Demir ve kalsiyum, vücutta hayati görevler üstlenen iki temel mineraldir. Demir, oksijen taşıyan hemoglobinin yapısında yer alırken; kalsiyum kemik ve diş sağlığının yanı sıra kas kasılması ve sinir iletimi için gereklidir. Bu minerallerin eksikliği özellikle kadınlar, hamileler, yaşlılar ve yoğun kahve tüketen bireylerde daha sık görülür. Bu nedenle kahvenin emilim üzerindeki etkisi sağlık açısından önem taşır.
Bilimsel çalışmalar, kahvenin özellikle bitkisel kaynaklı demirin (non-hem demir) emilimini azalttığını gösteriyor. Kahvede bulunan polifenoller ve tanenler, bağırsakta demirle bağlanarak çözünmeyen kompleksler oluşturur. Bu da demirin kana geçmesini zorlaştırır. Özellikle kahvenin yemekle birlikte ya da yemekten hemen sonra içilmesi, demir emilimini belirgin şekilde düşürebilir. Hayvansal kaynaklı demir (hem demir) ise bu etkiden çok daha az etkilenir.
Kalsiyum konusunda tablo biraz daha farklıdır. Kahve, doğrudan bağırsaklardan kalsiyum emilimini güçlü biçimde engellemez. Ancak kafein, idrarla kalsiyum atılımını hafif düzeyde artırabilir. Bu etki genellikle yüksek miktarda kahve tüketen ve günlük kalsiyum alımı yetersiz olan kişilerde anlamlı hale gelir. Yani dengeli beslenen ve yeterli kalsiyum alan bireylerde, makul miktarda kahvenin kemik sağlığı üzerinde ciddi bir olumsuz etkisi beklenmez.
Demir eksikliği anemisi olanlar, adet gören kadınlar, gebeler ve vejetaryenler kahvenin demir emilimini azaltıcı etkisinden daha fazla etkilenebilir. Kalsiyum açısından ise menopoz sonrası kadınlar, yaşlılar ve kemik erimesi riski taşıyan bireylerin aşırı kafein tüketiminden kaçınması önerilir. Burada belirleyici olan kahvenin miktarı ve tüketim zamanlamasıdır.
Hayır. Kahve; antioksidan içeriği, zihinsel uyanıklığı artırması ve bazı kronik hastalıklara karşı koruyucu etkileriyle de bilinir. Sorun kahvenin kendisinden çok, yanlış zamanda ve aşırı miktarda tüketilmesidir. Demir açısından zengin bir öğünden en az 1–2 saat sonra kahve içmek, olumsuz etkiyi büyük ölçüde azaltır. Kalsiyum için ise süt, yoğurt, peynir gibi besinlerle günlük ihtiyacı karşılamak genellikle yeterlidir.
Demir içeren öğünlerde C vitamini açısından zengin besinler (limon, portakal, biber gibi) tüketmek demir emilimini artırır ve kahvenin olumsuz etkisini dengeleyebilir. Kalsiyum içinse düzenli süt ürünleri tüketimi ve güneş ışığıyla D vitamini düzeylerinin korunması önemlidir. Kahve tüketimi günde 2–3 fincanla sınırlandığında, çoğu sağlıklı birey için risk oluşturmaz Kahve, özellikle demir emilimini azaltabilen bir içecektir; ancak bu etki kaçınılmaz değildir. Doğru zamanlama, dengeli beslenme ve aşırıya kaçmayan tüketimle kahvenin keyfinden vazgeçmeden demir ve kalsiyum dengesini korumak mümkündür. Sağlık açısından önemli olan, kahveyi bilinçli tüketmek ve vücudun ihtiyaçlarını göz ardı etmemektir.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Sivrihisar tarihe sahip çıkıyor
Kerem Akyıl
MHP İl Başkanı Candemir vedaya hazırlanıyor!
Tarkan Demir
Halkın yanında olan esnafa selam!
Kaan Özcan
Üreticiler zirai don ile karşı karşıya!
Seval Erci
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
