Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Bağlar’da bulunan bir AVM önünden yürüyüşe başlayarak “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Aileye kul sermayeye köle olmayacağız” sloganları eşliğinde Fabrikalar Sokak üzerinden İsmet İnönü 1 Caddesi’ne geçerek Adalar’a ulaştı. Adalar’da Platform adına konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şube Kadın Sekreteri Berna Yıldız, kadınların kazanılmış haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Yüzlerce kadının katıldığı yürüyüşte taşınan dövizler dikkat çekerken, kadınlar ülke genelinde katledilen kadınların ismini okuyarak andı.
Kadınların hayatın her alanında şiddetin farklı biçimleriyle karşılaştığına dikkat çeken Platform adına konuşan Yıldız, “Fiziksel şiddet, psikolojik baskı, ekonomik bağımlılık, güvencesizlik ve cezasızlık, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü ve onurunu hedef alıyor. Sistematik şiddet, eşitsizliği yeniden üreterek kadınların itaate zorlandığı düzeni kalıcılaştırmanın aracı olarak sürdürülüyor. Kadınları en çok en yakınındaki erkekler öldürüyor. 2025’te en az 299 kadın ve 64 çocuk öldürüldü; aralarında transların da olduğu en az 471 kadının ölümü basına ‘şüpheli’ olarak yansıdı. Şubat ayında 24 saat içinde 5 ilde 6 kadın katledildi. Bunlar sıradan istatistikler değil, kadınların gasp edilen yaşam haklarıdır” diye konuştu.
‘Aile Yılı’ söylemiyle kadınları şiddet gördükleri evlere mahkum eden, boşanmayı zorlaştıran ve arabuluculuğu dayatan politikaların kadın cinayetlerine zemin hazırladığını kaydeden Yıldız, “Önlenmeyen her cinayetin siyasi sorumluluğu vardır. ‘Kadın cinayetleri politiktir’ derken bu gerçeği ifşa ediyoruz. 2025’i ‘Aile Yılı’ ilan eden, kadınları yok sayan rejimi tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden ve kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz; öfkemizle dayanışmamızı büyütüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cezasızlık ve yaşam alanlarını daraltan politikalar kadınları nefessiz bırakmayı hedefliyor. Erkek-devlet-sermaye düzeni, örgütlü sömürü ve suç ağlarıyla kadın ve çocuk bedenini metalaştırıyor; Epstein davasında açığa çıkanlar bu istismar ve katliam düzenini gözler önüne seriyor. Savaş yalnız cephede değil; kadınların bedeninde, emeğinde ve yaşamında sürüyor. Bu yüzden 8 Mart, savaş politikalarına karşı en güçlü barış sesidir” dedi.
Yıldız, barışın yalnız silahların susması değil; kadın haklarının korunması, yaşamın güvence altına alınması ve eşit, özgür yurttaşlığın inşası olduğunu da ifade ederek, şunları söyledi: “Toprağımızı, derelerimizi, ağaçlarımızı savaş ve talana bırakmayacağız. Doğayı savunmanın yaşamı savunmak olduğunu biliyoruz. Bu düzen yalnız bedenlerimizi değil, geleceğimizi de kuşatmak istiyor. Eğitimi ideolojik bir kuşatmaya alarak kız çocuklarını kamusal hayattan çıkarmaya çalışıyor. Tüm bu saldırılara karşı bir kere daha haykırıyoruz; laik, bilimsel, özgür eğitimden vazgeçmiyoruz. Torba yasalara, nefret söylemine, şiddete ve sağlamcılığa inat hayatlarımızı varoluşumuzla savunuyoruz. Birbirimizin sesini duymak için birbirimize ses oluyoruz. Savaş, sömürü, talan, yoksulluk ve kadın düşmanlığı politikalarınıza yanıtımız nettir: Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir” ifadelerini kullandı.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
MHP’de siyasi kırılma!
Tarkan Demir
Eskişehir’de emekli ne yiyecek?
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
