Aft, ağız içinde ortaya çıkan, genellikle beyaz ya da sarı renkli merkez ve etrafı kızarık halkayla çevrili, ağrılı yaralardır. En sık dudak içi, yanak içi, dil, diş eti ve yumuşak damak bölgelerinde görülür. Küçük boyutlu olmalarına rağmen oldukça can yakıcıdır ve günlük yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir. Aftlar bulaşıcı değildir ancak sık tekrarlayan aftlar kişiyi hem fiziksel hem psikolojik olarak yorar.
Tıbbi adıyla “aftöz ülser”, ağız mukozasında oluşan yüzeysel yaralardır. Çoğu zaman tek başına görülse de bazı kişilerde aynı anda birden fazla aft çıkabilir. Aftlar genellikle 7–10 gün içinde kendiliğinden iyileşir, iz bırakmaz. Ancak sık tekrar eden veya uzun sürede geçmeyen aftlar altta yatan başka bir sağlık sorununun habercisi olabilir.
Aftın tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman birden fazla faktör bir araya gelerek aft oluşumunu tetikler. En yaygın nedenlerin başında stres gelir. Yoğun stres altında bağışıklık sistemi zayıflar ve ağız içi dokular daha hassas hale gelir. Ağız içinin yanlışlıkla ısırılması, sert bir gıdayla tahriş olması, diş fırçalarken mukozanın zedelenmesi de afta yol açabilir. Özellikle sert kıllı diş fırçaları aft riskini artırır. Vitamin ve mineral eksiklikleri aft oluşumunda önemli rol oynar. B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği olan kişilerde aft daha sık görülür. Bunun yanında hormonal değişimler, özellikle adet dönemlerinde aft şikayetlerinin arttığı sıkça gözlemlenir. Bağışıklık sistemi hastalıkları, bazı mide-bağırsak sorunları, çölyak hastalığı ve nadiren de olsa Behçet hastalığı gibi durumlar aftların sık ve şiddetli seyretmesine neden olabilir.
Aftlar genel olarak üç grupta incelenir. En yaygın olanı minör aftlardır. Çapı genellikle 5 mm’den küçüktür ve 1 hafta içinde iyileşir. Majör aftlar daha büyük, daha ağrılıdır ve iyileşmesi 2–3 haftayı bulabilir. Nadiren iz bırakabilir. Herpetiform aftlar ise çok sayıda, küçük küçük aftların bir arada görülmesiyle oluşur. Görünüm olarak uçukla karıştırılsa da virüs kaynaklı değildir.
Aftların çoğu kendiliğinden iyileşir ancak ağrıyı azaltmak ve iyileşme süresini kısaltmak mümkündür. Öncelikle ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Dişler yumuşak kıllı fırça ile nazikçe fırçalanmalı, alkol içermeyen ağız gargaraları tercih edilmelidir. Tuzlu suyla gargara, ağız içindeki bakterileri azaltarak aftın daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur. Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz eklenerek günde 2–3 kez gargara yapılabilir. Eczanelerde satılan aft jelleri ve spreyleri, yarayı kaplayarak hem ağrıyı azaltır hem de iyileşmeyi hızlandırır. Çok sık aft çıkıyorsa vitamin ve mineral düzeylerinin ölçülmesi ve eksiklik varsa giderilmesi önemlidir. Doğal yöntemler de destekleyici olabilir. Bal, propolis ve aloe vera gibi doğal ürünler aft üzerine dikkatli şekilde uygulandığında rahatlama sağlayabilir.
Beslenme, aftın hem oluşumunda hem de iyileşmesinde kilit rol oynar. Aft varken ağız mukozasını tahriş etmeyen, yumuşak ve besleyici gıdalar tercih edilmelidir. Yoğurt ve kefir gibi probiyotikler ağız ve bağırsak florasını destekler. Özellikle şekersiz yoğurt aft iyileşmesine katkı sağlar. Muz, avokado, yulaf lapası gibi yumuşak dokulu besinler ağız içinde tahrişe neden olmaz. Sebze çorbaları, ılık ve baharatsız şekilde tüketildiğinde hem besleyici hem de rahatlatıcıdır. B12 vitamini açısından zengin yumurta, balık ve süt ürünleri; demir içeren kırmızı et ve yeşil yapraklı sebzeler aftın tekrarlama riskini azaltabilir. Bol su içmek ağız mukozasının nemli kalmasını sağlar ve iyileşmeyi destekler.
Aft varken bazı gıdalar ağrıyı artırır ve iyileşmeyi geciktirir. Özellikle asidik ve baharatlı besinlerden uzak durulmalıdır. Portakal, limon, greyfurt gibi asitli meyveler aft üzerinde yanma hissini artırır. Acı biber, karabiber, pul biber gibi baharatlar yarayı daha da tahriş eder. Cips, kraker gibi sert ve köşeli atıştırmalıklar aftın üzerini çizebilir. Çok sıcak yiyecek ve içecekler de ağız dokusunu hassaslaştırır. Çikolata, kahve ve bazı kişilerde domates gibi besinler aftı tetikleyebilir. Bu gıdaların etkisi kişiden kişiye değiştiği için, aftı sık çıkan kişilerin hangi besinlerin kendilerinde sorun yarattığını gözlemlemesi faydalıdır.
Aftlar genellikle zararsızdır ancak bazı durumlarda doktora başvurmak gerekir. İki haftadan uzun sürede iyileşmeyen aftlar, çok sık tekrarlayan ve sayısı giderek artan yaralar mutlaka değerlendirilmelidir. Aftla birlikte yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrısı gibi şikayetler varsa altta yatan sistemik bir hastalık söz konusu olabilir. Bu durumda kendi kendine tedavi yerine uzman görüşü alınmalıdır.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
MHP’de siyasi kırılma!
Tarkan Demir
Eskişehir’de emekli ne yiyecek?
Kerem Akyıl
Silahları evinizden uzak tutun!
Kaan Özcan
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bu bayram ihmalin bedeli ağır olmasın
Ümit Polatbaş
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
