Eskişehir Sanayi Odası her 6 ayda bir “Ekonomi Beklenti Anketi” yaparak piyasanın ve üyelerinin nabzını ölçmeye çalışıyor.
Bu yılın ilk yarısı sonunda ESO’nun 1600 üyesinden 228’nin katıldığı anket, sanayicinin 3 yılı aşkın süredir nasıl bir cendere içinde olduğunu ortaya koyuyor.
Yaklaşık 86 milyon nüfuslu Türkiye genelinde siyasi eğilim yoklamalarının bin 500-2 bin kişiyle yapıldığı düşünüldüğünde, bin 600 ESO üyesinin 228’inin katıldığı bu anketin verileri doğru tespit yapmak açısından yüksek bir oranı temsil ediyor.
Gelelim ankete ve sanayicilerin verdiği yanıtlara…
Türkiye ekonomisi açısından 2026 yılı ikinci yarısı için en önemli sorunlar sırasıyla “Yüksek faiz ve finansmana erişim, döviz kuru üzerindeki baskı, yüksek enflasyon, girdi maliyetlerindeki artış ile adalet ve hukuk sistemi” ilk sıralarda yer alıyor.
“Yılın ikinci yarısında beklediğiniz başlıca sorun alanları nelerdir?” sorusuna verilen yanıtlarda ilk sırayı “yüksek enflasyon” alırken, “iç piyasadaki daralma”, “finansmana erişimdeki zorluklar”, “döviz kurunun istenilen seviye olmaması” ve “tahsilat” art arda sıralanıyor.
En can alıcı sorulardan biri…
“Bu yılın kalan bölümünde yatırım yapmayı planlıyor musunuz?”
Ankete katılanların yüzde 87 ile ezici çoğunluğu “hayır” yanıtını verdi.
Yani bu koşullarda yeni yatırım hayal.
Peki neden yatırım planı yok sanayicinin? Bu da anket sorularında var…
İlk neden “yatırım ortamının uygun olmaması”, ikinci neden “finans koşullarının uygun olmaması”, üçüncü neden ise önemli bir mesaj içeriyor: “Hukuk sistemi”.
Bir can alıcı soru daha:
“Bu yılın ikinci altı ayı için firmanız için beklentiniz nedir?”
Katılımcıların yüzde 76’sı “mevcudu korumak”, yüzde 19’u “küçülmek”, sadece yüzde 5’i “büyümek” olarak yanıtladı.
Ankete katılan sanayicilerin yüzde 61’i “karlılığının azalmasını”, yüzde 45’i ise “şirketinde istihdam kaybını” öngörüyor.
2026 yılı için enflasyon beklentisi sorulan sanayicinin yüzde 51’i “yüzde 30-40 bandında”, yüzde 22’si “yüzde 40’ın üzerinde”, yüzde 21’i ise “yüzde 25-30 bandında” bir tahminde bulundu.
Sanayicinin gözünden Eskişehir’in öncelikli sorunlarının ne olduğu da sorular arasında…
Yüzde 25 ile en büyük sorun, “trafik ve çevre yolu” olarak dile getirilirken, yüzde 12 ile “konut ve kira fiyatları”, yüzde 11 ile “kentleşmeye bağlı altyapı sorunları”, yüzde 10 ile “fabrika arazilerinin pahalılığı” şikayet konusu oldu.
Hasılı…
Raporun sonuç kısmında da yer aldığı gibi…
Sanayiciler yatırımlarda temkinli davranırken, verimlilik ve maliyet azaltmaya öncelik veriyor.
Finansman sorunlarıyla birlikte karlılık, istihdam ve enflasyon beklentileri, mevcut durumu koruma, daralma ve bekle-gör eğilimi güçleniyor.
Ancak şunu unutmamak gerekir…
Yatırım kararları sadece enflasyon ve faiz düştüğünde alınmıyor…
Ekonomiye, hukuka ve geleceğe güven tesis edilmesiyle alınıyor.
Bugün “bekle-gör” diyen sanayicinin yarın yeniden yatırım yapması için sadece finansman maliyetini düşürmek ve finansmana erişimi kolaylaştırmak yetmiyor, yatırım iklimini de düzeltmek gerekiyor.
Hasılı…
Bir ülkede hukuk ve adalet olmazsa iş de aş da olmaz.
Bu kadar net.
(Anadolu Gazetesi'nden alıntıdır.)