Cumhuriyet Halk Partisi 39’uncu Olağan Kurultayını gerçekleştirdi ve Özgür Özel 4’üncü kez ve delegelerin geçerli oylarının tamamını alarak yeniden Genel Başkan seçildi. Tabii CHP’de Özgür Özel’in karşısına bir rakip çıkmayacağı zaten tahmin ediliyordu. Ancak Özgür Özel’in nasıl bir yönetimle yoluna devam edeceğini de merak ediyorduk.
Cumhuriyet Halk Partisi 39’uncu Olağan Kurultayını gerçekleştirdi ve Özgür Özel 4’üncü kez ve delegelerin geçerli oylarının tamamını alarak yeniden Genel Başkan seçildi. Tabii CHP’de Özgür Özel’in karşısına bir rakip çıkmayacağı zaten tahmin ediliyordu. Ancak Özgür Özel’in nasıl bir yönetimle yoluna devam edeceğini de merak ediyorduk.
Bu konuda Eskişehir Basını olarak bizim de özel bir gündemimiz oldu. CHP’nin özellikle Parti Meclisi’nde Eskişehirli bir ismin olup olmayacağını merak ettik. Neticede herhangi bir Eskişehirli Parti Meclisine giremedi. Ancak bunu CHP Eskişehir örgütünün bir başarısızlığı olarak değerlendirmiyorum.
Çünkü mesela AK Parti’deki MKYK, İYİ Parti’deki GİK veya CHP’deki Parti Meclisleri, “Dostlar Alışverişte Görsün” diye oluşturulmaz. Bu organlar partilerinin stratejik kararlarının alındığı yerlerdir ve genel başkanlar, “Eskişehir’in şu kadar kontenjanı olsun, Mardin’in bu kadar kontenjanı olsun” diye düşünmezler. Onlar partilerinin stratejik kararlarını alacak bir kurul oluşturmak derdindelerdir.
Geçtiğimiz dönemde İYİ Parti’den de Genel İdare Kurulu’na Eskişehirli bir üye seçilmemişti. Bazı gazeteciler de bunu, “Eskişehir teşkilatı Ankara’da adam yerine konmuyor” mealinde ve tahrik edici cümlelerle değerlendirmişlerdi. Şimdi aynı partinin GİK’te bir üyesi var. Ne yani İYİ Parti Eskişehir teşkilatı, Genel Merkez nezdinde küme mi yükselmiş oldu?
Aynı şey CHP için de geçerli. Elbette bir Eskişehirli olarak CHP’nin Parti Meclisinde Eskişehirli bir üyesi olmasını isteriz. Sonuçta CHP’nin 80 üyelik bir Parti Meclisi zaten olacaktı. Orada bir Eskişehirli olsa fena mı olurdu?
Ancak Eskişehirli bir PM üyesi seçilmemiş olması, Eskişehir örgütünün başarısızlığı olarak değerlendirilemez. Aksine eğer ki bir Eskişehirli seçilmiş olsaydı, bu durum Eskişehir örgütünün bir başarısı olarak da değerlendirilemezdi. Sonuç olarak CHP Parti Meclisi, “Türkiye’deki il örgütlerimize birer mavi boncuk dağıtalım” mantığıyla oluşturulmaz. O meclis CHP’nin stratejik kararlarının alınacağı yerdir. Kimse illere kontenjan ayırmayı aklının ucuna bile getirmez.
AK Parti nefes aldı
Eskişehir AK Parti teşkilatı, bir ay gibi bir aradan sonra Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe başkanlarını belirledi. Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma ve Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç’u tebrik ederiz.
Bazıları söz konusu iki ilçeye başkan atanamamış olmasını, “AK Parti dağıldı” gibi cümlelerle değerlendirdi. Elbette koskoca AK Parti teşkilatının Eskişehir’de dağıldığını ileri sürmek saçmalık. Ancak her iki ilçe başkanının da bir ay gecikmeyle atanması, parti içerisinde bir huzursuzluk olduğunun da göstergesiydi.
Şimdi AK Parti derin bir nefes almış oldu. Eğer yeni ilçe başkanlarını atamakta bir – iki hafta daha oyalansalardı, parti içindeki sıkıntılar büyürdü.