Cengiz Topel, Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidimiz.
Eskişehirli olmasa da hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor. Eskişehir ile özdeşleşmiş bir isim oldu…
1961 yılında Eskişehir 1’inci Hava Ana Jet Üssü’ne atandı. Topel, 1964 yılında Kıbrıs'ın Erenköy bölgesine yapılan hava operasyonunda, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait
dörtlü F-100 kolunun lideri olarak görevlendirildi. Bu operasyonda Rumlar tarafından uçağı düşürülen Yüzbaşı Topel, rehin alındıktan sonra 29 yaşında şehit oldu.
Aradan yıllar geçti…
Eskişehir’in yetiştirdiği değerli heykeltıraşlardan Prof. Dr. Nurbiye Uz, Cengiz Topel’in bir heykelini yaptı ve Eskişehir’e armağan etti…
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim üyesi olan Uz, ne yazık ki amansız bir hastalığa yakalandı ve 48 yaşında aramızdan ayrıldı…
Uz’un vefatının üzerinden 4 yıl geride kaldı…
Zaman hızlı akıp geçiyor…
Cengiz Topel ve Nurbiye Uz, artık aramızda değiller. Şehrin merkezinde bulunan Cengiz Topel heykeli ikisini de hatırlamamızı sağlıyor.
Ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun!
Eskişehir iyileri unutmaz, değer verir.
YAVAŞLAMAYA İHTİYACIMIZ VAR
Charlie Chaplin’in Diktatör filminden çok bilinen bir replik:
-Hayatın bize çizdiği yol, özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir, ama biz bu yolu yitirdik.
-Hırs insanların ruhunu zehirledi, dünyayı bir nefret çemberine aldı.
-Hepimizi kaz adımlarıyla sefaletin ve savaşların içine sürükledi.
-Hızımızı artırdık, ama bunun tutsağı olduk.
-Bolluk getiren makineleşme bizi yoksul kıldı.
-Edindiğimiz bilgiler bizi çıkarcı yaptı, zekamızı da katı ve acımasız.
-Çok düşünüyoruz, ama az hissediyoruz. Makineleşmeden çok insanlığa, zekadan çok iyilik ve anlayışa gereksinmemiz var.
-İnsancıl değerlerimizi koruyamazsak hayat korkunç olur, hep yitiririz...'
Charlie Chaplin’in yönettiği ve oynadığı 1940 yapımı filmden bu yana epey zaman geçti… Ancak pek bir değişiklik yok.
Yaşadığımız çağda...
Her şey çok hızlı ilerliyor...
Her şey çok hızlı tüketiliyor...
Her şeyden çok çabuk bıkıyor başka şeylerin peşine takılıyoruz...
Biraz yavaşlamaya ihtiyacımız var!
Yavaş yaparsak, bıkmayız!
İŞTE BU KADAR!
İftar yemeklerinde nasıl davranılmalı…
ASKON Tanıtım ve Medya Başkanı Cumhur Calban kısaca özetlemiş:
-
İftar sofraları şov yeri değildir, mütevazılık esastır. Protokol olmaz.
-Vatandaşın elini sıkarken, kameraya değil, gözlerine bakılır.
-Yardım ederken değil, sofrada omuz omuza otururken fotoğraf çekilir.
-Zekât ve sadaka, insan onurunu koruyarak verilir.
İşte bu kadar! Herkesin dikkat etmesi gerekiyor…
KULUN SORULARI!
Sosyal Medya’da Fatih Sultan Mehmet Han’ın söylediği belirtilen bir söz var. Bugünlere ışık tutuyor, şöyle diyor büyük Hakan:
-
İnsanlara; "Dinin nedir? Namaz kılıyor musun? Oruç tutuyor musun?" gibi Allah'ın soracağı soruları sormayın!
-İnsanlara; "
Aç mısınız? Bir şeye ihtiyacınız var mıdır?Bir sorunun var mı?"gibi kulun kula soracağı sorular sorun.
REPLİK!
Yeniden başlamaktan korkma. Bu sefer sıfırdan değil, tecrübelerinden başlıyorsun
(Esaretin Bedeli)
GÜNÜN KARİKATÜRÜ