Bu cümle bana miras… Yeri geldikçe aktarmak ve üzerimdeki sorumluğu atmak istiyorum! Bu tespit Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas’a ait. Aramızdan ‘zamansız’ ayrılan Taciser Hoca, Midas Anıtı (Yazılıkaya) için böyle konuşmuştu.
Bugün rahmetle andığım Taciser Hoca bir keresinde “Yazılıkaya önemli değerlerimizden biri. Sadece bizim değil dünyanın önemli miraslarından. Gerekli tanıtım yapılırsa New York ve Tokyo’dan bile görmeye gelenler olur” demişti.
Turizm konusunun gündemde olduğu bugünlerde ‘görkemli’ Yazılıkaya’dan bahsetmek istiyorum. Bahsetmek istiyorum çünkü anlatmak haddime değil… Yazılıkaya, kent merkezine 80 kilometre uzaklıktaki Han ilçemiz sınırları içinde. Adını taşıyan köyde, sonradan mahalle oldu. Anıt, Yazılıkaya köyü ile iç içe bulunmaktadır. Yüksekliği tam 17 metre. Boşuna ‘görkemli’ denmiyor. İki bin 500 yıllık geçmişi olduğu ifade ediliyor. Uzun yıllar boyunca ‘üzerindeki yazıların gizemi çözülemedi’ türünden haberlerle gündeme geldi! Gizemini koruyan o yazıları çözmek için başta Avrupa olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar geldi. Henüz sonuç alınamadı. Anıtın üstünde ve yanlarında bulunan yazıların ‘ne anlattığını’ hala bilmiyoruz. Ortasında çatlak oluşan anıt, kapsamlı bir yenileme geçirdi. Yazılıkaya, insanlığa ve turizme kazandırılmayı bekliyor.
Yazılıkaya denince aklıma Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas ve yine rahmetli olan Arkeoloji Müzesi Müdürü Dursun Çağlar gelir. Bir de Rahmi Emeç’in Yazılıkaya Şiir Yaprağı… Belki başka bir zaman hikayesini anlatırım. Zaman zaman Çağlar ile bölgeyi gezerdim. Frigya Vadisi’ni ondan dinlemek, onunla o topraklarda gezinmek benim için keyifli, gizemli ve en önemlisi son derece bilgilendirici olurdu. Yazılıkaya önemini anlamadığımız, dolayısıyla anlatamadığımız bir değer. Eşine dünyada çok az rastlanır cinsten bir anıt. Maalesef yıllardır ihmal edildi. Hâlihazırda da kıymeti biliniyor denemez ama yine de biraz kıpırdanma var. Yıllar önceki ziyaretlerimizde bırakın yemek yiyecek, kalacak yer bulmayı lavabo bulamıyorduk. Yazılıkaya’ya gitmek ise ayrı bir maceradır. 2Eylül’de çalıştığım dönemde muhabirler M. Emir Yıldız ve Aydın Sarıoğlu’nu göndermiştim. Arkadaşlarım ulaşımın zorluğunu anlatan nefis bir çalışmaya imza atmışlardı. Hala pek çok eksiği bulunuyor. Yön tabelaları bile sıkıntılı. Her şeye rağmen umutluyum. Bir gün Yazılıkaya yollarında onlarca tur otobüsü göreceğiz. Çoğu yabancı binlerce turisti ağırlayacak ‘görkemli’ Yazılıkaya…
Yazılıkaya üzerine yaptığımız sohbetlerin birinde Taciser Hoca “Yazılıkaya önemli değerlerimizden biri. Sadece bizim değil dünyanın önemli miraslarından. Gerekli tanıtım yapılırsa New York ve Tokyo’dan bile görmeye gelenler olur” demişti. Ben bu cümleyi ‘miras gibi’ görüyorum. Zaman zaman yetkililere aktarmam gereken bir miras… Tarihe, medeniyetlere, savaşlara, krallara tanıklık etmiş Yazılıkaya’nın önemini ve değerini henüz bilmeyenlere aktarmam gereken bir miras… Yazılıkaya kendisini ziyaret edenlere ‘çok da önemli’ olmadıklarını hatırlatan ‘önemli’ bir anıttır! Karşısında 10 dakika durup seyredenlere kısık sesle ‘yalan dünya’ dedirtir. Tam ayrılırken dönüp bir daha bakma gereği hisseder ve ‘kimler gelmiş kimler geçmiş’ dersiniz. Tamam, üzerinde yazılanlar henüz çözülemedi ama yine de çok şey anlatır Yazılıkaya.