AVRUPA’DA SEVILLA RÜZGÂRI

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç AVRUPA’DA SEVILLA RÜZGÂRI
A
a

Sporda iz bırakanlar / Osman Cemoğlu kaleme aldı

Sevilla neresi?
Sevilla, İspanya’nın güneybatısında Endülüs (Andalucia) özerk bölgesinin merkezi olan en büyük kentidir. Bu kentten adını alan FC SEVILLA son yıllarda Avrupa’nın ikinci büyük kupasına adeta ambargo koyarak bu kupayı üçüncü kez art arda kazanarak müzesine götüren ilk takım olma başarısını gösterdi. FC Sevilla bu kupayı 2005-06 sezonundan bu yana beş kez kazanarak önemli bir başarıya imza attı.
 
 16 yıl önce küme düştüler     
Sevilla 16 yıl önce küme düşmüştü.  Kulüp Başkanı Roberto Ales 2002 yılında başkanlıktan ayrıldı. Yerine şimdiki başkan Jose Maria del Nido geldi.  Jose Maria’nın ilk işi kulübün sportif direktörlüğüne futbol yaşamını bu takımda geçiren Monchi lakabıyla bilinen Ramon Rodriquez Verdejo’yu getirmek oldu. Bu hamle Sevilla’da öze dönmenin ilk işaretiydi.
Monchi’nin başarısının sırrı
Futbol hayatının tümünü Sevilla’da geçiren Monchi, kulübün iç dinamiklerini çok iyi biliyordu. İlk hedefi alt yapıya gereken önemi vermek ve buradan oyuncu çıkarmaktı. İkinci bir hedefi de İspanya’nın hem içinde hem dışında geniş bir scouting ağı (futbolcu takip ve izleme) kurarak yetenekli gençleri takıma kazandırmaktı.  Monchi hiç vakit kaybetmeden bu iki önemli hareketi başlattı.
 
Alt yapı ve scouting ağı  
Yurt içinde ve dışında yaklaşık 700 gözlemciyle oldukça geniş bir scouting ağı kuran Monchi’nin bu çalışmalarıyla aralarında Adriano, Dani Alves, Baptista, Fazio, Seydou, Keita ve İvan Rakitic gibi umut vaat eden çok sayıda genç futbolcuyu ucuz maliyetlerle transfer etti. Takımı yeni bir yapılanma ile Unai Emery’nin ellerine teslim eden Monchi’nin Sevilla’sı 3 sezondur UEFA Avrupa ligini kazanıyor. Son 5 yılda ise bu kupayı 5 kez müzesine götüren Sevilla bu başarıyı yüksek ücretler ödeyerek değil, alt yapıya önem vererek ve geniş scouting ağı kurarak sağladı.



Eskişehirspor neden başaramadı?
1970-71 sezonunda büyük bir başarıya imza atan, Anadolu’da gerçek bir futbol devrimini ateşleyen Eskişehirspor 1965-1975 yıllarını o altın jenerasyonun başarılarıyla geçirdi.  Sevilla’yı da eleyen ve İstanbul hegemonyasına son veren kadro yaşlanarak, futboldan uzaklaşmaya başlayınca önce duraklama devri başladı. Futbol giderek endüstri haline gelmeye başladı. Para futbolda ayakta kalabilmenin yegâne unsuru haline geldi.
Geleceğin planları yapılamadı
Bu durum yalnızca Eskişehirspor’un başında değildi. Vizyonu olmayan, geleceği okuyamayan birçok kulüp geçici başarılarla avunarak, geleceğin planlamasını yapmadı. Eskişehirspor’da bu kulüplerin arasındaydı. Endüstriyel futbolda ayakta kalabilmenin iki önemli kuralı vardı. Ya çok güçlü mali yapıya sahip olacaktınız, ya da altyapı denilen kurumunuza gereken önemi verecektiniz.



Alt yapı gerçeği
Altyapının önemi her geçen gün çok daha fazla ortaya çıkıyor. Avrupa’nın önde gelen takımlarının çoğu altyapıya gereken kaynağı aktarıp, bilimsel bir yapıya kavuşturuyor. Ve sonuçta meyvelerini topluyor. Bizde ise birçok kulübün altyapı girişimi maalesef görüntüden öteye geçemiyor ve bir anlamda boşta gezen birçok isim için iş kapısı olarak görülüyor.  Hâlâ burada görev yapacak hocaların eğitimli ve nitelikli kişiler olması gerektiğini anlayamadığımız sürece buralardan futbolcu beklemek hayalden öteye geçemez.
 
Sevilla zaferi
İşte bu Sevilla’yı 1970-71 sezonunda o zamanki adı Fuar Şehirleri Kupası olan günümüzün UEFA Avrupa Ligi Şampiyonası ilk tur karşılaşmasında 0-1 ve 3-1’lik skorlarla sonuçlanan karşılaşmalardan sonra Avrupa futbol çevrelerini şaşkınlığa uğratarak bu kupanın dışında bırakmıştı. Kırmızı şimşekler özellikle Eskişehir’de oynanan karşılaşmada gerçek bir futbol destanı yazdılar.  Eskişehir’de ki karşılaşmanın son 10 dakikasına 1-0 yenik giren şimşekler, taraftarların tribünleri boşalttığı dakikalarda Fethi Heper’in attığı mucize gibi 3 gol ile Sevilla’yı Porsuk Irmağına gömdü.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi