YAZIYORUM
Dünyaya farklı pencerelerden baksak da, Sadi Seda arkadaşımla bir konuda hemfikirizdir. Bu görüşümüzü ikimizde gazete köşelerimizden olanak buldukça açıklarız. Hangi konu diye soracak olursanız hemen açıklayayım. Eskişehirlinin Eskişehirliyi kollayıp bütünleşmemesi, birlik olmak yerine parçalanması, başarılı insanını paçasından tutup aşağı çekme kompleksi ve kısacası “Eskişehir Ekolünün” olmaması... Dün yine bu konu üzerine sohbet ederken bu birlik ve beraberliğin gazeteciler arasında da olmadığını ve nedenlerini sordum kendisine. Gazeteciler Cemiyetinin dışında bir de Çağdaş Gazeteciler Derneği var bu kentte. Ve Eskişehir’in sekiz yerel gazetesinde görev yapan bir avuç da gazeteci var. Bu gazetecilerden de bir kısmı okullu, bir kısmı da alaylı tanımlaması adı altında kabul görmüş kişiler. Bir elin parmakları kadar az olan bu meslek gurubunda neden dayanışma ruhu yoktur? Belirli zaman aralıklarında neden bir çatı altında buluşup birbirlerini tanımak istemezler? İşleri iletişim olan bu insanlar öncelikle neden kendi aralarında bu bağı kurmaktan kaçınırlar? Bizler her istediğimiz mekâna gidip sere serpe (en doğal halimizle) eğlenmek, deşarj olmak özgürlüğünden mahrum insanlarız. Toplumun gözü önünde olmamız vesilesi ile yanlış anlaşılmamak adına, evimizin ve ailemizin dışında sosyal yaşamdan yararlanamayanlardanız. Hiç değilse cemiyet ya da dernek vasıtası ile neden bu özlemlerimizi giderecek bir çatımız yoktur? Ailelerimizle birlikte gidebileceğimiz, onlarında kendi aralarında dostluk bağlarını geliştirebilecekleri bir alan! Hani nefes alabileceğimiz, insanca konuşabileceğimiz, birbirimizi tanıdıkça ön yargılardan arınabileceğimiz bir mekân! Sigara kokmayıp insan kokan, okey ya da pişpirik yerine düzeyli sohbetlerin tercih edildiği, üçüncü dublelerden sonraki devrim yapmak yerine muhabbetlerin yapıldığı bir yuva hani! Her hafta sonu gazetecilik mesleği üzerine bizleri yeni bilgilerle donatacak akademisyenlerin ve bu meslekteki duayenlerin davet edileceği bir ortam! Sadi Seda beni dinledikten sonra şunları söyledi; “Hocam, bir zamanlar Mustafa Özer adında bir arkadaşımız kooperatif başkanıydı. Gazeteci arkadaşlarımızı toplayarak gelin sizin de bir siteniz olsun, arsanız benden olmak koşulu ile bir gazeteciler sitesi yapalım dedi. Eskişehir’de bir avuç da olsak her kafadan bir ses çıktığı için ne yazık ki bu içten teklifi bile değerlendiremedik…” Anladım ki benim hayallerim ütopyadan öte bir şey değildi…
UZAKTAN GAZEL
8 Mart yaklaşırken kısa bir hatırlatma yapalım;
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın başlangıç simgesidir 8 Mart. 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yapması ile başlar bu hak savaşı. Polisin grev yapan işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi… Bu üzücü olay tüm dünyada büyük yankılar uyandırmış ve cenazeye 100.000 den fazla kişi katılmıştı… Yani yarın dünya kadınlar günü değil, Dünya Emekçi Kadınlar günüdür. Eğlence mekânlarında göbecikler atarken çektirdikleri fotoğrafları “kadınlar gününü kutladık” diye yayınlayacak embesillerden Allah’a şükür ki Eskişehir’imizde hiç yok!
OZANCA
Gazeteci gardaş
Memleket gidiyor kapan kapana
Karanın içinde akları da yaz
Masum insanları satan satana
Gazeteci gardaş, pakları da yaz
Pareye dönüşen kurak tabakta
Aş pişmiyor artık yoksul mutfakta
Yürekler çatlamış, halkım kurakta
Gazeteci gardaş, bunları da yaz
Güneş kimine yumuşak doğuyor
Bizeyse doğduğu yerden batıyor
Biz hak ararken onlarsa satıyor
Gazeteci gardaş, batanı da yaz
Tarlada çalışan köylüleri de
Okulda okuyan öğrenciyi de
Fabrikadaki işçileri de
Gazeteci gardaş, onları da yaz
Yusuf Ziya'm, hani doğru gastesi
Halkımın kulağı, hakların sesi
Biz bu vatandayız, görün bizleri
Gazeteci gardaş, halkımı da yaz
Yusuf Ziya Leblebici
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
