Çalışkan, mütevazı güler yüzlü bilirdik

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Çalışkan, mütevazı güler yüzlü bilirdik
A
a

2007-2011 arasında Eskişehir Milletvekilliği yapan Kemal Unakıtan vefat etti. Kentimizin hemen her sorununa el atan Unakıtan, ciddi projelere imza attı. Unakıtan, esprili ve hoşgörülü kişiliğiyle de hatırlanacak.

            Çalışkan, mütevazı güler yüzlü bilirdik
Kemal Unakıtan ile dolu dolu günler ve aylar geçirdim. Oldukça yorucu ama hayli keyifliydi… Bir şeyler yazmalı, bazı şeyler anlatmalı ama nereden başlayacağımı kestiremiyorum, hangi yönünü anlatacağımı bilmiyorum. Renkli kişiliği, mütevazı yönü, iş bitirici tarafı, esprili ve muzip kimliği, çalışkanlığı… Unakıtan denince aklıma bir anda o kadar çok geliyor ki muhtemelen anlatmakta zorlanacağım. Ama yine de deneyeceğim.

Herkes ondan çok şey öğrendi
Kemal Unakıtan kentimize çok hizmet etti. Yıllardır süren sıkıntıları giderdi. Maliye Bakanı ve ‘Kemal Abi’ olmasının verdiği güçle Eskişehir’e hayli katkı sundu. Yılan hikâyesine dönen Basma Kavşağı’nın yapımından AÜ Havaalanı’nın uzamasına, çevre yoluna bat-çık’lar yapılmasından demiryolunun yer altına alınmasına kadar sayısız hizmeti var. Başka bir hizmeti daha oldu. Hepimiz ondan çok şey öğrendik. Politikacılar politika yapmayı öğrendi mesela… Hitabeti ve hazırcevap yönü inanılmazdı. Alpu’dayız… Unakıtan halka hitap ediyor. O dönem Çevre Yolu’ndaki çalışmalar yeni başlamış. Unakıtan konuşmasına “Alpu’ya hizmet etmeye Alpu Kavşağı’ndan başladık” diyerek başladı. Büyük politikacıydı…

Hazinenin anahtarı var kardeşim!
Rahmetli rahat insandı. Karizma peşinde koşmazdı. Konuşmasıyla, giyimiyle çok rahattı. Çizgili tişörtler giyerdi. Eli cebinde gezerdi. Sivrihisar’dayız… Unakıtan kalabalığa sesleniyor. Eli yine cebinde… Arkalardan orta yaşlı bir amca biraz gülerek “Elini cebinden çıkar elini” diye seslendi. Unakıtan hiç bozulmadı. Adama dönüp “Güzel kardeşim hazineyi doldurduk. Anahtarı cebimde. Çalmasınlar diye elimle sıkı sıkı tutuyorum” dedi. Tahmin edeceğiniz gibi salon kahkahalara boğuldu, alkış tufanı koptu…

Bürokratlar, gazeteciler, partililer zayıfladı
Rahmetli çok çalışkandı. Yorulmak bilmedi. Kalp ameliyatı olana kadar seçim olsun olmasın Eskişehir’i karış karış gezdi. Birlikte tüm ilçeleri gezdik, yetmedi beldelere gittik. Köylere bile uğramaya başlamıştık. O dönemin bürokratları, gazetecileri, partilileri hayli yoruldu! Unakıtan durmak bilmiyordu. Her şeyi yerinde görmek istiyordu. Ezbere iş yapmayı sevmiyordu. Eskişehir’e de öyle ara sıra uğramıyordu. Onca işine rağmen çoğu vaktini burada geçiriyordu. Başta Vali Kadir Çalışıcı, Defterdar Recep Elmas, Emniyet Müdürü Savaş Yücel, Vergi Dairesi Başkanı Fethi Aygün olmak üzere bürokratlar evinin yolunu unutmuştu. Biz gazeteciler de elbette. Belki yoruluyorduk ama hayli keyif alıyorduk.

Ya bir yol bulurdu, ya da yolu açardı
Pratikti, hayatımda ilk kez onun kadar iş bitirici birini gördüm. Bu iş bitiriciliğinin ‘paranın başında’ olmasıyla alakası yoktu. Daha doğrusu yaptıklarının tamamını ‘Maliye Bakanı’ olmasıyla açıklayamayız. Kişisel bir özellikti… Hizmet etme sevdasıydı. Yaptığından keyif alıyordu. OSB girişine köprü yapıldı. Ancak bağlantı yolu bir türlü yapılamıyordu. Bir hafta sonu iş makinaları girdi ve yolu açtı. Döktü asfaltı geçti… Dava açarlarsa bakarız diyordu. Böyle birçok hizmetine tanık oldum.

Ronaldinho’yu getirme sözü verdi
Unakıtan, Eskişehirspor ile hayli ilgilendi. Tesis yapımından, transferlere kadar hemen her konuda yönetime yardımcı oldu. Bunu da oy için yapmadı. Eskişehirspor’a hizmetin Eskişehir’e hizmet olduğunu söylüyordu. İmza törenlerine katıldı, futbolcular getirdi, maçları izlerdi. Bir keresinde “Süper Lig’e çıkarsanız Ronaldinho’yu getireceğim” demişti. Sergen’i getirmiş, para da var. Camia ‘acaba’ demeye başladı. Ahali “Bu iş nasıl olacak” diye biraz sıkıştırınca “Brezilya’ya gideriz, adı Ronaldinho olan birini bulup getiririz” demişti. EsEs’in almak istediği topçunun başkanına ‘ya defterleri yolla ya topçuyu” dediği şehir efsanesi olmuştu. Daha neler neler… Şunu hiç kimse inkâr edemez; Unakıtan olmasaydı Eskişehirspor bugün belki de çok zor durumda olabilirdi. Süper Lig’e çıkmamızda da katkısı büyüktür.

Kimseyle kavga etmedi
Unakıtan 2007-2011 arası AK Parti Eskişehir Milletvekiliydi. 2007-2009 arasında Maliye Bakanıydı. 2007 genel seçimleri ve 2009 yerel seçimlerinde buradaydı. Kampanyayı o yürüttü. Bir gün olsun kimseyi kötü söz söylemedi, hiçbir rakibini incitmedi. Hep esprili bir dil kullandı. Hep gülümsedi. Kızdığına, sinirlendiğine, sesini yükselttiğine şahit olmadık. Çoğu zaman kendisine sataşma olmasına rağmen siyasi nezaketi elden hiç bırakmadı. CHP ve MHP’yi ziyaret etti. CHP ziyaretinde İl başkanı İsmet Süder’in koltuğunu Unakıtan’a bırakması parti içinde hayli tartışma konusu olmuştu.

“Rabbim Cleveland dedi”
Unakıtan 2009 yerel seçimlerine giderken kalp rahatsızlığı yaşadı. ABD’de bypass ameliyatı oldu. Eşi Ahsen Hanım’ın ameliyat yerinin nasıl belirlendiğini soranlara “Yüce Rabbim Cleveland dedi” cevabını vermişti. Seçim çalışmalarının aksayacağını iddia edenlere “Damarlar değişti, daha sağlam döndüm” dedi. Unakıtan 2009’daki seçimi kaybetti. Mayıs ayında kabine değişince koltuğunu da kaybetti… Seçimi kaybettiği için mi yoksa sağlığı nedeniyle mi bakanlıktan alındı orasını tam olarak bilmiyorum.

Yumurtayı yuvarladın mı…
Basit bir dil kullanıyordu. Halkın anlayacağı şekilde, yalın şekilde konuşurdu. Bunu da ‘sizin anlayacağınız şekilde anlatıyorum’ tarzında yapmazdı. Gayet doğaldı… Bozüyük-Mekece-Adapazarı yolunda incelemelerde bulunuyoruz. Unakıtan yolun önemini anlatıyor. Bir ara “Yolu öyle bir hale getireceğiz ki Eskişehir'den yumurtayı yuvarladım mı İstanbul'dan alacaksın” dedi. Evet, yolu böyle anlattı. Oğlunun yumurta ticareti nedeniyle bu sözü de gündemi hayli meşgul etmişti.

İstanbul-Eskişehir uçuşlarını başlattı
Bir telefonu yetiyordu hizmetin başlamasına. Eskişehir, yıllardır havayolu olmamasından yakınıyordu. Hemen el attı. Ne gerekiyorsa yapılacak dedi. Yaptı da… Sefer sayısı TK 026. İstanbul’dan atladık uçağa, yarım saat sonra indik Eskişehir’e. Uçakta konuşmaya bile zor vakit bulduk. Eşi Ahsen Hanım da vardı ilk seferde.

Markaların tanınması için de çok uğraştı
Unakıtan değerlerimizin tanınması için de çabaladı. Her yaptığı haberdi, her yaptığı olaydı. Kameralar üzerindeydi, onlarca mikrofona konuşuyordu. Bunun nimetinden yararlandık. Eşi Ahsen Hanım ile festivalleri kaçırmazdı. Mihalıççık kirazını hayli meşhur etti. “Bak Ahsen bu İngiltere’ye gidiyor. Kraliçe bunu yiyor” sözü üzerine eşi “Bizim neyimiz eksik” diyaloğu da gündeme gelmişti. Alpu’da lületaşı yüzükle nikâh tazeledi. TÜLOMSAŞ’ın ürettiği lokomotiften Günyüzü’nün kilimine, çibörekten Eskişehirspor’a, Yunus Emre’den havacılık sektörüne kadar tüm değerlerimize sahip çıktı.

O kadar hizmet etti ama…
Unakıtan’ın kentimize hizmetleri saymakla bitmez. Pek çoğumuzun ufkunu açtı. Hoşgörü insanıydı. Gerilimi de sevmezdi. Kalp kırmamaya özen gösterirdi. Böylesi bir insanın adının kentimizde yaşaması gerekir. İsmi sadece Çamlıca’da bir spor salonuna verilmişti yanlış hatırlamıyorsam. Değişmediyse tabi! Hizmet eden kim olursa olsun manevi yönden ödüllendirilmeli. Uygun ve yaptığı hizmetlere yakışır bir esere Kemal Unakıtan adı verilmeli. Gelecek nesiller için de örnek olur.

Kimi arayım güzel kardeşim?
Bir Habersin isimli kitabımda Kemal Unakıtan’a da yer vermiştim. Kitaptaki anım şöyle: “Kemal Unakıtan'lı yıllar... Kabine'nin kudretli ismi, Erdoğan'ın 'abi' diye hitap ettiği Maliye Bakanı Unakıtan, 2007 seçimlerinde AK Parti listesinin ilk sırasında yer aldı. Unakıtan kendine has üslubu olan bir politikacıydı. Sözleri, hareketleri, benzerleri her şeyiyle nevi şahsına münhasırdı. Muhabirlik yıllarımın en hareketli zamanlarını Unakıtan'lı yıllarda yaşadım. Sadece biz gazeteciler değil elbette başta Vali Kadir Çalışıcı olmak üzere tüm bürokrasi kilo vermişti. Unakıtan rejimi diye bir tabir bile kullanılır olmuştu. Hop oturup hop kalkıyorduk. Eskişehir'in 12 kırsal ilçesinin tamamını ilk kez Unakıtan ile gezdim.
Pek çok AK Partili ve bürokrat gibi... Sadece ilçeler mi? Beldeler, köyler... Her yere gider, herkese ve her kesime uğrar olmuştuk. Hastalığına kadar bu yoğun tempo devam etti. Unakıtan'ın aklımda kalan en belirgin özelliği 'iş bitirici' yönüdür. İlk anda 'ee adam paranın başında, elbette iş bitirici olacak' diyebilirsiniz. Ama öyle değil işte... Unakıtan'ın başka bir tarzı vardı. Arabasının önünü kesen köylüler bir şeyler anlatmaya başlayınca hemen 'kimi arayım onu söyle' derdi. Sorunu bir an önce çözmek isterdi ve tahmin ettiğiniz gibi çoğu zamanda çözerdi. Bu olaya defalarca şahit oldum. DSİ Genel Müdüründen, Halkbank Genel Müdürüne... Bakan arkadaşından, müsteşarlara kadar... Yanımızda o kadar çok yetkiliyi aradı ki... Hepsinde sorunu ve çözüm yolunu öyle güzel özetlerdi ki... Yeteneğine şaşmamak elde değil. Neyse lafı çok uzattım. Demek istediğim Unakıtan bu kadar uzatmazdı. Unakıtan'ın kendisinden bir sorunu çözmesini isteyen vatandaşa ya da iş adamına 'kimi arayım güzel kardeşim onu söyle' demesini unutamam.”

Unakıtan'lı renkli anılar: Cihan Yıldırım
Kaynak : anadolugazetesi.net
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi