Baltalar elimizde uzun ip belimizde

Şimdi memleket olarak topu attık. Dünya üzerinde batık Arjantin'den sonra en kötü durumdayız.

28 Ağustos 2019 08:47
A
a

CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, Mihalgazi'ye bağlı Alpagut Köyü'nde yeni bir doğa katliamının yaşandığını tesbit etti. Tabii "Neden ağaçlar kesiliyor?" diye düşünebilirsiniz. Sebebi belli aslında; maden alanları açmak.

Şimdi memleket olarak topu attık. Dünya üzerinde batık Arjantin'den sonra en kötü durumdayız. Üstelik Arjantin olma yönünde de emin adımlarla ilerliyoruz. "Îstikrar" dedikleri bu olsa gerek... Hükumetimiz para bulmak için ne yapacağını şaşırmış durumda. Sonuç olarak ya Merkez Bankası'nın paralarını 'Hacılıyor', ya da parayla askerlik teskeresi dağıtarak kaynak yaratıyoruz. Tabii hemen her gün ota – böceğe yapılan zamlardan bahsetmiyorum bile. Bir de vergi artışları var ki bunlara zam değil zamcık demek lazım...

Dolayısıyla ülke genelinde yapılan çevre katliamlarını da bu açıdan değerlendimek gerek. Toprağın altında maden mi var? Hemen üçün beşin hesabını yapmadan birilerine peşkeş çekiyoruz. Madenlerin üzerinde ağaçlar mı var? Buralara da "Baltalar elimizde, uzun ip belimizde" dalıyoruz. "Allah yarattı" demeden girişiyoruz...

Şimdi konumuza geri dönelim; Milletvekili Süllü ülke genelinde sayısız maden ruhsatı verildiğine dikkat çekerek, maden arama sürecinin kontrolsüz bir talana dönüşmemesi gerektiğini belirtmiş. Süllü ayrıca, Alpagut'ta maden arayan şirketin Kanadalı meşhur bir altın şirketinin yerel ortağı olduğunu belirtmiş.

Solculuk yıllarımda komprador sermayeden bahsederdik. Yani yabancı yatırımcının işbirlikçisi olan küçük yerel sermayeden. Şimdi üniversite yıllarında kağıt üzerinde öğrendiğimiz bu komprador sermayeyi, kanlı ve canlı olarak görüyoruz. Kanada dünyanın en geniş ormanlarına sahip bir ülke. Burada bir ağaç kesmeye kalksanız, can yakan cezalarla karşılaşırsınız. Dolayısıyla Kanadalı şirketler kendi memleketlerinde, bu sert kurallara uymak zorundalar. Ancak Türkiye'ye geldikleri zaman kendilerini cennete girmiş gibi düşünüp, memleketimizi bir güzel cehenneme çeviriyorlar. Kümese girmiş sansar gibi davranıyorlar; hangi ormanı yıkacaklarını şaşırıyorlar...

Yine Jale Nur Süllü'den öğrendiğimiz kadarıyla Kanadalılar ve komprador ortakları, köylülere bir açıklama bile yapmıyormuş. "Maden arıyoruz" diyerek ser verip, sır vermemeyi tercih ediyorlarmış.

Fakat özgür ülkelerde sırlar, uzun müddet sır alarak kalmaz. İşte muhalefet Milletvekili Süllü'nün bir takım gizli çalışmaları ortaya çıkardığını görüyoruz.

Sayın Süllü'ye bir Eskişehirli olarak teşekkür ederiz.

 

Emine Nur Günay onlardan değil

Köy Köy Eskişehir Projesi kapsamında Sivrihisar'a giden AK Parti Milletvekili Emine Nur Günay vatandaşların dertlerini dinleme fırsatı bulmuş.

Şimdi Milletvekillerinin üç işlevi bulunur; yasama yapmak, denetleme yapmak ve arzuhalcilik yapmak. Evet yanlış okumadınız; milletvekilleri bir nevi arzuhalcidirler. Vatandaşların sorunlarını dinleyerek yerel yöneticilerle birlikte bu sorunları çözmeye çalışırlar. Olmadı işi Ankara'ya götürüp hükumet nezdinde girişimlerde bulunurlar. Kağıt üzerinde böyle bir görevleri yoktur elbette. Fakat işler Türkiye'de böyle yürür...

Kanun Hükmünde Kararnâmelerin ve torba yasaların olduğu bir ortamda, vekillerimizin yasama işini layıkıyla yerine getirdiklerini düşünmüyorum. Denetlemeye gelince; mesela "Bali çeken sokak çocukları" hakkında kurulan bir komisyonda işlerini muhakkak yapıyorlardır. Ancak Hükumet'in denetlenmesi pek kolay olmuyor.

Geriye vatandaşın dertlerine derman olmak kalıyor. Pek çok vatandaş politikacıların seçimden seçime kendilerini görmeye geldiklerinden dertli. Nitekim Sayın Günay da bu durumu dile getirmiş ve bu algıyı kıracağını söylemiş.

Milletvekili Günay, tüm politikacılar üzerindeki olumsuz algıyı kıramaz. Ancak kendisi bir milletvekili olarak, mevkidaşlarına örnek olabilir. Bana kalırsa örnek oluyor da... Emine Nur Günay'ın bu Parlamento'daki ikinci dönemi. Bu süre boyunca vatandaşların sorunlarıyla sürekli ilgilendiğine bizzat şahitlik edebilirim. Bu köşeden kendisini pek çok kez övmüşümdür. Üstelik bağlı bulunduğu partiye yakın olduğum da söylenemez. Ancak taraflı tarafsız pek çok işadamının, çiftçinin ve aydının kendisini takdir ettiğini de biliyoruz. Yani "Ah şu politikacılar yok mu?" diye bir genelleme yapıp yapmamak size kalmış. Ancak Günay bu genellemenin dışında kalır. Diğerlerini bilemem...

 

Eskişehir'de pedal çevriliyor 

Eskişehir'de "Sağlık İçin Spor ve Bisiklet Turu" gerçekleştirildi. Medeniyet denilen hayata daldıkça, masa başından kalkmaz oluyoruz. Oysa hareket etmemiz, spor yapmamız lazım. Spor sadece beden sağlığını değil, ruh sağlığını da düzeltiyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Eskişehir Şubesi ve Eskişehir Bisiklet Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde başladı ve 15 kilometrelik parkur yine Milli Eğitim'in bahçesinde sona erdi.

Aslında bisiklet kullanımı sadece sağlık için değil, kent içi ulaşımı rahatlatması için de çok önemli. Dolayısıyla belediyelerimizden daha çok bisiklet yolu istemeliyiz. Etkinliği düzenleyenleri tebrik ediyorum. Yalnız küçük bir eleştiriyi de bir köşeye not edelim; bir daha bu tip etkinliklerin tanıtımını daha iyi yapsınlar. Bu güzel etkinliğin tanıtımı biraz zayıf kaldı çünkü..

1000
icon
şahitlik edenler 28 Ağustos 2019 12:33

Emine Nur Günay'ın, vatandaşın sorunları ile sürekli ilgilendiğine ŞAHİTLİK edeceğinizi beyan ediyorsunuz. Bir kaç sorum olacak. 1) İlgilendiği sorunlar ağırlıklı olarak Toplumsal sorunlar mı? Yoksa kişisel sorunlar mı ? 2) İgilenip çözerek sonuca ulaştırdığı toplumsal sorunları gelecek yazınızda açıklayınız. 3) Tüm kentin insanlarının ortak menfaatlerinin önündeki sorunlarla mı ilgileniyor yoksa, mensubu olduğu partisine üç oy kazandıracak sorunların çözümüyle mi ilgileniyor ? 4) Merkezdeki belediyeler, "bazı hizmetlerin gerçekleştirilmesi siyasette ve bürokraside engelleniyor" haykırışlarında vekilimiz ne yapıyordu ? 5) Vekilimiz görev sürecinde yılda üç ciddi sorunu çözse 18 sorun çözülmüş olurdu ki, memleket gül bahçesi olurdu. Esirgedi mi yoksa ? Aslında sorularım çok ama yerimizde dar. Kerem bey, gelecek yazınızın konusunu, şahitlik yapacağınız vekilin şahsi gayretlerinden bu memlekete kazandırdıklarına ayırınız. Halkımızı aydınlatın. Sabırla bekliyorum

0 5 Cevap Yaz
erhan 28 Ağustos 2019 11:48

sn Akyıl Jale hanima soyleyinde Yurdumuzun dört bir yanında ormanlarimizi yakip sabotaj edip birde bunu üstlenen pkk teror örgütü ve uzantıları içinde HDP li dostlarıyla birlikte protesto etseler ortalığı ayağa kaldırsalar hani kazdağlarında olduğu gibi Kerem bey

8 3 Cevap Yaz
Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi