Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde belediye başkanlarının da katıldığı geniş bir toplantı düzenlendi. Konu, yılan hikâyesine dönen CHP’deki değişimdi. Toplantıya Yılmaz Büyükerşen’in sözleri damgasını vurdu.
Daha önce İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun organize ettiği bir toplantı basına ifşa edilmiş ve genel merkez bu toplantıyı “İhanet” olarak nitelendirmişti.
Eğer ki taraflar birbirini “Hain” olarak nitelendirmeye başlamışsa, orada kavga giderek sertleşiyor demektir. Kavganın olduğu yerde de başarı olmaz. Nitekim Yılmaz Büyükerşen de tam olarak bu konuya değindi ve gazetecilerin soruları karşısında birlik ve beraberlik mesajları verdi. Parti içi gerilimin asıl nedeninin değişim talebi olduğunu vurgulayan Büyükerşen, “Değişim mi yenilenme mi dönüşüm mü? Değişim konusu açan belediye başkanlarımız oldu ama gerilim yaşanmadı” ifadelerinde bulundu. CHP içinde iletişim kopukluğu olduğunu da belirten Yılmaz Büyükerşen, medyada karşılıklı atışmaların yaşanmasını doğru bulmadığını da sözlerine ekledi.
Parti içinde bir müddet daha sular durulmayacak gibi gözüküyor. CHP Genel Merkezi’nin “Adayımız Kılıçdaroğlu’dur” dayatması neticesinde Millet İttifakı seçimleri kaybetti. Halbuki Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş gibi isimler, bütün anketlerde Tayyip Erdoğan’ın önünde görülüyordu. Sayın Kılıçdaroğlu ise bütün anketlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın gerisindeydi. Ancak CHP Genel Merkezi ekonomik kriz neticesinde seçmenin “Tıpış tıpış” muhalefete oy vereceğini varsaydı ve “Kılıçdaroğlu gibi bir isimle bile kazanırız” yanılgısına düştüler. Sonuçlar ortada…
Üstelik bu CHP Genel Merkezi’nin ilk yenilgisi de değil. Sayın Kılıçdaroğlu 2019 yerel seçimleri hâriç girdiği her seçimi kaybetti. 2023 seçimleri ise iktidarın en yıprandığı ortamda gerçekleşti.
Bu arada muhalif ilçe yönetimleri görevden alınıyor. Gerekçe “Seçimlerde başarısız olmak…” Eğer ki seçimlerde başarısız olmak görevden alınma sebebiyse, Genel Merkez neden orada duruyor? Gerçekte görevden alınan ilçe örgütlerinin, Kılıçdaroğlu’na muhalif olmaktan başka bir suçlarının olmadığı görülüyor.
Ayrıca CHP seçmeninin giderek Kemal Kılıçdaroğlu ismine yabancılaştığı da bir gerçek.
Yılmaz Büyükerşen gibi aklıselim kişilerin parti içi kavgaları önlemek için elinden geleni yaptığını görüyoruz. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun başını çektiği muhalif kanat geri adım atmayacak gibi görünüyor. Kılıçdaroğlu ve ekibi ise giderek parti içi muhalefete karşı sertleşiyor.
Bakalım CHP Yılmaz Büyükerşen gibi sağduyulu isimleri mi dinleyecek, yoksa kılıçlar mı çekilecek? Hep birlikte göreceğiz.
Zamlar bitmiyor
Seçimlerden sonra gelen zamlar, birbirini kovalıyor. Son olarak vergi artışı nedeniyle 34 buçuk liraya yükselen benzinin litresi, 2 lira daha artarak 36 lira 53 kuruş oldu.
Hepimiz biliyoruz ki ekonominin temeli enerji. Benzine zam gelmesi demek her şeye zam gelmesi demek. Daha ilk zammın etkilerini hissetmeden yeni zamların da gelecek olması çok kötü. Vatandaş kelimenin tam anlamıyla şaşkın ve artan maaşlarının hayrını göremiyor.
Şimdi herkesin aklındaki soru şu; bu zamlar nereye kadar devam edecek?
Muhtemelen sevgili hükûmetimiz, “Seçimlerden 3 ay öncesine kadar zamları kökleriz, sonra maaşları artırdık mı oylar cebimizde” diye düşünüyordur. Seçimler de Mart ayında gerçekleştirileceğine göre yıl sonuna kadar zamlar birbirini kovalar, aralık ayının sonunda kesilir diye düşünüyorum.