Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2025 yılında belediyelerin yaptıkları yatırım ve faaliyetleri değerlendirdiği “Hesap Veriyoruz” toplantısında kamuoyunun huzuruna çıktı.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2025 yılında belediyelerin yaptıkları yatırım ve faaliyetleri değerlendirdiği “Hesap Veriyoruz” toplantısında kamuoyunun huzuruna çıktı.
Bizim memlekette herkes birbirine hesap sorar ancak hesap verene pek rastlanmaz. Kazım Kurt, kimse kendisinden hesap sormadan hesap verebilen nadir politikacılardan.
Şimdi ortada icraat yapan bir belediye var. Belediyeler yaptıkları ve yapmadıkları icraatlarla eleştirilir. Sizin canınız isterse, “Kazım Kurt hiç yatırım yapmamış. Yan gelip yatmış. Bütçesini bile kullanamamış” diyebilirsiniz. Öte yandan büyük yatırım yapmak için kredi kullanan bir belediye yönetimine de “Belediyeyi borç batağına soktunuz” diyebilirsiniz.
Canınız eleştirmek istiyorsa, bir bahane bulmanız zor değil.
Ancak hiç kimse Kurt’u “Açık ve şeffaf değilsiniz, halka hesap vermiyorsunuz” diye suçlayamaz. O konuda kimse Kazım Kurt’un eline su dökemez.
“Bizim tarafımız halkın tarafıdır… Biliyoruz ki bu kentin gerçek sahibi Odunpazarı Halkıdır” ifadelerinde bulunan Kurt, 2025 yılı bütçelerinin 3 milyar 131 milyon lira olduğunu ve yıl sonunda bu bütçeden 295 milyar lira tasarruf ettiklerini söyledi.
100’üncü Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya basın mensuplarının yanı sıra meraklı vatandaşlar da katıldı ve doğrudan Kazım Kurt’a soru sorma imkânı buldu. Çözüm odaklı belediyecilik anlayışını sürdürdüklerini ifade eden Kurt, Otomobil Sporları Federasyonuyla birlikte kente bir yarış pisti kazandırdıklarını söyledi. Kurt ayrıca – her türlü engellemeye karşın – yeni kreşler açtıklarını da söyledi.
Kazım Kurt’un açıklamalarının merkezinde ise Eskişehir’de bir türlü mesafe alınamayan kentsel dönüşüm konusu bulunuyordu. Kurt merkezi otoritenin Eskişehir’de belediyelerin elini – kolunu bağladığını söyleyerek, kentsel dönüşüm konusunda hükümetin Eskişehirlilerin önüne engel çıkartmaması gerektiğini söyledi.
Saldırı İsrail’e değil, Türkiye’ye
Yaklaşık 2 buçuk yıldır kullanılmayan İsrail İstanbul Konsolosluğu önünde bir terör saldırısı gerçekleştirildi. Ellerinde tüfek ve tabancalar bulunan 3 terörist polis tarafından etkisiz hale getirildi.
Şimdi katil Netenyahu hükûmetinden nefret etme hakkımızı saklı tutuyoruz. Ancak bizim memleketimizde, eline otomatik tüfek alarak terör eylemi gerçekleştirmeye kalkarsan, polis gereğini yapar. Eğer İstanbul’da İsrail Konsolosluğu diye bir şey varsa, bu biz müsaade ettiğimiz içindir. Dolayısıyla Türk topraklarındaki Türkiye’nin izin verdiği bir binayı zapt etmeye çalışmak, alenen Türk Devletine saldırmaktır.
Emniyet teşkilatımızı tebrik eder, yaralanan iki polisimize acil şifalar dileriz.