ATATÜRK STADI TARİH OLUYOR

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç ATATÜRK STADI TARİH OLUYOR
A
a

Sporda İz Bırakanlar - Eskişehir’in futbol mabedine elveda

Açılış Demirspor ve Fenerbahçe’den
Tam 63 yıl önce 6 Eylül 1953 tarihinde Demirspor ile Fenerbahçe karşılaşması ile hizmete girmişti. Tarihi afiş o günkü açılışı çok güzel vurguluyor. Bin kişilik kapalı tribün 250 kuruş, duhuliye olarak adlandırılan ve ayakta seyredilen bölüm ise 100 kuruş olarak açıklanmış.  Saat 16. 30’da yapılacak maçtan önce ise 15, 30 da tekaütlerin yani futbolu bırakmış olanların bir gösteri maçı da varmış…
 
 Yalnız futbol değil
1953 yılında hizmete giren stat o yıllarda Eskişehir’in çok önemli bir eksiğini gidermiş. Tabi ki yalnızca futbol amacıyla kullanılmamış. Özellikle bütün sporların anası olarak kabul edilen atletizmin birçok dallarının yapılmasına olanak tanımış. Örneğin 100, 200, 400, 1500, 5000, 10000 ve 4x100, 4x400 bayrak yarışları, engelli koşular, yüksek atlama, sırıkla atlama, cirit atma, gülle atma gibi yarışların heyecanı yaşanmış. Eskişehirli birçok atlet bu statta yaptığı çalışmalarla önemli başarılar elde etti.
  
İlk halinden eser kalmadı
Hizmete girdiği 1953 yılından sonra çeşitli dönemlerde ilaveler yapılan Atatürk Stadı’nın ilk haliyle bugün arasında hiçbir benzerlik kalmadı. İlk yapıldığında yalnızca kapalı tribün vardı. Kale arkaları ve açık tribün denilen yerlerde tribün yoktu. Tel örgüyle çevrilen bu bölümlerde sporseverler maçları ya da çeşitli sportif karşılaşmaları ayakta izlemek zorunda kalırlardı.  1965 Yılında önce açık tribünler yapıldı. 1976 yılında ise kapalı tribün tamamen yenilenerek büyütüldü. 1983 yılında da açık tribünün ikinci katı yapılarak stat kapasitesi artırıldı. 1997 yılında ise Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Bahattin Şeker’in girişimiyle gece maçlarının oynanabilmesine imkân veren stat aydınlatılması yapıldı.
 
51yıldır Es Es’in evi
1953 yılından 1965 yılına kadar Eskişehir amatör futbol takımlarına ev sahipliği yapan Atatürk Stadı 1965 yılında Eskişehirspor’un kurulmasıyla birlikte tam 51 yıldır Kırmızı Şimşeklerin evi olmuş. Bu arada Eskişehir Demirspor’da 2 ve 3’ncü ligdeki karşılaşmalarını bu statta oynamış.  Yarım asrı geçen hizmet süresinde bu statta önemli galibiyetler ve zaferler yaşanmış. 3-1’lik Sevilla, 3-2’lik Twente zaferleri, 2-0’lık Bursaspor galibiyeti ile kazanılan Ziraat Türkiye Kupası ilk akla gelenler arasında yer alıyor.
 
Son müdür Mustafa Bozkaya
63 yıllık stadı ayakta tutabilmek için bugüne kadar binlerce kişi hizmet vermiş. İşte bu isimlerin arasında biri var ki, göreve geldiği 2014 yılından itibaren bu görevi özveriyle yürüten,  adeta statla yatıp statla kalkan ve bu eski tesisle özdeşleşen stadın son müdürü “Mustafa Bozkaya.”  Şu günlerde sevdiğinden ayrılan âşık gibi hüzünlü ve kederli. Kendisine bunun nedenini bir sorduk, bin ah işittik. Yaklaşık üç yıldır görev yaptığı tesislerde yüzlerce ilginç olay yaşamış ama bir tanesi diğerlerinden çok farklı diyor ve başlıyor anlatmaya.
 
“O maçı oynatmak cinayet”
 “Geçen sezon 1 Ocak 2015’te Balçova Yaşamspor ile Ziraat Türkiye Kupası maçı oynanacaktı. Eskişehir’de günlerdir kar yağıyordu. Maçın tehir edilmesi gerekirdi. Fakat TFF oynanacağını tebliğ etti. bunun üzerine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Spor İl Müdürümüz Hüseyin Aksoy’un unutulmaz katkı vererek elemanlarını ve ekipmanlarını seferber etmesiyle 48 saat uyumadan insan üstü çabayla 3 bin ton karı kamyonların 294 kez servis yapmasıyla temizledik ama o güzelim sahayı da patates tarlasına çevirdik. Maçın hakemleri ise 15 dakika önce maçı tatil ettiler. Ama ne yazık ki o gün statta bir cehalet cinayeti işlendi. Günlerce bu olayın etkisinden kurtulamadım.”
 


BİR PORTRE
Coşkun Demirbakan
10 Kasım 1954 yılında Eskişehir’ de dünyaya geldi. Öz be öz Eskişehir çocuğu. Çalıştırdığı kulüplerin taraftarları ona kısaca “İmparator” diyor…
Babasının görevi nedeniyle ilk gençlik yılları Kadıköy’ de geçti…
Özel yetenekleri, içindeki futbol tutkusuyla birleşince henüz 16 yaşında İstanbul’un Amatör takımlarından Çamlıcaspor’un formasıyla, yıllar sürecek bir futbol serüvenine merhaba dedi…
Hemen 1 yıl sonra 1972 Yılında henüz 17 yaşındayken Fenerbahçe’nin önce genç, sonra A Takımının formasıyla tanıştı…
Ve 1973 yılında Malatyaspor ile günümüzde PTT 1. Lig diye anılan o dönemin 2. Liginde Anadolu futbolunun her türlü zorlukları içinde pişmeye başladı…
1974 Sezonuyla birlikte Anadolu’ da futbol devrimini ateşleyen Eskişehirspor’un o yıllardaki efsane kadrosunun son dönemlerine yetişerek  3 sezon bu takımın değişmez oyuncusu olarak taraftarın gönlünde taht kurdu…
1977 Yılına gelindiğinde Fenerbahçe ile yapılan pazarlıklar sonunda “Ender Konca, Recep, Celal ve Rıfkı” gibi dört futbolcunun yanı sıra, “Alper Potuk” transferinde olduğu gibi Eskişehirspor’a tarihinin en büyük paralarını kazandırarak Fenerbahçeli oldu…
Üç yıl aralıksız sarı lacivertli formanın değişmez ismi olan “Demirbakan”, 4’ü A Milli takım olmak üzere çeşitli kereler Amatör ve Ordu Milli Takım formasını giydi… 
Futbolculuk döneminde Fenerbahçe formasıyla 3 Lig şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası, 3 Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Sakaryaspor formasıyla da bir kez 2. Lig şampiyonluğu yaşayarak futbola veda etti…
İçindeki futbol aşkı, hırsı ve yılların kazandırdığı deneyim onu futbol dünyamızın içinde tutmaya devam etti. Türkiye’nin ilk “UEFA Pro Lisanslı” hocaları arasında yer alarak Teknik Direktörlüğe adım attı…
Sakaryaspor, Erzurumspor, Malatyaspor, Kahramanmaraş, Diyarbakırspor, Eskişehirspor, Alanyaspor, Antalyaspor, Boluspor, Fethiyespor, Altay ve Tavşanlı Linyitspor gibi takımlarda çeşitli başarıların sahibi oldu…
Bu arada çalıştırdığı takımların çoğunu PTT 1. Lig play-off maçlarına taşıdı. 3 takıma Play-Off finali oynattı ve Sakaryaspor, Diyarbakırspor gibi takımları da şampiyon yaparak bu kentlere Süper Lig heyecanı yaşattı…
Bu gün futbolumuzda bir marka haline gelen “Aykut Kocaman, Hakan Şükür, Tuncay Şanlı, Burak Yılmaz” gibi isimlerin ve daha birçoklarının Türk futboluna kazandırılmasına büyük emek verdi…   
Sakaryaspor, Erzurumspor, Malatyaspor, Kahramanmaraş, Diyarbakırspor, Eskişehirspor, Alanyaspor, Antalyaspor, Boluspor, Fethiyespor, Altay ve Tavşanlı Linyitspor , Elazığspor gibi birçok Anadolu kulübünü çalıştırarak gerçek bir futbol emekçisi oldu…
Bu arada çalıştırdığı takımların çoğunu PTT 1. Lig play-off  heyecanı yaşatırken, 3 takıma Play-Off finali oynattı.  Sakaryaspor, Diyarbakırspor gibi takımları da şampiyon yaparak Süper Lig’e taşıdı…
Bütün futbol birikimiyle ve deneyimiyle, “Nev-i şahsına münhasır” kişiliğiyle, her zaman futbolda dik duruşun seçkin bir temsilcisi olarak futbol dünyasında saygın bir yer edindi…
Kaynak : anadolugazetesi.net
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi