Trafikte, en ufak bir hizipleşmede el frenini çekerek eline geçirdiği levye ya da tornavidayla acımasızca karşısındakine saldıranı mı ararsınız!
Onlarca hanenin oluşturduğu apartmanda karısını dilimleyen aklını yitirmiş kocaya müdahale dahi etmeyen komşularını mı ararsınız!
Sokak ortasında “töre” adı altında(hay sizin törenizi demek geliyor tabii içimden)kız kardeşini vuran ucubenin elini kolunu sallayarak kaçışını izleyeni mi ararsınız!
Cumhuriyet Tarihinin en büyük terör eylemi diye nitelenen ve 102 insanımızın katledildiği katliam sonrası, ölenlerin ardından neredeyse “oh” diyen insan artıklarını mı ararsınız…
Sayfalar dolusu örnekleme olası ama neye yarar ki?
Sevgili kardeşim, CHP Ankara Milletvekili Sayın Bülent Kuşoğlu’nun dediği gibi sosyal tehlike gerçekten de kapımızda ve en büyük tehlike ne yazık ki…
Bir toplumun, ruh birliği-gönül birliği gibi manevi duyguları köreltilmişse; ülkü birliği kavramından koparılmışsa fazla söze gerek kalmaz ki! Bakınız burnumuzun dibindeki tüm Arap ülkelerine, yakın gelecekte ne hale gelebileceğimizi tahmin edin kardeşim!
Böyle gitmesin inşallah…
Ahmet Kaynak’ın ardından…
Rahmetlik babamın memuriyeti nedeni ile altı yaşından sonra Eskişehir’den kopup Polatlı’da yaşamak üzere yelken açmışım gurbete. Fakat o gurbet daha sonra sıla oldu zamanla bana. İlkokul, ortaokul, lise yıllarım yani en önemli yıllarım Polatlı’da geçti. İlk gençlik-gençlik yıllarım…
Düşünsenize orada şekilleniyorsunuz ve oranın kültürünü kanıksıyorsunuz. Nerelisin diye sorduklarında Polatlılıyım diyorsunuz rahatlıkla. Çünkü hayatınızın tüm tanıkları, geçmişinizin tanıkları burada barınıyor…
Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü bitirip öğretmen olduktan birkaç yıl sonra yine koşturup Polatlı’ya tayin istedim. Öğretmenliğimin en ama en güzel ve anlamlı yılları Polatlı’da geçti…
İşte çocukluk(ilk gençlik)yıllarının bitimi ile birlikte tanıştım koca kurt ile. Hıdır Yıldız ile ben Ecevitçi idik sözüm ona ama Ahmet Kaynak ağabeyimiz yaşı itibarı ile fikir seçimini çoktan yapmıştı bize göre. MHP’li idi kimi zaman da Ülkücüyüm derdi kendini anlatırken…
Benim devrimci geleneğin içerisinde şekillenmem Gazi Eğitim enstitüsündeki öğrencilik yıllarımla başlar. Yaşıtlarım çok iyi bilirler ki ABD’nin “bizim oğlanları” faşist darbeyi yapacakları güne dek kardeşin kardeşi kırmasına özellikle izin verdiler! Ve biz karşımızdakini “faşist” diye, karşımızdaki bizi “komünist” diye damgalayarak canımızı yaktık karşılıklı…
1975’li yıllardı sanıyorum, kardeşliğin hep hüküm sürdüğü Polatlı’da dahi gepegenç bir can yitti gitti. Yani kardeş kardeşi burada da öldürdü ne yazık ki…
Sevgili Ahmet Ağabeyim, koca kurt…
Yaşın bizden büyüktü ama gönlün de büyüktü. Lider konumundaydın ama gençleri kullanıp provoke etmek gibi bir sığlık, çiğlik defterinde yazmazdı senin. Bir gün olsun düşüncelerimden dolayı kalbimi kıracak, beni incitecek sözün olmadı. Seninle Menteşe kıraathanesinde defalarca çay içmeye gelirdik Hıdır ile birlikte. Fıkralarınla, hem de daha ambalajı yeni açılmış fıkralarınla gözlerimizden yaş getiresiye güldürürdün ya! Ismarladığın çaylar kadar güzeldi sohbetin de be Ahmet ağabeyim inan. Meğer ısmarladığın o demli çaylar, bizim dostluğumuzun sımsıcak mayasıymış…
Daha düne kadar sosyal paylaşım sitesinden paylaşımlarımın altına yorumlar yazardın koca kurt. Hiç kompleks duymaksızın övgüler dizerdin bu kardeşin için. Adamdın be Ahmet Ağabeyim adamdın sen. Hani bir çuval bıyık bırakıp içindeki fetbazlıkları kamufle ettiğini sanan nice “çakma delikanlıya” ders kitabı olacak kadar adamdın hem de. Yani gençlik yıllarından son anına dek uzatmaktan haz duyduğun o bıyıkların eğreti durmadığı; hani tabir caiz ise “koç gibi” adamlardandın…
Işıklar içerisinde, nurlar içerisinde ol ağabeyim…
OZANCA
Elimde sükûtun nabzını dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin!
Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgâra salıver gitsin! Necip Fazıl Kısakürek
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy