yandex

Metin Güler yeniden aday olur

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Salı günü ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programının konuğu oldu. Meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte sorularımızı yanıtlayan Metin Güler’in – özellikle de – Eskişehir ekonomisi hakkındaki sözleri uzun süre konuşulacak gibi gözüküyor.

11 Temmuz 2026 09:12
A
a
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Salı günü ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programının konuğu oldu. Meslektaşım Tarkan Demir’le birlikte sorularımızı yanıtlayan Metin Güler’in – özellikle de – Eskişehir ekonomisi hakkındaki sözleri uzun süre konuşulacak gibi gözüküyor.

Maalesef tüm Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de işler iyi gitmiyor. Aynı zamanda bir sanayici de olan ETO Başkanı Metin Güler, kentin lokomotifi olan beyaz eşya, mobilya ve tekstil sanayiindeki gelişmelerin çok kötü olduğunu vurguladı. 

Bu arada ESO’nun Fuar ve Kongre Merkezindeki gelişmeleri de değerlendiren Güler’in Eskişehir’e yaptığı ekonomik katkıları da işaret edelim. Eskişehir bir fuar ve kongre merkezi haline geldiyse, buradaki aslan payı – kuşkusuz – Metin Güler’e ait. 

Kurulduğu zaman, “Fuar merkezine ne ihtiyaç var” diye eleştirilen merkezin, her yıl Eskişehir ekonomisine yüzlerce milyon lira kazandırdığını unutmayalım. 

Büyük ihtimalle bir kere daha ESO Başkanlığına aday olacak Metin Güler’in karşısına rakip çıkar mı bilemeyeceğiz. Çıkarsa seçimleri kim kazanır? Orası da meçhul. Ancak Sayın Güler’in Eskişehir ekonomisine çok büyük katkılar sağladığını da unutmayalım.

Hasan Demir Butlan’a karşı çıktı

Zafer Partisi İl Başkanı Hasan Demir, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki Mutlak Butlan sürecini değerlendirdi ve yaşananların bir partinin iç meselesi olmadığını söyledi. ES TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Eskişehir programına katılan Demir, Butlan kararının alenen demokrasiye müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. CHP’nin seçilmiş İl Başkanı Talat Yalaz’ın da görevden alınıp, partisinden uzaklaştırılmasını eleştiren Demir, CHP’de yaşanan gelişmelerin, bir dönem MHP içinde yaşanan Gemerek Mahkemesi gelişmeleriyle benzerlikler taşıdığını söyledi.

Türkiye olarak olağan üstü bir süreç yaşıyoruz ve siyasi partiler de bu olağanüstü gelişmeler karşısında olağanüstü tedbirler almak zorunda. Tam 6 ay boyunca Genel Başkanı hapiste kalan Zafer Partisi’nin gelecek seçimlerde nasıl bir tutum sergileyeceğini bilmiyoruz. Ancak

Sayın Demir’den elde ettiğim izlenimler doğrultusunda söyleyebilirim ki, Saray güdümünde olmayan siyasi partiler bir arada hareket edecekler. Dolayısıyla oy oranı kaç olursa olsun Zafer Partisinin önümüzdeki süreçteki tutumu, Eskişehir siyasetinde de belli bir oranda etki yaratacaktır. Gelişmeleri hep birlikte değerlendireceğiz.

Büyükşehir Belediyesi örnek alınsın

Kısa adı ESKİ olan Eskişehir Su ve Kanalizasyon İşletmelerine bağlı su arıtma tesisinde kurulan güneş enerjisi santralinin, 2025 yılı içerisinde 854 ton karbon emisyonuna engel olmayı başardığı açıklandı. Büyükşehir Belediyesi’nin bu güneş enerjisi tesisi, sös konusu katı atık binalarının çatısına kaplanmış durumda. Buradan elde edilen elektrik elbette Eskişehir’in sorunlarına deva olacak değil. Ancak bu tip kamu kuruluşlarının çatılarına veya boş arazilerine küçük de olsa güneş enerjisi panelleri kurmak çok önemli.

Geçtiğimiz yıllarda Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyeleri de benzer yatırımlar yapmışlardı. Biz yerel olsun veya olmasın bütün kamu kuruluşlarının buldukları en küçük alana güneş panelleri kurmasını arzuluyoruz.

Büyükşehir Belediyesi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ve çocuklarımız için daha temiz bir çevre yaratmak için mücadele etmiş. Kendilerini kutlar, yaptıkları güzel çalışmaların bütün kamu kurumlarına örnek olmasını dileriz.

Yalancı Trump

Türkiye’de düzenlenen NATO zirvesi, ülkemizin gündemini de işgal etti. Aslında Türkiye’de NATO zirvesinden çok ABD Başkanı Donald Trump konuşuldu. Elbette NATO önemli bir kurum ve Amerika Birleşik Devletlerinin Başkanı da önemli bir adam. Ancak bizdeki Trump ilgisi öyle bir seviyeye çıktı ki, itibarımız sarsıldı.

Alt tarafı yabancı bir ülkenin başkanına olan bu ilgi onur kırıcı değil mi? Üstelik bahsettiğimiz devlet başkanı olan Trump’ın bir yalancı olduğunu ve İslam düşmanı olduğunu da unutmayalım. Birilerinin yalakalık yaptığı Trump, Filistin’de katledilen her masumun kanına ekmek doğramış bir vahşi değil mi?

İşte o Donald Trump Türkiye’de kendisini bir güzel ağırlattı. Türkiye’ye gelirken başta F-35 savaş uçakları olmak üzere pek çok söz verdi. Ülkesine dönerken ise, “Ben bir söz vermiş değilim. Bakacağız…” gibi açıklamalar yaptı.

Beni Donald Trump’ın yalan söylemesi şaşırtmıyor. Beni bu adamın doğru söylediğine inanan insanlar şaşırtıyor. Allah akıl fikir ihsan etsin…

Hükumetten güzel bir yatırım

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Eskişehir’e gelerek çok önemli bir tesisin açılışına katıldı. Feti Sezer Aktif Yaşam Merkezi’nin açılışını gerçekleştiren Bakan Göktaş, Eskişehir’e bakanlıkları kapsamında 477 milyon liralık yatırım yaptıklarını açıkladı.

Hızla yaşlanan bir nüfusa sahibiz. Üstelik ve maalesef eski aile bağlarımız da değişiyor. Dolayısıyla yaşlılarımızın bakımı önemli bir konu haline gelmeye başladı. Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu konuda gerekli yatırımları gerçekleştiriyor. Kendilerine teşekkür ederiz. Hükûmet yetersiz hizmet yaparsa veya yanlış yatırımlar yaparsa onları eleştirmek gazetecilik görevimizdir. Öte yandan yaptıkları güzel hizmetlerin altını çizmek de boynumuzun borcudur. Yeter ki güzel işler yapsınlar. 

1961 Anayasası en güzeliydi

Bundan tam 65 yıl önce 9 Temmuz 1961’de yeni anayasa milletimizin oylarıyla yürürlüğe girdi. Kim ne derse desin, 1961 Anayasası Türk demokrasi tarihinde başımıza gelen en güzel şeydi. Daha sonra bu anayasa defalarca delindi ve özgürlükçü vasıfları sürekli azaltıldı. Yine de 1980 cuntasına kadar 1961 Anayasası hayatımızın içindeydi ve gerçekten de kaliteli bir anayasaydı.

Anayasaları hem vatandaşın devlet karşısındaki gücü hem de muhalefet partilerinin varlığını sürdürmesinin bir aracı olarak değerlendirmek lazım.

Eğer ki tek parti iktidarı altında yaşıyorsanız, anayasanın pek bir anlamı kalmaz. Çünkü iktidar canı ne istiyorsa zaten onu yapabilir. Anayasaya uymak zorunda olmadığı gibi, çaten canının istediği gibi bir anayasa da yapabilir.

Biz 1924 anayasasıyla devrimlerimizi gerçekleştirdik. Ancak bir diğer devrim olan çok partili hayata geçişte 1924 anayasası yeterli değildi. Nitekim 1950 yılına kadar tek parti iktidarı canının istediğini yapmakta özgürdü. Daha sonra demokratik seçimler yaptık ve CHP muhalefete düşerek, Demokrat Parti iktidara geldi. Fakat 1924 anayasasından aldıkları güçle, bu kez de Demokrat Partililerin dediği dedik, astığı astık düzeniyle karşılaştık.

İşte 1961 anayasası hem vatandaşı devlete karşı koruyan hem de muhalefet partilerini kollayan yani bir anlamda çok partili hayatı koruyan bir anayasa oldu.

Bugün “Daha demokratik bir anayasa” diyen iktidar mensuplarını ciddiye almıyorum. Çünkü tek başına iktidar olmanın tadına vardılar ve muhalefet partilerini baskı altına alarak, iktidarlarını sürdürmek niyetindeler. 

Eğer gerçekten samimilerse ve eğer gerçekten çok partili demokrasiye inanıyorlarsa, önce tek adam yönetimini değiştirir ve ardından da demokratik bir anayasa yaparlar. Bu anayasa da 1961 anayasası gibi olmak zorundadır.

Eskişehirspor’da değişen bir şey yok

Eskişehirspor’da Olağan Mali Genel Kurul’da açıklanan 618 milyon liralık toplam borcun önemli bir bölümünün eski futbolculardan kaynaklandığı görülüyor. Siyah-kırmızılı kulübün eski oyuncularına olan borcu 335 milyon 441 bin liraya ulaşırken, bu rakam toplam borcun yaklaşık yüzde 54’ünü oluşturuyor.

Eskişehirspor’un bunun dışında da borçları var. Ancak diğer borçlar Eskişehirspor için o kadar da acil bir sorun değil. Çünkü FİFA futbol ailesine olan borçları çok önemsiyor ve bu borçlar ödenmeden takımların transfer yapmasına izin vermiyor.

Geldiğimiz noktada futbolculara olan borçların azaldığını görüyoruz. Ancak yine de hatırı sayılır borcumuz var. Bu borçları ödemezsek, bu sene amatör futbolcu transfer etmek suretiyle günü kurtarabiliriz. Ancak seneye böyle bir imkanımız da kalmayacak. Dolayısıyla

Eskişehirspor bırakın 2’inci lige çıkmayı, amatör kümeye bir daha düşmemek için futbol ailesine olan borçlarını ödemek zorunda. Eğer borçlarımızı ödeyemezsek en iyi ihtimalle günü kurtarırız. Ancak kulübün geleceğini de kaybederiz.

Haftanın Sözü

İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek bir şeye inandırmaktan daha zordur.    

Ernest Renan

(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...