmeseydim, bu para Çifteler’e, Beylikova’ya, Mihalıççık’a gidecekti. Ben Odunpazarı’nın çıkarlarını düşünen bir belediye başkanı olarak o ilgilileri ikna etmişim, Odunapzarı’nın köylerine bu yatırımın yapılması için anlaşmışım. Ve yaptırmışım. Onlar yapmasaydı ben yapacaktım. O 2,5 milyonluk parayı Odunpazarı’nın bütçesinden harcayacaktım. Yanlış mı yapmışım? Kaynak böyle yaratılır. Öyle oturduğunuz yerden vergi toplamakla değil. Mayıs’ta döşenmesi gerekeni şimdi döşüyorlar. İktidar partisi, iktidar partisinin yöneticileri Eskişehir’e yapacakları işi yapsınlar. Belediyelerin yapacağı işi, taş döşemekle falan olmuyor bu iş. Bakın benden önceki başkanın en büyük hayali neydi? ESOPYA, Kızılinler… Kızılinler Projesi ne oldu? Kızılinler Projesi’ni yaptırmayacaksın, Sultandere’ye taş döşeyeceksin. Geç bunları, bunlar ufak iş. URAYSİM Projesi vardı, Anadolu Üniversite’sinin Açıköğretim Fakültesi’nin bütçesinin merkezi hükümete kaçırılmasıyla ilgili bağlantılıydı. Ne oldu URAYSİM? Bu arkadaşlarımız gidip o URAYSİM Projesi’ni gerçekleştirmeli. Alpu Mihalıççık yolunda haftada bir kişi hayatını kaybediyor. O yola başlandıydı, çift yol oluyordu? Oraya döşeyecek taşı, iktidar. Hatboyu’ndaki proje tamamlanacak. 1984’ten beri Eskişehir’le Gemlik’i tren yoluyla bağlayacağız. Bunları yapmayacaksınız, Sultandere’ye 2 metrelik taş döşeyip belediye kazanacaksınız. Buna da ben gülerim” ifadelerini kullandı.
DEMOKRASİ HIRSIZLIĞI
YSK’nın CHP’nin seçmen itirazlarıyla ilgili dilekçelerin değerlendirmeye alınmamasını eleştiren Kurt, “Demokrasiden ve hukuktan nasip almayan adamlar, demokrasi dışı, hukuk dışı yollara başvurarak seçimin sonucunu değiştirmeye çalışıyor. Bir ilçeye aday olduğunuz zaman oranın seçmen yapısına göre çalışma yaparsınız. Siz kendinize seçmen yaratmaya çalışmanız veya seçmen getirmeniz doğru bir iş değil, hukuka uygun bir iş değil, ahlaka uygun bir iş değil. Başka isimlerle anılacak işler bunlar. Bu bir emek hırsızlığıdır. Demokrasi hırsızlığıdır. Bunu yapanlar bu sıfatı kabul etmeli ve biz de bunları söyleyebilmeliyiz. Yüksek Seçim Kurulu veya İl Seçim kurulları seçimlerin adaletli bir biçimde eşit ve kuralları belli olan bir biçimde yürütülmesinden sorumludur. İdarenin burada yapacağı yanlışları düzeltecek tek mecra YSK’dır. Dolayısıyla uygulamadan rahatsız olduğunu ileri sürenler şikayetlerini YSK’ya yaparlar. Seçim kurulu da karar verir. Seçim kurulu eğer kararı incelemeden veriyorsa o da o işe ortak olmuş demektir. İşte Türkiye2nin geldiği sıkıntılı nokta da burasıdır. Biz seçim kurullarına güvenmek istiyo
ruz. Kaymakamlar seçimden önce muhtarları çağırdı. Dedi ki seçmen nakillerinde ben göreceğim. Kim nereye geliyor. Bunun hesabının sorulmayacağını sanıyorlar. Kaymakama ne bir köye bir seçmen gelmiş. Adam naklini yaptırmış gelmiş. Bu kaymakamın işi değil. Bu hakimin işi. İtiraz eden varsa hakime gider, hakim güvenlik güçlerini gönderir. Gerçekten orada oturuyor mu oturmuyor mu araştırır. Ona göre karar verir. Kaymakam kendisini bu işse adarsa siyasi partinin il başkanı gibi çalışırsa çözümsüzlük başlar. Burada seçim kurulları bir işin mantığına bakmalıdır. Bir evde 56 seçmen olur mu? Hamamyolu’nda böyle bir şey tespit edildi. Böyle bir şey olmaz. Orada ev de yok resmi kurum. İtiraz ediyorsunuz itirazınız ret oluyor. Biz CHP’li olarak bu hakime ne diyelim. Hamamyolu’ndaki resmi kurumda56 tane seçmen var. Onun için tuz kokmuş bu seçimin açık ara farkla kazanılması lazım. Böyle 100 oy bin oy değil. Bu seçimin itiraz edemeyecekleri farkla gerçekleşmesi lazım. 2 bin 500 oyla kazandık gider, iptal ederler. Seçimi karşı tarafa verirler. Bu kadar hassas bir duruma geldi. Ben 1900 doğumlu seçmen gördüm” ifadelerini kullandı.
SİYASETÇİ ÖLÇÜLÜ OLMALI
AK Parti Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Volkan Doğan’ın kitlelere göre hediye vermesini eleştiren Kurt, “Benim öyle çok hediye dağıtacak bütçem yok. Dolayısıyla karınca kararınca yapabildiğimizi yapmaya çalışıyoruz. Çok abartılı iş olmaz. Samimi olduğu sürece herkes istediğine istediği hediyeyi verir ben ona bir şey diyemem. Alanla veren arasındaki bir ilişkidir. Çok samimi olduğunuz arkadaşınıza çok farklı bir şey hediye edebilirsiniz.
Ama bir siyasetçi yaptığı her işte ölçülü olmalıdır. Popülizm, samimiyet inanç bunlar doğru yerlerde kullanılmalı. Siyasete alet edilmemelidir. Ne Atatürk ne Hz. Ali ne de Kuran bayrak bunlar herkesin kutsalıdır. Oyuncak gibi olmamalıdır. Hiç kimseyi de kandıramazsınız. Zülfikarı verince Alevilerin hepsi ‘ooo ne güzel oldu’ demez. Atatürk portresi verince ‘gerçekten Ay Atatürkçüymüş’ diyerek oy vermez. Kendisini kandırır sadece” diye konuştu.
BİLEREK YARIŞMAKTA YARAR VAR
Volkan Doğan’ın ziyaretinde basına kapalı olan bölümde ne konuşulduğunun sorulmasın üzerine Kurt, “Ben Odunpazarı Belediye Başkan Adayı olma cesaretini göstermiş genç bir kardeşimizin ciddi bir bilgilenmesi gerektiğini düşündüm. Şimdiye kadar kulaktan dolma bilgilerle değerlendirmeler yapıyordu. Ben samimi bir şekilde Odunpazarı Belediyesinin durumunu anlattım. Gelirini, giderini, hangi işte ne yaptığını ve dedim ki bunların hepsi deneyim ve tecrübedir. Ben aday olduğum zaman bilmiyordum. İstiyorsan sana yatırım ve performans programını vereyim. Bizim dokümanları verdim. Bunları inceleyin ona göre çalışma içerisine gireceğiz. Bunları bilerek yarışmakta yarar vardır dedim. Çok özel bir şey konuşmadık. Belediyenin durumu, geçmişi, geleceği. Mesela o bana çok farklı şeyler söyledi. Tabi onlar bende kalır” diye cevap verdi.
Kaynak : Anadolu Gazetesi