2026 yılına girmemize çok az kaldı. Malum Eskişehir’in plakası 26 olunca, 2026 yılına farklı anlamlar yüklenmeye başlandı. Hem AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı hem de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi “2026 Eskişehir Yılı Logosu” hazırladı.
2026 yılına girmemize çok az kaldı. Malum Eskişehir’in plakası 26 olunca, 2026 yılına farklı anlamlar yüklenmeye başlandı. Hem AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı hem de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi “2026 Eskişehir Yılı Logosu” hazırladı.
Meselemiz 2026’ya özel logoların ötesinde tabi ki. Asıl mesele 2025 yılının nasıl geçtiği ve Eskişehir’in 2026’ya nasıl girdiği. Bir zamanlar öğrenci şehri olan ama artık emekli şehri olarak da anılan Eskişehir’de insanlar ekonomik olarak zor zamanlardan geçiyor. Birçok şehre kıyasla geçinmenin, yaşamanın daha kolay olduğu Eskişehir’de insanlar, tüm Türkiye’de olduğu gibi evinin kirasını ödemekte zorlanıyor, ailesiyle dışarda yemek dahi yiyemiyor ya da ikinci bir iş yaparak geçinmeye çalışıyor. Öyle ki bu şehirde tek başına kirasını ödeyemeyen emeklilerin birlikte ev tuttuğunu, emekli maaşıyla geçinemediği için belediyelerin yaşam merkezlerine yerleşmek zorunda kalan emeklilerin varlığını ya da okulunu dondurup ailesinin yanına dönmek zorunda kalan üniversite öğrencilerinin olduğunu biliyoruz. Ve belediyelerin geçmiş yıllara oranla sosyal yardımlarını artırmak zorunda kaldığını, kent lokantalarının önündeki uzun kuyrukları içimiz acıya acıya, utanarak biliyoruz.
Sıradan insanların sorunlarının dışında şehrin yıllardır çözülemeyen problemleri var bir de. Eskişehir Kalkınma Platformu da bu sorunları çözmek motivasyonuyla bir araya geldi ve Ankara’da ziyaretler gerçekleştirmeye başladı. Platform, 2025 yılını Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nu ziyaret ederek sonlandırdı. Masaya talepleriyle oturan Platform, arka arkaya çeşitli gerekçelerle olumsuz yanıtlar aldı. Eskişehir-Bozüyük arası banliyö tren seferi konulması talebine, “O hatta çok fazla karayolu taşımacılığı var. Gerek yok” denildi. Eskişehir’in demiryolu ile Gemlik Limanı’na bağlanması talebine, “2026 yılına yetişmesi zor” şeklinde yanıt verildi. Tarifeli uçak seferlerinin başlamasına ise, yeterince yolcu sayısı olmadığı gerekçesiyle sıcak bakılmadı. Çevre yolu meselesine hiç girmiyorum. Anlayacağınız 2025 yılı hem Eskişehirliler için hem de Eskişehir’i yönetenler için pek parlak geçmedi. Vatandaş ekmeğinin peşinde nasıl geçinirim diye kara düşündü, Eskişehir’de söz sahibi olanlar da “Ankara’yı Eskişehir için nasıl ikna edebilirim?” diye düşündü.
Eskişehirliler olarak böyle devam eden ve biten bir 2025 yılı yaşayınca, 2026’ya da çok sıcak bakamıyor insan. Çünkü yılları, bir şeyler yılı ilan etmeye alıştık ama pek bir sonuç elde edemedik. Örneğin, 2024 yılı emekliler yılıydı. Milyonlarca emekli 2024 yılında 12 bin 500 lira en düşük emekli maaşıyla yaşamaya çalıştı. Şu an en düşük emekli maaşı 16 bin 881 lira. Emekliler için değişen bir şey olmadı. Koşulları her geçen gün kötüye gitti.
Peki 2025 yılı? 2025 yılı da aile yılı ilan edildi. Evliliklerin ve doğum oranlarının artırılması hedefiyle ailelere maddi ve psikolojik destekler sağlanması amaçlandı. Peki ne oldu 2025’te? Bir örnek vereyim. Bolu Kartalkaya’da onlarca aile, çocuk otel yangınında hayatını kaybetti. Kimi anne baba çocuklarından, kimi çocuk ise anne babasından ayrıldı. Anlayacağınız emekliler yılı ilan edilen 2024, emeklilere iyi gelmedi. Aile yılı ilan edilen 2025 de ailelere iyi gelmedi.
Şimdi bizler yerel ölçekte 2026’yı Eskişehir Yılı ilan ettik. İyi niyetli bir girişim olduğundan kimsenin şüphesi yok. Ama umarım, Eskişehirliler, emeklilerin ve ailelerin yaşadığı hüsranı yaşamaz. Umarım 2026, gerçekten biz Eskişehirlilere iyi gelir. Hem ekonomik açıdan kalkındığımız hem de çözümünü beklediğimiz şehrin kronikleşen problemleri için ciddi adımlar atılır. Elbette Eskişehir, Türkiye ekonomisinden bağımsız değil ama büyüklerimizin dediği gibi “İyi düşünelim ki iyi olsun.” Herkese sağlık, mutluluk ve barış dolu bir 2026 diliyorum.