Oruç süresince yavaşlayan metabolizma, daha az ve dengeli beslenmeye alışıyor. Ancak bayram sabahıyla birlikte kahvaltıdan tatlıya uzanan yoğun bir yeme düzenine geçilmesi, mideyi bir anda zorlayabiliyor. Bu durum en sık hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Özellikle uzun süredir boş kalan mideye ağır ve yağlı yiyeceklerle yüklenmek, sindirim sisteminin dengesini bozuyor.
Bayram ziyaretlerinde art arda tüketilen şekerli gıdalar da bir diğer önemli risk. Çikolata, şerbetli tatlılar ve hamur işleri gün boyu farkında olmadan fazla miktarda tüketilebiliyor. Bu durum kan şekerinde ani yükselmelere neden olurken, kısa süre sonra halsizlik ve yeniden acıkma hissini tetikliyor. Özellikle diyabet hastaları için bu dalgalanmalar ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bir diğer yaygın hata ise porsiyon kontrolünün tamamen göz ardı edilmesi. “Nasıl olsa bayram” düşüncesiyle normalden çok daha fazla yemek tüketmek, mide kapasitesini aşırı zorlayarak hem sindirim problemlerine hem de gün boyu süren bir rahatsızlık hissine neden oluyor. Aynı şekilde hızlı yemek yeme alışkanlığı da tokluk hissinin geç oluşmasına yol açarak gereğinden fazla tüketimi beraberinde getiriyor.
Uzmanlar ayrıca gün içinde yeterli su tüketilmemesine de dikkat çekiyor. Ramazan boyunca değişen su içme alışkanlığı, bayramda da devam edebiliyor. Oysa artan yemek tüketimiyle birlikte vücudun su ihtiyacı da yükseliyor. Yetersiz su tüketimi sindirimi zorlaştırırken, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunları artırabiliyor. Özellikle hipertansiyon ve kalp hastaları için tuzlu ve ağır yiyeceklerin fazla tüketimi ayrı bir risk oluşturuyor. Bayram sofralarında yer alan salamura ürünler, kızartmalar ve işlenmiş gıdalar, tansiyon dengesini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle kronik rahatsızlığı olan bireylerin bayramda beslenmelerine çok daha fazla özen göstermesi gerekiyor.
Uzmanların ortak uyarısı ise oldukça net: Bayramda her şeyden uzak durmak değil, dengeli ve kontrollü tüketmek önemli. Hafif bir kahvaltıyla güne başlamak, porsiyonları küçük tutmak ve tatlı tüketimini sınırlamak, hem bayramın keyfini çıkarmayı hem de sağlığı korumayı mümkün kılıyor. Aksi halde birkaç gün süren kaçamaklar, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Binlerce genç buluşacak!
Seval Erci
Eskişehir’deki imar ve inşaatın önündeki kritik engel kalktı!
Tarkan Demir
MHP’de atamalar tamamlandı
Kerem Akyıl
Eskişehir’e İYİ geldiler!
Kaan Özcan
Cezalar ağırlaşınca ihlaller azaldı
Ümit Polatbaş
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
