Kılıçdaroğlu artıkları ve Kazım Kurt

CHP’nin Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin girmemesi, siyaseti dedikodu üzerinden yapanlara malzeme oldu. Bazıları Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Divan Başkanı olmasını, Ünlüce’nin başarısı, Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin girmemesini ise Kazım Kurt’un başarısızlığı olarak gösteriyor.

11 Aralık 2025 09:28
A
a
CHP’nin Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin girmemesi, siyaseti dedikodu üzerinden yapanlara malzeme oldu. Bazıları Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin Divan Başkanı olmasını, Ünlüce’nin başarısı, Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin girmemesini ise Kazım Kurt’un başarısızlığı olarak gösteriyor.
Kısmen haklılar; Sayın Ünlüce’nin CHP Kurultayında Divan Başkanı olması kendisinin başarısıdır. Haksız oldukları konu ise Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin seçilmemiş olmasının, Kazım Kurt’un başarısızlığı olarak gösterilmesidir.
Bir kere CHP Parti Meclisine Eskişehirli bir üyenin seçilmemiş olması, bir kabahat değil. İkinci olarak ve – diyelim ki – PM’ye üye gönderilmemiş olması başarısızlıktır; bu konuda fatura neden Kazım Kurt’a kesilmek isteniyor? Partinin il ve ilçe başkanları veya belediye başkanlarından herhangi biri değil de neden Kurt başarısız sayılıyor? 
Ben CHP’nin iç işlerini çok iyi bilen bir kişi değilim. Ancak bir gazeteciyim ve CHP içinde Kazım Kurt’un çok önemli bir yeri olduğunu gözlemliyorum. Bugün CHP Genel Merkezine gitseniz, Kazım Kurt’un ağırlığını hissedersiniz. Mardin’in bir ilçe başkanından tutun, Edirneli bir milletvekiline kadar Kazım Kurt’un ağırlığı olduğunu biliyorum. Hatta bugün CHP yüzde 35 civarında oy alabiliyorsa, bunu sağlayan Genel Başkan Özgür Özel’in seçilmesinde Sayın Kurt’un çok büyük bir etkisi olduğunu da biliyorum. Aynı şekilde CHP Genel Merkezi’nin de Kazım Kurt’a özel bir önem verdiğini görüyorum.
Dolayısıyla Kazım Kurt’a yönelik eleştirilerin veya Ayşe Ünlüce – Kazım Kurt tartışması yaratmaya çalışanların, biraz da Kemal Kılıçdaroğlu artıkları olduğunu hissediyorum.

Açılım süreci bitiyor

Sevgili AK Parti hükümeti tarafından başlatılan 2’inci açılım süreci dağılmak üzere. Hiç uzatmadan kanaatimi söyleyeyim; bu süreç koltuğu kaybeden Saray iktidarı tarafından son bir çare olarak görüldü. Efendimiz hükumeti, “Bizim seçmenimiz çantada keklik. Bunlar nasıl olsa bize oy verecekler” diye düşünerek DEM Partisi’nden oy almaya çalıştılar. Bunu da “Terörsüz Türkiye” diyerek kendi seçmenlerine yutturmaya çalıştılar.
Ancak gelinen noktada AK Parti seçmeninin dahi bu sürece destek vermediğini görüyoruz. AK Parti’ye Perinçekçi Vatan Partisi, Bahçelici MHP ve Hizbullahçı HÜDAPAR gibi küçük ortaklarının da bir faydasının olmadığını görüyoruz. Bu partiler cürümleri kadar yer yakıyorlar.
Dolayısıyla Saray’ın, “DEM Partisiyle ittifak yapalım” politikası başarısız oldu. Ben yakın bir zaman içinde ve tıpkı birinci açılım sürecinde olduğu gibi bu süreçten vaz geçeceklerini öngörüyorum. 
Muhtemelen, “Biz zaten PKK ile işbirliği yapmadık. Suçlu muhalefettir” diyerek işin içinden sıyrılacaklardır. 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi