Eskişehir’de son 30-40 yıllık tarihinde milletvekilliği yapan önemli siyasi aktörler hizmet verdi.
Eskişehir’de son 30-40 yıllık tarihinde milletvekilliği yapan önemli siyasi aktörler hizmet verdi.
Bu vekillerin mensubu olduğu siyasi partiler iktidar oldu.
Eskişehir’in 1993’te “Büyükşehir” statüsüne kavuşmasını sağlayan DYP-SHP koalisyonu (1991-1995) dönemince TBMM Başkanlığı yapan Hüsamettin Cindoruk şehir hafızasında silinmez bir iz bıraktı.
Cindoruk’un koyduğu tuğlaların üzerine 2007’de AK Parti’den Eskişehir Milletvekili seçilen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın harcını unutamayız.
Eskişehirspor’un şampiyonluğu, çevre yolunun üç şeride çıkarılması, bat-çıkların yapımı ve birçok kalıcı eserin kente kazandırılmasında önemli roller oynadı.
Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı üstlenen AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı’nın bugün Millet Bahçesi olan eski stat arazisinin korunması, Dedekorkut Parkı ve yeni kütüphane konusundaki çabalarını görmezden gelemeyiz.
Ancak, kentteki kamu kurumlarının büyümesi, alanlarının daha güçlü hale gelmesi ve Eskişehir’i merkez yapmaları konusunda bir çaba maalesef olmadı.
Anadolu Üniversitesi’nin 2020 yılında Açıköğretim kaynağının yüzde 80’inin YÖK’e aktarılması kararına karşı Eskişehir iktidar vekillerinin etkisiz kaldığı notunu da buraya düşelim.
Sıra örneklere geldi…
1894’te Anadolu-Osmanlı Kumpanyası, 1920’de Eskişehir Cer Atölyesi, 1970’te Eskişehir Lokomotif ve Motor Sanayii Müessesesi, 1986’da Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ adlarıyla genel müdürlük statüsünde hizmet veren KİT statüsündeki kuruluş, 2020 yılında genel merkezi Ankara’da olan TÜRASAŞ’ın Bölge Müdürlüğü’ne dönüştürüldü.
O dönemki iktidar milletvekilleri hiçbir şey yapamadı.
Yüksek Hızlı Tren (YHT) Bölge Müdürlüğü Eskişehir’de kurulabilir. Bununla ilgili lojistik ve altyapı bakımında TÜRASAŞ son derece elverişli. YHT Eskişehir Bölge Müdürlüğü talep ediliyor. Ama hiçbir icraat yok.
Bunun yanında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nin ülke genelinde 25 bölge müdürlüğü var.
Büyükşehir Eskişehir, il statüsündeki Kütahya Bölge Müdürlüğü’ne bağlı. Bu bölge müdürlüğüne bağlı diğer iller Afyonkarahisar ve Uşak. İl belediyesi olan bu şehirleri anlarım ama büyükşehir Eskişehir’in Kütahya’ya bağlı olması anlaşılır gibi değil.
Bir başka örnek Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan…
Bölge Müdürlüğü Afyonkarahisar’da. Eskişehir, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğü’ne bağlı.
Bitmedi…
Kemal Unakıtan’ın girişimiyle 2007 yılında Afyonkarahisar, Kütahya ve Bilecik büroları da bağlanarak Eskişehir Anadolu Ajansı, Bölge Müdürlüğü oldu. Bu statü 2014 yılına kadar sürdü. Bu tarihte Anadolu Ajansı Eskişehir Bölge Müdürlüğü büro statüsüne düşürüldü ve Bursa’ya bağlandı.
Başka da var.
Koskoca Eskişehir gibi bir milyona yakın nüfusu bulunan büyükşehir statüsündeki Eskişehir’de TRT’nin bırakın bölge müdürlüğünü bürosu bile yok.
Başka kurumda çalışan bir meslektaşımız burada TRT’nin hem muhabirliğini ve hem de kameramanlığını yapıyor.
Eskişehir’in sahipsizliğine ilişkin bu kadar örnek yeter sanırım.
İktidar milletvekilleri eğer şehirde iz bırakmak istiyorlarsa, enerjilerini Eskişehir’deki kamu kurumlarının gücünü artırmak, daha fazla kaynak kullanabilmelerinin önünü açmak ve buna bağlı olarak daha fazla kişinin istihdam edilmesini sağlamak için kullanabilirler.
Eskişehir’den pek çok iktidar milletvekili geldi geçti…
Ama birçoğunun ismini hatırlayan yok.
Bu kervana katılmamak lazım.
Aile hekimliğinde yeni dönem!
Sağlık Bakanlığı, 25 Temmuz itibarıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) "Aile Hekimine Yönlendirme" uygulamasını devreye aldı.
Yurttaşlar artık tercihlerine göre önce aile hekimine yönlendirilecek.
Sağlık Bakanlığı’nın duyurusuna göre, uygulama ile vatandaşların sağlık sistemine erişimi hızlanırken, randevu sisteminde de yoğunlukların azalması bekleniyor.
"Aile Hekimine Yönlendirme" uygulamasıyla MHRS üzerinden randevu talebinde bulunmak isteyen vatandaşlara önce aile hekimine yönlendirilme seçeneği sunulacak. Tercihini bu yönde kullanan hastalar, öncelikle aile hekimleri tarafından muayene edilerek değerlendirmeye alınacak.
Bu düzenlemenin gereksiz hastane başvurularını azaltarak, uzman hekimlerin ve hastanelerin daha etkin kullanılmasının sağlanması ön görülürken, vatandaşların basit sağlık problemlerinin aile hekimi düzeyinde çözüme kavuşturulması da hedefleniyor.
Sistem şöyle işleyecek:
Aile hekimleri, muayene sonrası gerek duyulan durumlarda, kayıtlı nüfusları için kendilerine ayrılan rezerv kontenjan sayesinde MHRS üzerinden kişilere doğrudan uzman hekim randevusu oluşturabilecek.
Aile hekimlerinin yüzde 10 olan uzman hekim randevu kotasının ileride artırılması düşünülüyor.
En nihayetinde acil durumlar dışında bir süre sonra aile hekimine gitmeden hastanelere gidilemeyecek.
Sistem buna evrilecek.
Sağlık Bakanlığı bu anlamda doğru bir iş yapmış gibi görünüyor.