Yaşama sevincini yitirmemiş her yürekte, her mevsimin ayrı bir yeri vardır şüphesiz. Her mevsimin bilinçaltımızın haz hanesine işlediği bir renk, bir tat, bir kokusu vardır mutlaka. İlkbahar, tabiat ananın çiçeğe çimene dönüştüğü bir mevsimdir. Doğurganlığı nedeni ile aşkların ve umudun da yeşerdiği bir mevsimdir. Ama kim ne derse desin Kasım ayında bir başkadır aşk! Bu aşk ki, aşkların en güzeli, en kalıcı olanı ve en anlamlısıdır. Milyonlarca insanın odaklandığı, yoğunlaştığı ve paylaştıkça çoğaldığı bir aşktır bu. Hani “acılar paylaşıldıkça azalır, sevgi paylaşıldıkça büyürmüş” derler ya! İşte bu aşk da paylaşıldıkça büyüyen ve çoğalan bir aşk! Bu aşk yasaklar getirildikçe yasak tanımayan, engeller kondukça engel tanımazlıkta külhanlaşarak destana dönüşen bir aşktır. Bu aşk Mustafa Kemal’e duyulan, onun nezdinde VATAN SEVDASINA dönüşen aşktır. Bu aşk kırmızı beyaz renklere belenmiş, bağımsızlığı şiar edinmiş bir aşktır. Ümmetlikten millet olma onurunu yaşayan bireylerin tek yürekte buluştuğu ve türkü türkü Türkiye’ye dönüştüğü bir aşktır… Belki demeyeceğim, kesin eminim. Yaşım çok güzel, Atatürk’ün sonsuzluğa uğurlandığı yaştayım. Elli yedi yaşındayım. Belleğimin erdiği hiçbir karede böylesine bir anma ve uğurlama anımsamıyorum. Bundan öncesine de vurgu yaparsak; böylesine doğaçlama bir Cumhuriyet Bayramı kutlaması anımsamıyorum. 10 Kasım 2012 Cumartesi günü yer gök Mustafa Kemal’di. Saat dokuzu beş geçemedi, geçemeyecek de. Ülkemin her kentinden öylesine güzel görüntüler izledik ki! Yandaşı da Candaş’ı da eli mahkûm yayınlamak zorunda kaldı bu güzel görüntüleri. İnsanlar bulunduğu kentlerde yürek yürek birikerek sel olup aktılar. Bir de Ankara örneğini paylaşmak istiyorum büyük bir hazla. Yaşlısı genci, kadını erkeği, çoluğu çocuğu ne kadar Mustafa Kemal sevdalısı varsa 10 Kasım 2012 sabahı sel olup aktılar ANITKABİR’E… Ölü toprağı seğrilmiş bir Ulus tek bir ağızdan haykırıyordu; “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”… Yaşama sevincini yitirmemiş her yürekte, her mevsimin ayrı bir yeri vardır şüphesiz. Ama Kasım’da aşk başkadır be cancağızım, başkadır…
Uzaktan Gazel
Kardeşim Arif Yeşilgil’in iletisini paylaşıyorum.
“Bu milletten umudunuzu asla kesmeyin ve bu görüntülerde kesmememiz gerektiğini anlatıyor. Atatürk umudunu kesmemişti. Allah da umudunu kesenleri sevmez... Şimdi anlıyor musunuz memleketimizin %60’ı neden aptal değil? Aptal diyenler halt etmiş. Benim milletim Gazi’nin de söylediği gibi çalışkandır zekidir. Korkun bizden! Her birimizin içinde bir Atatürk var.”
Ozanca
Nasıl böyle varıp geldin hoş geldin
Çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş südü sıcaklık
Ellerinden öperim Mustafa Kemal
Senin dalın yaprağın biz senin fidanların
Biz bunları yapmadık sen elbette bilirsin
Bilirsin Mustafa Kemal
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal
Hani bir vakitler Kubilay’ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa’m Mustafa Kemal’im…
Attila İlhan