Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kasım ayı meclis toplantısında şehirdeki büyüme ve göç eleştirilerine yanıt verdi. Ünlüce, dengeli büyüme ve doğru planlama sayesinde Eskişehir’in susuz kalmadığını vurgularken, şehrin doğal kaynaklarının korunarak kalkındırıldığını belirtti.
Bazıları Eskişehir’in göç almadığını söyleyerek, CHP’li belediyeleri eleştiriyor. Öncelikle Eskişehir’in göç almaması üzülecek bir şey değil. Bilakis sevinmemiz gerekir. Kimse konu üzerinde durmuyor fakat bu şehrin en büyük sorunu susuzluk sorunu. Bu sorunu öyle dişimizi fırçalarken suyu kapatarak çözemeyiz. Çünkü su sarfiyatı ağırlıkla tarımda oluyor. Bizlerin şehirde kullandığımız su, devede kulak kadar kalır.
Hükümet gecikmeyle de olsa tarımda yeni bazı uygulamalara gitti. Bunun başında da su kısıtı uygulaması var. Buna göre Eskişehir’de Alpu, Beylikova, Mihalıççık, Çifteler, Mahmudiye ve Sivrihisar ilçelerinde su kısıtı uygulaması yapılıyor. Bu bölgelerde mısır gibi çok su isteyen ürünlere teşvik verilmeyecek. Benzeri uygulamaların yaygınlaşması lazım.
Eskişehir Valiliği de Büyükşehir Belediyesi de sorunun farkında. Bu meseleyi siyaset üstü görmek durumundayız. Eskişehir’de eğer ki su sorunu varsa, bu yüzden kimse Büyükşehir Belediyesi’ni suçlayamaz. Hükümeti de suçlayamayız.
Elbette hükümeti de belediyeleri de alınması gereken önlemler konusunda uyarmalıyız. Sorumluluklarını yerine getirmiyorlarsa onları eleştirmeliyiz. Ancak kuraklıktan dolayı da onları suçlayamayız. Ne yani? Cumhurbaşkanı Erdoğan kanun hükmünde kararname yayınlayıp, yağmur mu yağdıracak?
Eskişehir’in nüfusunun artmaması sevindirici bir şey. Hatta gelecekte bu kentten dışarıya göç olma ihtimali bile bulunuyor.
Anlamsız politik tartışmaları bir köşeye bırakmalıyız. Hem hükümet organları hem de yerel yönetimler el ele vermeli. Başka çaremiz yok.
Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, sanayicilerin son iki senede kâr elde edemediğini, girdilerin Amerikan Doları bazında olduğunu, ancak dolarda da yüzde 30’luk bir enflasyon yaşandığını belirtti. ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programına katılan Kesikbaş, “Sanayiciler fiyat tutturamıyor, maliyetleri artmış, gelirleri düşük” ifadelerinde bulundu.
Baktığınız zaman Türkiye’de hemen her kesimin sorunlarının olduğunu görüyorsunuz. Çiftçi dertli, besici dertli, işçi dertli, emekli dertli… Dertli olmayan bir tek AK Parti’ye sırtını yaslayan müteahhitler. Onun dışında herkes dertli.
Sanayicinin yıllardır kâr elde edemiyor olması çok tehlikeli bir durum. Elbette sanayicilerin de kötü günleri olur. Bunun üzerine hiçbir sanayici fabrikasının kapısına kilit asmaz. Bunun yerine kötü günlerin geçmesini bekler. Ancak iki yıla varan bir ekonomik krizi karşı da hiçbir sanayici dayanamaz. Ekonomi böyle giderse, sanayiciler artık dayanamaz ve fabrikasının kapısına asma kilidi asar. Bunun neticesinde de hem üretimimiz düşer hem de yüz binleri bulan işçimiz kapının önüne konur.
İşler çok kötü gidiyor. Hükümetin – bir zahmet – çözümler üretmesi gerekiyor…
Lige verilen “Bahis skandalı” arası, futbolu özlememize neden oldu. Bir an önce takımımızın sahaya çıkıp, bizleri sevindirmesini bekliyoruz. Türkiye genelinde 637 3’üncü lig futbolcusu ceza aldı.
Eskişehirspor bu fırtınadan az etkilendi. Orta saha oyuncumuz Hasan şen 45 gün ceza aldı. Buna göre Hasan 5 resmi maça çıkamayacak. Savunma oyuncusu Arda Okumuş ise 3 ay ceza aldı. 11 maç sahalardan uzak kalacak.
Öte yandan şampiyonluktaki rakiplerimiz Kütahya ve Karşıyaka’da onlarca futbolcu ceza aldı. Yani rakiplerimiz bu işten çok olumsuz etkilendiler. Bu durum bizim için bir şans yaratabilir ve şampiyonluk yolunda işimizi kolaylaştırabilir.
Elbette rehavete kapılmamamız ve şımarmamamız lazım.
AK Parti’de Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Başkanlarının istifa etmesinin üzerinden 1 ay gibi uzun bir süre geçti. Şimdi eğer ki siz iki ilçe başkanınızın istifasını isterseniz, bunların yerine koyacağınız yeni isimleri de hazır etmeniz gerekirdi. Ancak ortada yeni atamalar yok. Bu durum en çok AK Parti’nin aleyhine oluyor.
Atamaların yapılmadığı her gün parti içinde huzursuzluk ve dedikodular oluşur. Parti kendi kendisini yıpratmaya başlar. Bu durumda akıllara, “Neden Engin Vural ve Muhammed Ali Kaya istifa ettirildi?” sorusu takılıyor.
Sayın Vural ve Kaya’nın performansını beğenmiyor musunuz? Önce gizlice yerine gelecek isimlere karar verirsiniz. Daha sonra da Engin Vural ve Muhammed Ali Kaya istifa eder, hemen ertesi gün yeni isimler vazifelerine başlardı. Böylece çok önemli olan Tepebaşı ve Odunpazarı ilçeleri bir ay başsız kalmamış olurdu.
AK Parti işi uzatıyor, uzattıkça da kendi kendisine zarar veriyor.
Eskişehir Ticaret Odası, Şehir Hastanesi’nin karşısında yapılan yeni hizmet binasına taşındı. ETO’nun şehir merkezindeki eski binasının benim gönlümde ayrı bir yeri vardır. Çünkü o binanın projesi rahmetli Babam Mimar Erhan Akyıl tarafından çizilmişti. Güzel bir binaydı ancak geçen süre zarfında ETO’ya yetmemeye başlamıştı. Dolayısıyla ETO’nun yeni ve daha geniş bir binaya taşınması hayırlı oldu.
Sayın Metin Güler ve arkadaşlarını bu güzel hizmet binasını Eskişehir’e kazandırdıkları için tebrik ederim.
Önceki dönem valilerimizden Kadir Çalışıcı, Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi oldu. Bu önemli görevde bir Eskişehirlinin bulunması bizleri sevindirdi. Böylece AK Parti MYK üyesi Nebi Hatipoğlu ve İYİ Parti GİK üyesi Melih Aydın’dan sonra partilerin genel merkezlerine üçüncü bir isim daha girmiş oldu.
Bu arada YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı da isabetli seçiminden dolayı tebrik etmek gerek. Hem devlet tecrübesi olan hem de son derece çalışkan bir isim olan Kadir Çalışıcı’yı önemli bir göreve getirmiş. Hiç pişman olmayacağına eminim.
Bundan 103 yol önce 17 Kasım 1922’de, son Osmanlı padişahı VI. Mehmed (Vahdettin) İstanbul'u terk etti. Bazıları bu olayı “Vahdettin sürgüne gönderildi” diye anlatmaya çalışıyor. Hatta iktidara yakın bazı basın organlarında bu olay dramatize ediliyor ve Vahdettin hakkında bir sempati yaratılmaya çalışılıyor.
Ağzınızla kuş da tutsanız, bir hainden kahraman yaratamazsınız. Bunun son örneğini İmralı canisi için görüyoruz. Ne kadar allayıp pullasanız da bebek katilini Türk Milletine sevdiremezsiniz. Vahdettin için de aynı şey geçerli.
Bu ülke baştan başa işgal edilmişken, topraklarımızda katliamlar yaşanırken son padişah olan Vahdettin, kahraman ataları gibi savaşmak yerine İngilizlerin eteklerinin dibinde kendini korumayı tercih etti. Kendi taht ve tacını korumaktan başka bir gayesi bulunmayan Vahdettin eğer başarılı olsaydı, şu anda başkenti belki Bursa olan veya büyük ihtimalle Konya olan bir Osmanlı devleti varlığını sürdürebilirdi. Ama Anadolu’da da Türk ve Müslüman barındırılmazdı.
İyi ki Yunan kazanmadı, iyi ki biz Türkler kazandık. Bugün kendi vatanımızda özgür bir şekilde yaşıyorsak, bunu başta Atatürk olmak üzere vatan kahramanlarımıza borçluyuz. Bir İngiliz yüzbaşısına yalvararak yurt dışına kaçan haine borçlu değiliz.
Biz daima hakikati arayan, onu bulunca ve bulduğuna kâni olunca açıkça söylemekten kaçınmayan insanlar olmalıyız.
- Mustafa Kemal Atatürk
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
