İrlanda merkezli şirketin geliştirdiği bu ürün aslında bambaşka bir amaçla biliniyor. Yıllardır yurt dışında akne tedavisinde kullanılan klaskoteron isimli etken maddeden yararlanılarak hazırlanan formülün, saç köklerindeki hormonal etkileri baskılayarak dökülmeyi azalttığı bildiriliyor. Üstelik deri üzerinden uygulanan bir ürün olduğu için yan etkilerinin oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor.
İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Burhan Engin, ürünle ilgili ilk değerlendirmelerinde etkili ve pratik bir seçenekle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor. Engin’e göre ilacın yüzeye uygulanması ve sistemik etki göstermemesi, güvenlik konusunda önemli bir avantaj yaratıyor. Uzun vadede kullanım gerektirdiğini belirten Engin, klinik sonuçlara bakıldığında erkek tipi saç dökülmesinde belirgin bir iyileşme görüldüğünü aktarıyor.
Antiandrojen etkilerinin diğer benzer ilaçlara göre daha zayıf olması, onu daha güvenli bir seçenek haline getiriyor. Sadece saçlı deri bölgesinde etki göstermesi de avantajlarından biri. Ancak uzmanlar, tedaviden maksimum fayda sağlamak için ilacın uzun süreli kullanılması gerektiğini vurguluyor. En güçlü sonuçlar ikinci yıl civarında ortaya çıkıyor ve etkiyi korumak için kullanımın sürdürülmesi gerekiyor. Öte yandan bazı diğer tedavi seçeneklerinde görülebilen jinekomasti veya kaygı artışı gibi yan etkilerin bu üründe oldukça düşük olduğu belirtiliyor. Özellikle 20’li ve 30’lu yaşlarda kullanıldığında saç kaybının daha erken aşamada yavaşlatılabileceği ifade ediliyor.
FDA onaylı klaskoteronun, 12 yaş üzerindeki bireylerde zaten uzun süredir kullanılan bir etken madde olması dikkat çekiyor. Son çalışmada 1465 katılımcı iki gruba ayrıldı; biri plasebo kullanırken, diğer gruba klaskoteron uygulandı. Gerçek etken maddeyi kullananlarda saç yoğunluğunun yüzde 168 ile yüzde 539 arasında arttığı kaydedildi. Faz 3 sürecinin tamamlanmış olması, ürünün kısa süre içinde raflarda yerini alabileceği anlamına geliyor. Dünya genelinde erkeklerin yaklaşık yüzde 42’sinin kellikle mücadele ettiği düşünülürse, bu sonuç büyük bir ilgi yaratmış durumda.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Melodi Çekiç, ilacın hap yerine bölgesel uygulama yöntemiyle çalışmasının önemli olduğunu söylüyor. Bu sayede kana karışma oranı oldukça düşük ve yan etkiler çoğunlukla lokal düzeyde kalıyor. Ancak Dr. Çekiç, erkek tipi saç dökülmesinin kronik bir süreç olduğunun unutulmaması gerektiğini dile getiriyor; tedavi bırakıldığında dökülmenin tamamen sona erdiğini söylemenin mümkün olmadığını belirtiyor.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eksal Kargı ise ilacın saç ekiminin yerini almasının mümkün olmadığı görüşünde. Bu ürünün genellikle şampuan veya spreyle birlikte günde bir ya da iki kez kullanılabileceğini anlatan Kargı, en az 6 ila 12 aylık düzenli kullanım sonunda saç foliküllerinin uyarıldığını ifade ediyor. Ancak tedavi bırakıldığında saçların zaman içinde eski durumuna döndüğü biliniyor. Bu nedenle klaskoteron, ekim işleminin yerini alan bir yöntem değil; aksine saç ekiminden sonra destekleyici bir uygulama olarak daha etkili sonuçlar sağlayabiliyor.
Yapılan analizler, dünya genelinde kellik oranlarının oldukça yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bir firmanın veri değerlendirmesine göre en çok saç kaybı yaşayan ülkeler sırasıyla İspanya (yüzde 44.50), İtalya (yüzde 44.37) ve Fransa (yüzde 44.25). Türkiye ise yüzde 40.3 ile listenin üst sıralarında yer alıyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
AK Parti’de Eskişehir için ikinci şans istisna olur mu?
Tarkan Demir
Albayrak’ın başı çok ağrıyacak
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy