YAZIYORUM
SİGARA İÇME YASAĞI
Çerçevesi 2008 yılında fazlasıyla genişletilen bu yasak karşısında kıyametler koparıldı. Evet, eleştirilecek noktaları yok değil belki fakat kanun çerçevesinde uyulması gereken kurallar değil mi sonuçta? Peki, bu kurallara ne kadar uyuluyor Eskişehir’de? Özel bir hastanenin önünden biniyorum taksiye, içerisi duman altı. Şoför kardeşim maşallah öyle bir tüttürüyor ki nefes almak mümkün değil. “Affedersiniz, taksilerde sigara içmek yasak değil mi?” diye soruyorum ve aldığım cevap inanılmaz: “Abi, müşteriler yasak mı dinliyor sanki? İçilmez diyoruz, iniyorlar, başka bir taksiye biniyorlar. Müşteri kaybetmemek için yasağın delinmesine göz yumuyoruz. Hem siz biliyor musunuz bizim iş ne kadar stresli? Benim bugün başıma gelenleri bir anlatsam… Tam sabah taksiyi aldım…” diye başlayan ve varacağım yere kadar hiç noktası olmayan cümlelerle o gün başından geçen ve sigara içmesine sebep olan talihsiz olaylar zincirini anlatıyor… Aslında bütün taksiciler bu yasağa uysa, müşteriler hiçbir takside sigara içemeyeceğini bilir ve kimse müşteri kaybetmek zorunda kalmaz diyecek fırsatı bulamadan yolculuğum sona eriyor. Yaşasın bomboş geliyor dolmuş, hava da zehir gibi soğuk zaten, bir çırpıda atıyorum kendimi dolmuşa. Ancak tahmin edeceğiniz üzere dolmuşun içi de duman altı. Ülkemizin sigara içme oranına göre bu şoförümüzün de tiryaki oluşu olağan belki. Lakin olağan olmayan durum bu tiryakiliğini yasak bölgede icra ediyor olması. Dolmuşta henüz benden başka yolcu yok. Benim tepkim yine aynı: “Affedersiniz, dolmuşlarda sigara içmek yasak değil mi?” Şoför yüzüme şaşkınlıkla bakıyor. Bir an kendimden şüpheye düşüyorum, yanlış bir şey mi söyledim diye… Neyse ki şaşkınlığı uzun sürmüyor: “ Abiciğim, duraktan hemen hareket edince içecek fırsatı bulamadım bir tane yakayım dedim. Rahatsız oluyorsan söndüreyim” diyor. Ancak öyle sıkı yapışmış ve gözünü yoldan ayırıp öyle bir özlemle bakıyor ki sigarasına, kazaya kurban gitmektense on dakika kadar pasif içici olmayı tercih etmek zorunda kalıyorum. Söylemek istediğim cümleler yine boğazıma düğümleniyor. Ve merak ediyorum; taksilerin ve diğer toplu taşıma araçlarının sigara içme yasağı denetimini kim yapıyor? 2008 yılında konan bir kuralın bugüne kadar çoktan oturmuş bir düzen içinde işliyor olması gerekmez miydi? Bu konu burada bitmiyor ne yazık ki; resmi dairelerin pencere dipleri ve koridorları evlere şenlik. Mürekkep yalamış devlet memurları da kurallara uyma konusunda sınıfta kalıyor Eskişehir’de. Üstelik sigara içme yasağına uymayanların para cezasını tahsil eden memurların bizzat bu yasağı deliyor olması son derece ironik değil mi sizce de? Bu noktada insan ister istemez umutsuzluğa düşüyor, kimi kime şikâyet edeceğiz diye. Sanırım bu mesele mürekkep yalama değil kültür meselesi. Ne demiş atalarımız; “Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır!”
OZANCA
Sigarayı Bırakanın Şiiri
Eskiden birinci işimdi sigara içmek
Şimdiyse içmemek birinci işim.
Cemal Süreyya
DIŞARDAN GAZEL
CANLI BOMBA!
Hangi inançtan, hangi görüşten olursa olsun bir insanın kendisi bedeni üzerine bomba sararak kafasına koyduğu noktada infilak ettirmesinin sizce mantığı nedir? Sizce bunun anlatım biçimi ne olabilir, nasıl olabilir? Düşünüyorum da dünyanın en haklı bir kavgasının neferi de olsa bu yapılan eylem insanlık dışıdır. Bunu yapan kişi ruh sağlığını kesinlikle yitirmiş kişidir. Yüreğinde zerre kadar sevgiden ve insanlıktan eser kalmamıştır. Şu bir gerçek ki gittikleri yol insanlık yolu değildir, aydınlığa giden yol hiç değildir…