Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ı ES TV ekranlarında yayınlanan Soruyoruz programına konuk ettik. Ekonomiyi, sanayiyi, yatırımları vs konuştuk ama en çok merak edilen konulardan biri de yaklaşan Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) seçimleriydi.
Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ı ES TV ekranlarında yayınlanan Soruyoruz programına konuk ettik. Ekonomiyi, sanayiyi, yatırımları vs konuştuk ama en çok merak edilen konulardan biri de yaklaşan Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) seçimleriydi.
EOSB Başkanı Nadir Küpeli ve ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş bu yıl yapılacak seçimlerde aday olacaklarını açıkladı. Her iki isim de 2018 yılında başkanlık koltuğuna oturdu ve şimdi üçüncü dönemleri için tekrar aday olmak istediklerini söylüyor.
2018 yılında her iki isim hem ESO’ya hem de EOSB’ye aday olmuştu. Çok gergin geçen seçimlerden biriydi. Böyle olunca “2026’daki oda seçimleri için el sıkıştınız mı?” diye sorduk Celalettin Beye. Celalettin Bey de genelde siyasetçilerden duymaya alışkın olduğumuz, “Birlik beraberlik içinde olmamız gerekiyor” cümlesi ile başlayıp, 2018 yılında yaşadıkları gerginlikleri tekrar yaşamak istemediklerinin altını çizdi.
Celalettin Bey soruya, “7 sene önceyi hatırlarsanız bizim sanayicilerimiz neredeyse karpuz gibi ikiye bölünmüştü. Maalesef o dönemlerde bu seçimler çok anlaşılır olmayan bir şekilde polarize ediliyordu. Sanayicilerin yarısı şuycu, yarısı bucuydu. Bizim birlik beraberlik içinde olmamız gerekiyor. Nadir başkanla bu birlik beraberliği kentte gösterdiğimizi sanıyorum. Şu anda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Şu anda yeni bir seçim sürecinde kimsenin bir enerjisi de yok. Ama 7 yıllık sürede birlik beraberliği saygı çerçevesinde gösterdiğimizi düşünüyorum. Sanayi Odası seçimlerinde ben yoluma devam etmek istiyorum. Nadir bey de EOSB’de devam etmek istiyor.
Bunlar makam olarak birbirinden üstte ya da altta değil. Hepsini birden yapmanın da çok manası yok. Ve tekrardan 2018 öncesine getirmek istemiyoruz durumları. Çünkü 2018’de gerçekten çok kavgalı, gürültülü, anlamsız sanayicileri birbirlerine düşüren konuşmaları ben hatırlıyorum. Birlik beraberlik olmazsa insanlar birbirlerine düşüyorlar, küslükler giriyor. 2018 öncesi tam da böyleydi. Ama güzel bir dostluk ortamı Eskişehir’de oluştu. Bunu anlamlı buluyorum. O nedenle bundan sonra bir seçim yarışını şahsen temenni etmiyorum. Ama anayasal haktır. Aday olmak isteyen aday olabilir” cevabını verdi.
2018 yılında yaşanan gerginlikler, gruplaşmalar, sert söylemler ve hatta siyasilerin de sürece dahil olması, aslında daha çok taraf olması ESO ve EOSB seçimlerini kavgalı bir noktaya getirmişti. Bazı isimler üzerinden çeşitli yaftalamalar, etiketlemeler yaşanmıştı. Öyle ki 2018 seçimlerinde ESO’yu kaybeden fakat EOSB’yi kazanan Nadir Küpeli sıcağı sıcağına, “Şunu çok net söylüyorum; siyasetçi kazandı. İnşallah Eskişehir de kazanır” demişti. Bu cümle bile 2018’deki seçimlerin nasıl gergin bir atmosferde yapıldığını hatırlatmaya yetiyor.
Her iki isim de görevlerine devam etmek istiyor. Bu istekleri geçmişten ders çıkardıkları için midir yoksa aman bu defa üçüncü şahıslar karışmasın düşüncesidir bilemiyoruz. 2018 seçimleri yaşanırken Eskişehir milletvekilleri arasında bir sanayici vardı. Harun Karacan. İki dönem Eskişehir Ticaret Odası Başkanlığı görevini yürüten Karacan’ın sürece dahil olan siyasetçi olduğu konuşuluyordu. Yıl 2026 ve yine bir sanayici Eskişehir milletvekili. Nebi Hatipoğlu. Hatipoğlu da 2013 yılında Savaş Özaydemir’in karşısında ESO Başkanlığına aday olan isim.
Sanayiciler 2018 yılında başaramadı ama 2026 seçimlerinde kendi başlarının çaresine bakacak ve işlerine karışılmasına müsaade etmeyecek gibi duruyor. Son dönemde siyasi partilerde moda olan “tek aday” odalara da sirayet etti. Siyasetteki sebeplerle oda seçimlerindeki sebepler tabi ki aynı olamaz. Ama bu tek adaylığın biraz da insanların artık bir yerlere aday olup, sorumluluk alma talebinin olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Ülke olarak hem vatandaş hem sanayici heyecanı, talepkâr olmayı, konuşmayı, eleştirmeyi unuttuk. Biraz susmaya biraz da görmezden gelmeye alıştık.