Yıllardır “doğal”, “organik” ya da “köy peyniri” gibi ifadelerle tüketiciye sunulan bazı peynirlerin, etikette yazan içeriklerle hiçbir ilgisi olmadığı tespit edildi. Üstelik hileli üretim yaptığı daha önce ortaya çıkan bazı markalar, defalarca uyarılmalarına rağmen bu uygulamalardan vazgeçmiyor.
Son altı ayda yapılan binlerce denetim sonucunda, 720 üründe uygunsuzluk belirlendi. Bu ürünlerden bir kısmında sağlığı tehdit edecek maddelere rastlanırken, bir bölümünde ise peynirin temel özelliğini etkileyecek ölçüde içerik eksikliği bulundu. En dikkat çekici durum ise, etikette yer alan bazı bileşenlerin üründe hiç bulunmaması. Bu, “etikette var ama içinde yok” denilen gıda sahtekârlığının en açık örneği. Süt ürünleri, özellikle de peynir, bu konuda en fazla hile yapılan grupların başında geliyor. Kimi üreticiler yağ oranını düşürerek, kimileri ise bitkisel yağ, nişasta, jelatin veya natamisin gibi maddeler kullanarak ürünü olduğundan farklı gösteriyor.
Ne yazık ki çoğu zaman hayır. Gıda mühendislerine göre peynir, üretim aşamaları teknik bilgi gerektiren bir ürün olduğu için, hileyi çıplak gözle anlamak neredeyse imkânsız. Ürün görünüşte, kokuda ve tatta normal olabilir; ancak içerdiği katkı maddeleri, besin değerini düşürmekle kalmaz, uzun vadede sağlık açısından da risk oluşturabilir.
Uzmanlar, Türkiye’de peynirde en yaygın üç hile yöntemine dikkat çekiyor:
Nişasta: Peynirin maliyetini düşürmek ve kıvamını artırmak için kullanılıyor.
Jelatin: Elastikiyet vermek amacıyla ekleniyor.
Bitkisel yağ: Hayvansal yağ yerine kullanıldığında ürünün besin değeri azalıyor.
Bazı üreticiler ayrıca natamisin (E-235) adlı koruyucu maddeye başvuruyor. Bu madde, küf ve maya oluşumunu önlese de aşırı tüketimi sağlık için zararlı olabiliyor.
Pastörize edilmemiş sütle yapılan peynirlerde Listeria, Salmonella, E. coli veya Brucella gibi bakteriler bulunabiliyor. Bu bakteriler, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. “Doğal köy peyniri” olarak satılan bazı ürünler, hijyenik koşullar sağlanmadığında bu bakterileri taşıyabiliyor. Bu nedenle pastörize sütten üretilmiş ve denetimden geçmiş peynirleri tercih etmek büyük önem taşıyor.
Gıda mühendisleri bu konuda net: Ambalajsız veya denetimsiz peynir asla alınmamalı.
İnternette “yöresel” ya da “organik” adıyla satılan ürünlerin çoğunda, üretim koşulları ve çiğ sütün kalitesi hakkında bilgi bulunmuyor. Hijyen, soğuk zincir ve ambalajlama eksiklikleri, gıda zehirlenmesi riskini artırıyor. Üstelik bu tarz satışlar, genellikle denetim dışı olduğu için tağşiş riski daha yüksek.
Bir peynirin güvenilir olup olmadığını anlamanın en basit yollarından biri, ambalaj üzerindeki TR kodunu kontrol etmektir. Etiket üzerinde “TR” harfleriyle başlayan dört rakamlı bir kod (örneğin TR-1234) varsa, bu ürünün Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylı bir tesiste üretildiğini gösterir.
Ayrıca şunlara da dikkat etmek gerekir:
Üretim ve son tüketim tarihi net olmalı.
Ambalaj yırtık, şişmiş veya hava almış olmamalı.
Peynir +2 ile +4°C arasında saklanmalı.
Ambalaj açıldıktan sonra peynir cam veya seramik kapta, ağzı kapalı şekilde buzdolabında muhafaza edilmeli.
Uzmanlar, ambalajı olmayan hiçbir süt ürününün güvenilir sayılamayacağını vurguluyor. Çünkü ambalaj, ürünün kimliğini ve izlenebilirliğini sağlar. Ambalajsız peynir, dış etkenlere açık olduğu için mikroorganizmaların bulaşma riski oldukça yüksektir. Bu nedenle “Yıllardır aynı pazardan alıyorum, bir şey olmadı” düşüncesi yanıltıcıdır. Gıdalardaki kimyasal birikim, uzun vadede fark edilmeyen ama ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Türk Gıda Kodeksi’ne göre peynirin hayvansal yağ içermesi gerekir. Bitkisel yağ eklenmesi yasaktır ve bu durum, tüketiciyi yanıltan bir tağşiş türüdür. Yağ oranı düşük peynirlerin defalarca denetim listesine girmesi, etik ihlalinin yaygınlaştığını gösteriyor.
Ambalajsız, etiketsiz ya da güvenilirliği şüpheli bir ürün gördüğünüzde ALO 174 Gıda Hattı’na bildirimde bulunabilirsiniz. Bilinçli tüketici olmak, sadece kendimizi değil toplum sağlığını da korumak anlamına gelir.
Her gün sofralarımıza giren peynir, sadece bir kahvaltı malzemesi değil, aynı zamanda bir güven testi. Gerçek peyniri tağşiş üründen ayırmak kolay olmasa da; etiket okumak, TR kodunu kontrol etmek, ambalajlı ürünleri tercih etmek ve denetimsiz satışlardan uzak durmak en etkili korunma yollarıdır.
Unutmayın: Ambalajlı, kayıtlı ve onaylı ürün demek güvenli gıda demektir.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
AK Parti’de Eskişehir için ikinci şans istisna olur mu?
Tarkan Demir
Albayrak’ın başı çok ağrıyacak
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
