Hafta sonu yine bir Eskişehir klasiği yaşandı ve kentin pek çok noktasında sular kesildi. Maalesef bu haberleri giderek daha sık yapmak zorunda kalıyoruz.
Hafta sonu yine bir Eskişehir klasiği yaşandı ve kentin pek çok noktasında sular kesildi. Maalesef bu haberleri giderek daha sık yapmak zorunda kalıyoruz. Hatırlarsınız daha bir ay önce Tepebaşı İlçesinde güya planlı bir su kesintisi yaşanmış ancak 8 saat sürmesi planlanan kesinti, bir buçuk gün sürmüştü. Siz 8 saat su kesintisi yapacağız” diyorsanız ama kesintiniz 36 saat sürüyorsa, plan yapmayı becerememişsinizdir demektir.
Gelelim hafta sonu yaşanan su kesintisine. Tam da okulların açılacağı bir dönemde yaşanan bu kesintinin kabul edilebilir bir yönü bulunmuyor. Üstelik yine vatandaşı çileden çıkartan bir iletişimsizlikle de karşılaşıyoruz. Sular kesiliyor ve 3 saat sonra vatandaşa cep telefonlarından “Su kesintisi yapılmıştır” anlamında mesajlar çekiliyor. Şaka mı yapıyorsunuz? Sizin bu uyarıyı önceden yapmanız gerekmez mi?
Anlaşıldığı kadarıyla su kesintisi, Porsuk Barajındaki basıncın azalmasından kaynaklanmış. Şimdi burada DSİ’yi suçlamak çok büyük gaddarlık olur. Devlet Su İşleri Belediyelerin talep ettiği basıncı sağlar. Yani siz nasıl bir talepte bulunuyorsanız, DSİ o talebi yerine getirir. Şimdi çıkıp da “A-Ke-Pe zihniyeti Eskişehir’i cezalandırıyor” edebiyatı yapmayın. Daha önce gerçekten de hükûmetin Eskişehir’i cezalandırdığının bazı örneklerini gördük. Orada da haktan yana tutum aldık. Şimdi yine haktan ve doğrudan yana tutum alıyoruz. DSİ’nin bir suçu yok; suç planlama yapmaktan aciz ESKİ’nindir.
Bu arada ülkemizde ciddi bir kuraklık sorunu olduğunu hatırlatalım. Uzmanlar 2026’nın 2025’ten daha kurak geçeceğini söylüyor. Böyle giderse su kesintileri hayatımızın bir parçası olabilir. Ancak şu anda yaşanan kesintinin, barajlarda su olmamasıyla bir ilgisi yok. Barajlarda su var ve biz o suyu nasıl kullanacağımızı bile planlayamıyoruz.
Peki yarın barajlarımızdaki sular iyice azalınca ne yapacağız? Biz barajlarda su varken bile doğru dürüst bir planlama yapamıyorsak, yarın su krizi çıktığında ne yapacağız? Bu ESKİ zihniyetine mi güveneceğiz?
Büyükşehir Belediyesi’nin artık yapısal bir sorun haline gelen ESKİ’deki skandallarla derhal yüzleşmesi gerekiyor.
Hakkı Sağlam’ın arkasındayız
Eskişehir’in duayen gazetecisi Hakkı Sağlam, Perşembe günü ES TV ekranlarından yayınlanan “Eskişehir’in nabzı” programından sonra saldırıya uğradı. Bu olay önceden planlanmış ve “Mafya operasyonu” kokan bir saldırıydı. Tanınmamak için kafasına kask takan iki motosikletli Hakkı Sağlam’ın güzergahı üzerinde pusu kuruyor. Demek ki önceden keşif yapmışlar. Daha sonra bu saldırganlardan biri Sağlam’ın otomobiline çarpıyor ve araçtan inmesini sağlıyor. Daha sonra da saldırı gerçekleştiriliyor. Saldırganlar daha sonra motosikletlerine binerek hızla olay mahallinden uzaklaşıyor.
Ben Emniyet Kuvvetlerinin saldırganları en kısa sürede yakalayacağından eminim.
Bu saldırının ise kişisel olarak örnek aldığım Hakkı Sağlam’ı bir milimetre bile yolundan ayıracağını düşünmüyorum. Hakkı Sağlam soyadı gibi bir gazetecidir ve daha önce de bu tip saldırılara uğramıştır. Bütün Eskişehir basını olarak Sağlam’ın arkasında durduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.
Özgür basını susturacağınızı mı zannediyorsunuz? Elinizden geleni ardınıza koymayın…