BU ACIYI İLK KEZ 1982’DE YAŞADIK

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç  BU ACIYI İLK KEZ 1982’DE YAŞADIK
A
a

Osman Cemoğlu yazdı - Sporda İz Bırakanlar

İlk yıllar ve başarı 
1965 yılında kurularak dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak’ın büyük katkılarıyla 2. Lig’e (PTT 1. Lig) alınan Eskişehirspor, aynı sezon büyük bir başarıya imza atarak 1. Lig’e (Süper Lig) terfi etti. Çekirdek kadro birkaç kaliteli transfer ile Süper Lig’e çabuk uyum sağladı. İlk iki sezon tecrübe kazanan takım Süper Lig’de rüzgâr gibi esmeye başladı. 1968/69 – 1969/70 ve 1971/72 sezonlarında 3 kez ligi ikincilikle bitiren kırmızı şimşekler, 1972/73 ve 1974/75 sezonlarında ise üçüncülükle yetinmek zorunda kaldı.
 
On günde iki büyük kupa 
Görüldüğü gibi, o muhteşem futbola, o başarılı sezonlara rağmen futbolumuzun o yıllardaki egemen güçlerini ve bazı lobileri yenmek mümkün olmadı. 3 kez ikincilikle ve 2 kez de üçüncülükle yetinmek zorunda kalan Anadolu Yıldızı yinede iki büyük kupayı müzesine götürmekten geri kalmadı.  Önce 20 Haziran 1971’de Ziraat Türkiye Kupası finalinde Bursaspor’u 2-0 yenerek bu kupayı havaya kaldıran Siyah-Kırmızılılar hemen 10 gün sonra 30 Haziran 197’de en büyük kupa için Ankara 19 Mayıs Stadı’nda Galatasaray’ı 3-2 yenerek Cumhurbaşkanlığı Kupasını (Süper Kupa) kazandı.
 
Futbol kabuk değiştiriyor 
Bütün dünyada en sevilen spor haline gelen futbol, 70’li yıllardan itibaren kabuk değiştirmeye başladı. Yeni kuralları ve kurullarıyla dev bir ekonomiye sahip olmaya başladı.  Batılılar “Endüstriyel Futbol”  kavramıyla yalnızca paranın egemen olduğu bir dünya meydana getirdiler.  Bütün ülkeler gibi Türkiye de bu değişime ayak uydurmak zorunda kaldı.  Futbol gelirleri büyük boyutlara ulaştı. Bu gelirlerden mahrum kalmak istemeyen kulüplerden bazıları şike ve doping illetine başvurmak zorunda kalınca, futbolu yönetenler bunlarla da savaşmak zorunda kaldı.
 
Değişime ayak uydurmak 
Endüstriyel Futbolun bütün ülkelere hâkim olması yeni yapılanmayı gerektiriyordu. Bu sistemde ayakta kalabilmenin iki önemli koşulu vardı. Ya tröstlerin ya da büyük holdinglerin sponsorluğunda yolunuza devam edecektiniz ya da alt yapı kurumuna gereken kaynağı aktarıp bilimsel yapıya kavuşturacaktınız.  Bu durumu gören vizyon sahibi yöneticiler erken tedbir alarak bu dünyanın önemli aktörü olmaya devem ettiler.  Durumun ayırtına varamayan kulüp ve yöneticiler futbol ve futbolcu maliyetlerinin dev boyutlara ulaşmasıyla çaresizlik içinde palyatif tedbirlerle günü kurtarmaya çalıştılar. Tabi sonuç hüsran oldu. Geçmişte büyük başarıları yakalayan birçok kulüp en alt lige kadar düştü.

İlk acı 1981-82’de yaşandı 
İşte Eskişehirspor’da bu değişime ayak uyduramayınca düşüş kaçınılmaz oldu. Altın jenerasyon birbiri ardına futboldan kopmaya başlamıştı. Takımın mali kaynakları son derece yetersizdi. Altyapıdan gelen birkaç futbolcu vardı ancak bunların çabası takımı ligde tutmaya yetmemişti. Böyle olunca kaçınılmaz son yavaş yavaş tecelli etmeye başladı.  Takım 1981-82 sezonuna kadar ortalarda idare etti. Ne var ki 1982 yılı o efsane takımın ve taraftarlarının düşme acısını ilk kez yaşadığı yıl oldu.
 
Biri üzülürken diğeri sevindi 
Takvimler 13 Haziran 1982’yi gösteriyordu.  Eskişehir Atatürk Stadı sezonun son maçında hınca hınç dolmuştu.  Bir tarafta 15 yıldır şampiyonluğa hasret kalan Beşiktaş,  diğer tarafta oynadığı futbolla taraflı, tarafsız herkesin hayranlığını kazanarak 16 yıldır Süper Lig’de mücadele eden Eskişehirspor.  Beşiktaş’ın şampiyon olabilmesi ya da Eskişehirspor’un ligde kalabilmesi için iki takımında mutlak üç puana ihtiyacı vardı. İşte böylesine kritik karşılaşmanın 73. dakikası oynanırken ve Beşiktaş 2-1 önde iken açık tribünlerden fırlatılan bir cisim yan hakemi başından yaralayınca maçın hakemi Talat Tokat bu dakikadan itibaren maçı tatil etmek zorunda kalıyordu.
 
Dördüncü kez düştük 
İlk kez Beşiktaş maçıyla lige veda eden Eskişehirspor 50 yıllık tarihinde 4 kez iniş çıkış yaşadı. 1982 yılında düşen Eskişehirspor, 1984’de tekrar çıktı,ancak  bu kez 1989’da ikinci kez düştü. 1995’de Süper Lig’le yeniden tanışan Siyah-Kırmızılı ekip bir yıl sonra 1996’da üçüncü kez lige veda etti. Ve 2007/08 sezonunda son kez Süper Lige terfi eden kırmızı şimşekler aradan geçen 8 sezonun sonunda dördüncü kez alt lige düştü.  Bu arada 1991/92 sezonunda 3. Lige kadar düşen Eskişehirspor, yalnızca bir sezon 3. Ligin cefasını çekerek aynı sezon üst lige çıktı.
 
İlginç benzerlikler 
Eskişehirspor’un 1982’de küme düştüğü sezonda Beşiktaş şampiyon olmuştu.  Eskişehirspor bu sezon küme düşerken Beşiktaş yine şampiyon oldu.  Eskişehirspor 1982’de yarıda kalan Beşiktaş maçından sonra 4 maç saha kapatma cezası almıştı. Başakşehir karşılaşmasından sonra taraftarların tribünleri yakması ve maddi hasara yol açması nedeniyle yine 4 maçlık ceza verildi.  Ancak arada küçük bir fark vardı. 1982’de verilen 4 maçlık saha kapatma cezası 2. Lig’de uygulandı. Bu kez verilen 4 maçlık ceza ise yine alt ligde ancak taraftarsız olarak uygulanacak. 

TARİH: 13 Haziran 1982
YER     :  Atatürk Stadı
HAKEM: Talat Tokat
 
Eskişehirspor
Çetin Aslan   
Burhan Söğütlü   
Selahattin Örçüm   
İsmail Arca   
Burhanettin Beadini   
Gani Gümüşcan   
Hüdai Doğu   
Serdar Eroy   
Zafer Tüzün   
Ömer Kaner   
Ender Konca  

Beşiktaş
Adem İbrahimoğlu 
Kadir Akbulut   
Mehmet Ekşi   
Ulvi Güveneroğlu   
Samet Aybaba   
Haluk Serenli   
Haluk Çakar   
Ziya Doğan   
Rıza Çalımbay   
Necdet Ergün   
Ali Kemal Denizci 

GOLLER : Dak. 32 Ziya Doğan (Beşiktaş 0-1). Dak. 51 Zafer Tüzün( EsEs 1-1). Dak. 73 Ziya Doğan (Beşiktaş 1-2)
Kaynak : anadolugazetesi.net
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi