YAZIYORUM
Sevgili Nevin öğretmenim,
İnsanın ilkokul öğretmenini asla unutamayacağı gerçeğini öğrendiğimde ben de bir öğretmen olmuştum. Öğretmenliğe başlamadan, daha öğrencilik yıllarımda yaptığım erken evlilikle “baba” bile olmuştum hatta! Babalık duygusu, daha doğrusu evlat sevgisi ve sorumluluğu kadir bilmek anlamında duygularımın ve kimliğimin olgunlaşmasında çok önemli bir etkendir. Ben bu yıllardan sonra size olan şükran duygularımın, sevgimin olağanüstü bir hızla büyüdüğünü biliyorum. Siz benim ilk aşkımdınız biliyor musunuz Nevin öğretmenim? Çünkü ben ilk kez bir kadının estetiğini, zarafetini, akıcı konuşmasını ve ikna etme özelliğini sizde tanık oldum. Ben ilk kez müzik dersinde bir enstrümanın nasıl çalınabileceğini ve hatta bir enstrümanı(mandolin)sizin sayenizde gördüm. Ben ilk kez bir Cumhuriyet kadının kuğu misali süzülerek vals ve tango dansı ettiğini gördüm. Cumhuriyet dedim de canım öğretmenim, o Ulusal bayramlarda bizim o minicik yüreklerimizi nasıl coşku ile doldurduğunuzu, o bayram sabahlarını iple çektiğimizi, o rontları yaparken minik bedenlerimizdeki tüylerimizin diken diken olmasını nasıl sağladığınızı nasıl başardığınızı hep sorgulamışımdır inanın. Çünkü benim öğretmenlik mesleğini seçmemin yegâne nedeni sizdiniz. Siz Cumhuriyet denen bu çağdaş yaşam biçiminin en güzel örneklerinden biriydiniz. Siz,”benim en büyük eserim Cumhuriyettir” diyen Mustafa Kemal’in aydınlık yolunun tek mürşit olarak yüreklerimize kazıyan bir ustaydınız. Siz öğretmenim o marşları, o Ulusal şarkıları bizlere yaşadığımız beldenin meydanında bayram günleri coşkuyla söyletirken içimizdeki aşkın çığ gibi büyüdüğünü biliyordunuz. Cumhuriyete olan aşkımız sizin için de büyüyordu Nevin Öğretmenim. Kırmızı beyaz sevdamızı kanımızın her zerresine nakış nakış işleyen o narin ellerinizin kokusunu içime sonsuz bir hasretle çekmek isterdim. “Yurtta sulh, cihanda sulh” şiarını içimize işlerken güzel yüzünüzdeki o güzel gamzenizden ve ellerinizden öpmek isterdim…
İsterdim diyorum, çünkü siz yoksunuz artık. Siz de yoksunuz artık, Cumhuriyetin faziletlerini, Mustafa Kemal sevdasını yüreklerimize kazıyan sizin gibiler de yok denecek kadar azaldı! Şimdi Ulusal bayramlarımızın tatil olmasına sevinen, kadın haklarını kendi elleri ile erkek egemen dünyaya teslim eden bir güruhtan başka bir şey kalmadı geriye. Şimdilerde alışageldiğimiz sıradan konuşmaların içimizi baydığı ve “bitse de bir an önce gitsek” diyenlerin meydanlarda olduğu göstermelik bayramlar kaldı geriye.
Aşkım öğretmenim, “biz nerede yanlış yaptık” sorusunu bile sormayan ve sorgulamayanlara siz sağ olsaydınız ne derdiniz? Şimdi siz yoksunuz ki artık öğretmenim!
UZAKTAN GAZEL
Yazım uzun olduğu için bu kısım yok…
OZANCA
YIKIN HEYKELLERİMİ!
……
Fazla geldiyse size hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız millet olmanın
Kul olun ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi…
RAHAT BIRAKIN BENİ
Süleyman Apaydın
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
