Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Şirintepe Mahallesi’nde düzenlenen iftar programında ES TV canlı yayınına katılarak Ramazan etkinliklerive ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ataç, yıllardır düzenlenen iftar programlarıyla yüz binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturduklarını söyledi.

“850 bin vatandaşımız iftar soframıza oturdu”
Ramazan ayının yalnızca dini bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendiği özel bir zaman olduğunu vurgulayan Ataç, iftar sofralarının insanları bir araya getirdiğini belirterek, “Öncelikle ekran başında bizi izleyen tüm dostlarımızın Ramazanı hayırlı olsun. Yaptıkları dualar, tuttukları oruçlar Allah nezdinde kabul olsun. Tepebaşı iftar konusunda çok hassas bir belediye. Yaklaşık 10–11 yıllık süreçte 850 bin vatandaşımız iftar masamıza oturdu. Bugün de tahmin ediyorum burada 5 bine yakın vatandaşımız var” dedi.

“İftar sofraları sosyalleşmenin de bir parçası”
İftar programlarının yalnızca yemek dağıtımı olmadığını vurgulayan Ataç, bu buluşmaların mahalle kültürünü güçlendirdiğini söyledi. Başkan Ataç, “Tabii bu dini bir ritüel olmasının yanında sosyalleşme de çok önemli. Burada dayanışma, birlikte olma, birbirini destekleme gibi duygularla insanlarımız bir araya geliyor. Şu anda hava soğuk ama insanlar o kadar rahat ki sanki yaz sıcağındaymış gibi akın akın geliyorlar. Bu bizi çok mutlu ediyor” sözlerini kullandı.
Mahallede yaşayan insanların iftar sofralarında tanışabildiğini belirten Ataç, “Mesela aynı apartmanda oturan insanlar belki birbirini tanımıyor ama şimdi iftar masasında tanışıyorlar. Çocuklarımız var, gençlerimiz var, kadınlarımız var. Herkes bir araya geliyor ve sosyalleşiyor. O açıdan bu buluşmaların mutluluğu gerçekten çok büyük” dedi.
“Ramazan boyunca sosyal destekler sürüyor”
Ramazan ayı boyunca sosyal yardım çalışmalarının da devam ettiğini belirten Ataç, özellikle öğrenciler ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik destekler sağladıklarını söyledi. Ataç, “Yıl içinde de birçok destek veriyoruz. Mesela üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek veriyoruz. Bu yıl daha bir buçuk ya da iki ay oldu ama yaklaşık 1800 öğrencimiz bu hizmetten yararlandı. Bunun dışında evlere yemek gönderiyoruz. Mahallelerimizde belirlediğimiz 11-12 noktadan vatandaşlarımız gelip yemek alabiliyor” ifadelerini kullandı.
Ramazan süresince erzak yardımları ve ev ziyaretlerinin de sürdüğünü belirten Ataç, insanların hatırlanmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
“Boş durmuyoruz Ramazan’da. Erzaklar gönderiliyor, ziyaretler yapılıyor. Bugün sabah üç tane ev ziyareti yaptım. İnsanların gerçekten sorulmaya, aranmaya ihtiyacı var. Hepimiz önemsenmek isteriz. İnsanları önemsediğiniz zaman gerçekten işler farklı oluyor.”
“İnsanlar artık ‘geçinemiyoruz’ değil, ‘açız’ diyor”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ataç, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, “Yoksulluğu çok iyi biliyoruz. Her gün televizyonda emeklilerin, asgari ücretlilerin serzenişlerini görüyoruz. Hakikaten insanlar artık ‘geçinemiyoruz’ demiyor, ‘açız’ diyor. Durum o dereceye geldi” dedi.
“Bir zamanlar kendine yeten ülkelerden biriydik”
Türkiye’nin geçmişte tarım ve gıda konusunda güçlü bir ülke olduğunu hatırlatan Ataç, bugün gelinen noktada ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.
“Dünyada şu anda Ukrayna’da savaş var ama bakıyorsunuz gıda güvenliği çok yüksek, enflasyon o kadar düşük ki. Peki bizde neden düşmüyor? Bu enflasyon yaklaşık sekiz yıldır devam ediyor. Bir de iklim krizi ve kuraklık gibi gıda güvenliği konuları var.”
Ataç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir zamanlar Türkiye dünyada kendine yeten yedi ülkeden biri olarak anılırdı. Ama bugün gıdayla ilgili tabloya baktığınızda çok farklı bir noktadayız. Değerler çok düşük. Belki milyonlarca insana destek veriliyor ama bu övünülecek bir şey değil. Bu aslında insanların ne kadar zor durumda olduğunu gösteriyor.”