Kış lastikleri, yaz lastiklerine göre daha yumuşak hamur yapısına sahip olacak şekilde üretilir. Bu yapı, soğuk havalarda sertleşmeyi önler ve lastiğin yol tutuşunu artırır. Ancak bu avantaj, doğru hava basıncıyla desteklenmediğinde dezavantaja dönüşebilir. Düşük basınçlı bir kış lastiği, yol ile temas alanını düzensiz hale getirerek fren mesafesini uzatır ve direksiyon hâkimiyetini zayıflatır. Aşırı basınç ise lastiğin ortasından aşınmasına neden olarak karlı ve buzlu zeminde tutunmayı azaltır.
Hava sıcaklığı düştükçe lastik içindeki hava da büzüşür. Genel kabul gören teknik bilgiye göre, hava sıcaklığındaki her 10 derecelik düşüş lastik basıncını yaklaşık 1-2 psi azaltır. Özellikle gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının yüksek olduğu bölgelerde bu değişim daha belirgin hale gelir. Araç sahipleri çoğu zaman bu düşüşü fark etmez ve lastikler olması gerekenden daha düşük basınçla kullanılmaya devam edilir.
Kış lastikleri için ideal hava basıncı, aracın üretici firması tarafından belirlenen değerlere göre ayarlanmalıdır. Bu değerler genellikle sürücü kapısının iç kısmında, yakıt deposu kapağında veya araç kullanım kılavuzunda yer alır. Çoğu binek otomobil için bu değer 32 ila 36 psi arasında değişir. Kış aylarında ise üreticilerin önerdiği değerin 1-2 psi üzerine çıkılması tavsiye edilir. Bunun nedeni, soğuk havanın basıncı düşürme etkisini dengelemektir. Örneğin yazın 32 psi önerilen bir araç için kış aylarında 33 veya 34 psi basınç daha güvenli bir kullanım sağlar. Ancak bu artış keyfi değil, mutlaka üretici tavsiyeleri dikkate alınarak yapılmalıdır.
Birçok araçta ön ve arka lastikler için farklı basınç değerleri önerilir. Bunun temel nedeni, motor ağırlığı ve yük dağılımıdır. Önden çekişli araçlarda ön lastikler daha fazla yük taşıdığı için arka lastiklere göre biraz daha yüksek basınç istenebilir. Kış aylarında bu fark daha da önem kazanır çünkü yanlış ayarlanan arka lastik basıncı aracın savrulmasına yol açabilir. Özellikle karlı yollarda arka lastiklerin yeterli tutunmayı sağlaması hayati önem taşır.
Kış aylarında uzun yolculuklar, kayak tatilleri ve bagaj yükü artışı sık görülür. Araç tam yüklüyken lastik basınçlarının da buna göre ayarlanması gerekir. Üreticiler, tam yüklü kullanım için genellikle daha yüksek basınç değerleri önerir. Bu bilgi de yine aracın kapı içi etiketinde yer alır. Yüklü araçta düşük basınçla seyahat etmek lastiklerin yanak kısmında aşırı esnemeye neden olur ve patlama riskini artırır. Özellikle soğuk havada bu risk daha da yükselir.
Düşük basınçlı kış lastikleri, ilk bakışta daha iyi yol tutuyormuş gibi hissedilebilir. Ancak bu durum yanıltıcıdır. Gerçekte lastiğin yanakları fazla esner, lastik daha çabuk ısınır ve aşınma düzensiz hale gelir. Frenleme sırasında lastik yüzeyi stabil kalamaz ve ABS ile ESP gibi güvenlik sistemleri istenen verimle çalışamaz. Ayrıca düşük basınç, yakıt tüketimini artırarak sürücünün cebine de zarar verir.
Aşırı şişirilmiş kış lastikleri ise özellikle kar ve buz üzerinde ciddi risk oluşturur. Lastik yüzeyinin yol ile temas alanı daralır ve lastik adeta zeminin üzerinde kayar. Bu durum fren mesafesini uzatır ve ani manevralarda aracın kontrolünü zorlaştırır. Ayrıca lastiğin orta kısmı daha hızlı aşınır, bu da lastiğin kullanım ömrünü kısaltır.
Uzmanlar, kış aylarında lastik basıncının en az iki haftada bir kontrol edilmesini öneriyor. Ani sıcaklık düşüşleri yaşandığında veya uzun yola çıkmadan önce bu kontrol mutlaka yapılmalı. Lastik basıncı ölçümü, lastikler soğukken yapılmalıdır. Uzun süre yol alındıktan sonra ölçülen basınç yanıltıcı sonuç verir çünkü ısınan hava genleşir ve basınç normalden yüksek görünür.
Yeni nesil araçların çoğunda lastik basınç uyarı sistemi bulunuyor. Ancak bu sistemler genellikle basınç belirli bir seviyenin altına düştüğünde uyarı verir. Yani lastik basıncı ideal değerden 2-3 psi düşük olsa bile sistem uyarı vermeyebilir. Bu nedenle sürücülerin yalnızca uyarı lambasına güvenmemesi, manuel ölçüm yapmayı ihmal etmemesi gerekir.
Kış lastiği taktırıldıktan sonra yapılan en büyük hatalardan biri, basınç ayarının kontrol edilmemesidir. Lastikçiler genellikle standart bir basınçla montaj yapar. Ancak her aracın ihtiyacı farklıdır. Ayrıca lastikler depoda beklerken hava kaybına uğramış olabilir. Bu nedenle kış lastiği takıldıktan hemen sonra araç üreticisinin önerdiği değerlere göre basınç ayarı yapılmalıdır.
Evet, doğru hava basıncı yakıt tüketimini doğrudan etkiler. Düşük basınçlı lastikler yuvarlanma direncini artırır ve motorun daha fazla güç harcamasına neden olur. Bu durum kış aylarında zaten artan yakıt tüketimini daha da yükseltir. Doğru basınç ise hem yakıt tasarrufu sağlar hem de lastik ömrünü uzatır.
Son yıllarda azotla şişirilmiş lastikler daha sık gündeme geliyor. Azot, normal havaya göre daha geç genleşip büzüştüğü için sıcaklık değişimlerinden daha az etkilenir. Bu da kış aylarında basınç dalgalanmalarının bir miktar önüne geçebilir. Ancak azot kullanımı zorunlu değildir. Düzenli kontrol yapıldığı sürece normal hava ile şişirilmiş lastikler de güvenli bir sürüş sunar.
Kış lastiği kullanmak tek başına yeterli değildir. Lastiğin doğru hava basıncıyla kullanılması, sürüş güvenliğinin temel taşlarından biridir. Yanlış basınç, gizli bir tehlike olarak sürücüyü fark etmeden riske atar. Uzmanlar, kış aylarında lastik basıncının düzenli olarak kontrol edilmesini, araç üreticisinin önerdiği değerlerden sapılmamasını ve ani sıcaklık değişimlerinde ekstra dikkatli olunmasını tavsiye ediyor. Unutulmamalıdır ki, doğru hava basıncı yalnızca lastiği değil, hayatı da korur.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
MHP’de siyasi kırılma!
Tarkan Demir
Eskişehir’de emekli ne yiyecek?
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
