SAKINCALI PİYADE

Normal 0 <w:HyphenationZ

25 Ocak 2013 00:00
A
a

YAZIYORUM


İçimden bir tek satır yazı yazmak gelmedi şu ana dek. Nedense demeyeceğim, çünkü 24 Ocak bir hüzün günü olarak kanamasına halen devam ediyor içimde. Bu satırları yazmağa başladığım şu sıralarda, Vilayet önünde bir anma yapılmak üzere. Ömer Duru’nun sırt çantasını omzuna asarak kapıya yönelip “Uğur Mumcu’yu anma toplantısına geliyor musun” teklifine evet demek zerre kadar içimden gelmedi. Ne değişecekti ki orada olsam? Yirmi yılını doldurup zaman aşımına uğrayan bir davanın ardından neyi değiştirecekti oradaki anma toplantısı? Yobaz katillerin ellerini kollarını sallayarak gezindiği ve artık bu zaman aşımı ile beraber en ufak bir kaygı bile duymayacağı bir dünyada neyi değiştirecektim orada olsaydım! Bu ülkeyi soyup soğana çeviren, bankalarını hortumlayan, çocuklarını dünyanın en zenginleri arasına sokup mağduru oynayan riyakârların ödüllendirildiği bir dünyada hangi sonuca etki edebilecektim? 1945’lerden bu yana yurtseverlerin, ilericilerin ve emekten yana olanların katledildiği hapsedildiği ve vatandaşlıktan silindiği gerçeğini mi değiştirecektim? “Şehitler ölmez vatan bölünmez” edebiyatı yapıp, seyircilikten öte hiçbir şey yapmayan ve aslında sadece kendini kandıran bir toplumun üzerindeki ölü toprağını mı kaldıracaktım? Göstermelik Atatürkçülerin, salon devrimcilerinin, sosyalleşemeyen demokratların gövde gösterilerinden öte hiçbir şeye yaramayan “anı kurtarmanın” parçası olmaktan öte ne işe yarayacaktım? “Uğur Mumcu’nun ve Sivas’ta yanan canların katillerini bulmak namus borcumdur” demişti bir sosyal demokrat ülke yöneticisi. Ama bu dünyadan borçlu gitti! O günden bu yana hep “dostun gül atanı yaraladı” beni. O törene katılıp bunları mı haykırsaydım oradaki topluluğa? Aslında kelimelerin hiçbir anlam taşıdığı bir günde susarak cevap vermek geliyor sadece içimden. Ve sosyal paylaşım sitesinde paylaşım rekoru kıran bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum sadece…

“Mustafa Kemal in askeriyiz” diye yürüyen işçinin, gencin, aydının ön safında hep Uğur Mumcu’yu görürüm. Sapına kadar Mustafa Kemal’in askeriydi. Bir de artısı vardı: Mustafa Kemal’in sakıncalı askeriydi! Ona en yakışan rütbedir bu! “Sakıncalı Piyade”, aslında gelen karşıdevrimin haberini vermiştir. “Sakıncalı” olan, devrimin kendisiydi. Bugün, artık her asker, Mustafa Kemal’in sakıncalı askeridir. Rütbelerimiz, zindanlarda eşitlendi."

 

 

 

 

 

UZAKTAN GAZEL

 

Bugün hiç yazı yazmasam diyorum. Gitsem bir dağ başına, kır çiçekleri toplasam. Bunları bir demet yapsam desem ki; bu çiçeğin adı "Erdem", bunun "Onur", bunun "İnanç"…

                                           Uğur Mumcu...

 

 

 

 

 

 

 

OZANCA

 

Uyur İdik Uyardılar

 

Uyur idik uyardılar

Diriye saydılar bizi

Koyun olduk ses anladık

Sürüye saydılar bizi

 

Pir defterine yazıldık

Hak divanına dizildik

Bal olduk şerbet ezildik

Doluya saydılar bizi

 

Halimizi hal eyledik

Yolumuzu yol eyledik

Her çiçekten bal eyledik

Arıya saydılar bizi

 

Pir Sultan'ım eydür şunda

Çok keramet var insanda

O cihanda bu cihanda

Ali'ye saydılar bizi…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi