Google'dan teşhis koyanlar dikkat: Eskişehir’de uzman isimden kritik açıklama!

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Google'dan teşhis koyanlar dikkat: Eskişehir’de uzman isimden kritik açıklama!
A
a

Eskişehir’de klinik psikolog Beste Çokaygil, internetten edinilen yanlış sağlık bilgilerinin “siberkondri” ve “yalancı korona” algısını artırarak toplumda kaygı düzeyini yükselttiğini söyledi.

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Çokaygil, modern insanın sağlık algısının özellikle dijitalleşme ve küresel salgın deneyimlerinin ardından köklü biçimde değiştiğini belirtti. Çokaygil’e göre güncel dönemde sağlıkla ilgili bilgiye erişim hızının artması, bireylerin her belirtiyi anlık olarak yorumlamasına neden oluyor. Bu durum, özellikle sosyal medya ve internet kaynaklı bilgi kirliliğiyle birleştiğinde kaygı düzeyini belirgin şekilde yükseltiyor.

Psikolog Çokaygil, virüslerin yalnızca biyolojik bir tehdit olarak değil, aynı zamanda psikolojik bir stres kaynağı haline geldiğini ifade etti. Açıklamasında, “Güncel virüsler sadece bir ‘hastalık korkusu’ olmaktan çıkıp kronik bir kaygı bozukluğuna dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre bu durum, bireylerin gündelik yaşamda sürekli tetikte olmasına ve sağlık odaklı düşünce döngülerinin kalıcı hale gelmesine yol açıyor.

“En ufak bir boğaz ağrısı ‘Pseudo-Corona’yı tetikliyor”

Çokaygil, toplumda artan sağlık anksiyetesine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Sürekli tetikte olma ve sağlık anksiyetesi artık kronikleşti. Bu durum iki büyük problemi beraberinde getiriyor. İlki 'Pseudo-Corona' (Yalancı Korona) ile kişi en ufak bir boğaz ağrısı veya öksürükte fiziksel semptomları psikolojik olarak büyüterek aslında var olmayan bir hastalığın belirtilerini hissetmeye başlıyor. İkincisi ise belirsizliğe tahammülsüzlük. Virüslerin sürekli mutasyona uğraması ve 'Ne zaman bitecek?' sorusunun yanıtsız kalması, genel bir kaygı bozukluğunu körüklüyor" diye konuştu.

Uzmanlara göre bu durum, bireylerin fiziksel belirtileri olduğundan daha ağır algılamasına ve psikolojik olarak semptom üretmesine neden olabiliyor.

Belirsizlik ve sürekli tetikte olma hali

Çokaygil, özellikle salgın dönemlerinin ardından toplumda “sürekli tetikte olma” davranışının kalıcı hale geldiğini belirtti. Virüslerin sürekli değişmesi ve geleceğe dair belirsizliklerin artması, bireylerde kontrol kaybı hissini güçlendiriyor. Bu durumun iki temel sonucu olduğuna dikkat çekildi: sağlık kaygısının kronikleşmesi ve belirsizliğe tahammül kapasitesinin düşmesi.

Sosyal ilişkilerde kırılma ve damgalama riski

Psikolog Çokaygil, virüs algısının sosyal ilişkileri de etkilediğini belirterek, insanların birbirini artık yalnızca sosyal değil potansiyel bir “risk kaynağı” olarak görmeye başladığını ifade etti. Bu dönüşümle birlikte el sıkışma ve sarılma gibi temel sosyal davranışların yerini “güvenli mesafe” kontrolünün aldığına dikkat çekildi. Bu durumun yalnızlık hissini artırdığı ve sosyal bağları zayıflattığı vurgulandı. Ayrıca hafif bir grip belirtisi gösteren kişilerin bile çevreleri tarafından dışlanabildiği, bunun da “damgalama (stigmatizasyon)” sürecini hızlandırdığı belirtildi.

“Beyin sisi ve uyku bozuklukları yaygınlaştı”

Çokaygil, uzun süreli stresin bilişsel etkilerine de dikkat çekerek “Brain Fog (Beyin Sisi)” tablosunun yaygınlaştığını ifade etti. Bu tabloya göre bireylerde dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve zihinsel yorgunluk artarken, dijital ekran kullanımının da etkisiyle uyku düzeninde bozulmalar daha sık görülüyor.

İnternetten kendi kendine teşhis koyma hastalığı: 'Siberkondri'

Uzman, en kritik risklerden birinin internet üzerinden yapılan kontrolsüz sağlık aramaları olduğunu belirtti. “İnternetten kulaktan dolma bilgilerle teşhis koyma hastalığı olan ‘Siberkondri’, kaygı düzeyini tıbbi gerçekliğin çok ötesine taşımaktadır” değerlendirmesiyle bu davranışın kişiyi yanlış yönlendirdiği ve panik döngüsünü beslediği ifade edildi. Çokaygil, sağlık kaygısının azaltılması için üç temel öneri sıraladı; haber takibini sınırlandırmak ve yalnızca güvenilir kaynaklardan bilgi almak, günlük rutinleri sabit tutmak, uyku ve uyanma saatlerini düzenlemek ve sosyal ilişkileri ertelememek ve iletişimi sürdürmek.

Uzmanlara göre bu adımlar, hem kaygı düzeyinin kontrol altına alınmasında hem de dijital bilgi kirliliğinin etkisinin azaltılmasında kritik rol oynuyor.
Kaynak : Haber Merkezi
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi