Eskişehir’in lezzet hafızasında derin izler bırakan Mazlumlar Muhallebicisi’nin serüveni, 1927 yılında Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan bir göç hikâyesiyle başlıyor. Bugün işletmenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Yağız Oktaş, ailesinin Makedonya’dan Eskişehir’e gelişini ve kentin simgelerinden biri haline gelişlerini, "Bu işletmenin kuruluşu aslında bir göç hikayesi. Dedem ve kardeşleri Makedonya’dan buraya geldiklerinde önce seyyar salep satarak hayata tutunuyorlar, ardından 1927 yılında Mazlumlar’ı açarak bu geleneği başlatıyorlar.” sözleriyle anlatıyor.
Kentin fiziksel değişimine tanıklık eden işletmenin ilk durağı olan Hamamyolu’ndaki dükkân, yerini zamanla modern yapılara bıraksa da lezzet mirası adres değiştirerek yaşamaya devam etti. Oktaş, 1977 yılında verilen aranın ardından 2000 yılında tarihi Haller Gençlik Merkezi’nin restorasyonuyla yeniden kapılarını açtıklarını hatırlatarak, mekânın kentsel hafızadaki yerini şu cümlelerle aktarıyor: "Eski dükkanımız Hamamyolu girişinde, şimdi bir banka binasının olduğu yerdeydi. Şehrin dokusu değiştikçe biz de farklı noktalarda hizmet verdik ve sonunda Haller’in o tarihi atmosferinde köklerimize döndük."
Asırlık işletmenin mutfağında keşkül, tavuk göğsü ve kazandibi gibi klasik reçeteler ilk günkü sadakatiyle korunurken geçmişin satış kayıtları kentin sosyokültürel geçmişine de ışık tutuyor. Oktaş, o yılların hareketliliğini "Nüfusa oranla baktığımızda o zamanlar sadece günde 250 dondurmalı keşkül satılıyormuş. Bu rakam, tek bir tatlı üzerinden o dönemin sosyal hayatını ve insanların ağız tadını anlamak için çok kıymetli bir gösterge." diyerek vurguluyor. Bugün bu geleneksel menü, yerel kaynaklara bağlı kalınarak güncelleniyor. Şekerin Şeker Fabrikası’ndan temin edildiği işletmede, yaklaşık on yıl önce menüye dahil edilen incirli muhallebi gibi yeni tatlar da doğal içerik prensibiyle "yeni klasikler" arasındaki yerini alıyor.
Kuşaklar arası yönetim anlayışındaki dönüşümü "Eski kuşaklar değişime biraz daha mesafeliydi, ancak bizim jenerasyonumuz yeniliklere daha açık ve hızlı karar alabiliyor. Fakat onlardan devraldığımız temel ilke hiç değişmedi: Sahip olduğun mirası korumak ve yaşatmak." şeklinde tanımlayan Oktaş, dijital çağın etkilerini de yakından takip ediyor. Mazlumlar Muhallebicisi, sosyal medya ve içerik üreticilerinin ilgisiyle turistik bir çekim merkezine dönüşürken bugün yerel halktan öğrencilere, yerli turistlerden yabancı konuklara kadar geniş bir kitleyi ağırlıyor. Yakın zamanda layık görüldüğü "Tarih Etiketi Ödülü" ile asırlık hizmetini taçlandıran Mazlumlar Muhallebicisi, Eskişehir’in yaşayan bir yüzü olma sorumluluğunu geleceğe taşıyor.
Göçle başlayan bir hikâye, değişen kent dokusu ve kuşaklar arası aktarım… Mazlumlar Muhallebicisi Eskişehir’in lezzet rotasında yalnızca bir tatlı molası değil; kentin hafızasında yer etmiş yaşayan bir durak olarak varlığını sürdürüyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’deki riskli alanlar belirlenmeli!
Kaan Özcan
MOTİVASYON ANLAMINDA DEĞERLİYDİ
Ahmet D. Canoruç
İsmini Eskişehir halkı belirleyecek
Seval Erci
Tarihçi Prof. Dr. Yakut’un bu çağrısı karşılık bulmalı!
Tarkan Demir
Türkiye bayrağı değil, Türk Bayrağı
Kerem Akyıl
Ruhu eksilen mahalleler
Ümit Polatbaş
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
Türkiye'de futbol
Osman Cemoğlu