yandex

Tarihçi Prof. Dr. Yakut’un bu çağrısı karşılık bulmalı!

Türkiye’nin önemli tarihçilerinden Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Yakut’u ESTV’deki Cumhuriyet Bayramı özel yayınımıza konuk ettik.

30 Ekim 2026 08:55
A
a
“Milli Mücadele ve Eskişehir”, “Eskişehir'in Kurtuluşu”, “Eskişehir'de İşgal ve Direniş”, “Modern Eskişehir'in Doğuşu” gibi odağında Eskişehir bulunan eserleri bulunan Prof. Dr. Yakut’tan, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’i hangi koşullar altında ilan ettiğini, nasıl içselleştirdiğini ve Eskişehir’in buradaki rolünü büyük bir keyifle dinleme şansı bulduk.
Prof. Dr. Yakut’un, bu köşede daha önce dile getirdiğim çağrısını hatırlatarak bir girizgah yapmak yerinde olur…
“…Mustafa Kemal, 16 Mayıs’ta Samsuna hareket ettiğinde, daha Karadeniz’de yoldayken 17 Mayıs 1919’da Odunpazarı’nda Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin hemen yanındaki alanda İzmir’in işgaline tepki olarak büyük bir miting yapılıyor. 
Bu mitinge binlerce kişi katılıyor. Odunpazarı mitinginde, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın Eskişehir’deki ilk büyük kıvılcımını görüyoruz. Çok defa söyledim ama yinelemek isterim…
Odunpazarı’nın girişine bir Kurtuluş Savaşı rölyefi konulmalıdır.  Özellikle bu mitingi de içine alan bir rölyef…”
Prof. Dr. Yakut, bu çağrısını yinelemekle birlikte...
Şehir belleği ve kent hafızasının önemine de dikkati çekti.
Kemal Hoca’nın, Cumhuriyet Bayramı’nda yerel yönetimlere bir diğer çağrısı, Eskişehir’in düşman işgalinden kurutuluşunda yani 2 Eylül’de şehre giren iki komutanın isminin iki caddeye verilmesi…
Burada sözü Prof. Dr. Kemal Yakut’a bırakalım:
“Bakın, Milli Mücadele’nin yükünü taşıyan kentlerin başında Eskişehir geliyor. Büyük Taarruzu da sayarsak 5 büyük savaş bu coğrafyada geçiyor.
Türkiye’de bir ulus devletin kurulmasını sağlayan harç Eskişehir’de karılmıştır.
Buradan Cumhuriyet’e geçtiğimizde, ne yazık ki Eskişehir’de bazı kurumlarımız yerel tarihi, kent beleğini ıskaladıkları için, görmezden geldikleri, hakkıyla ele almadıkları için bunlar konuşulmuyor.
Yerel yönetimlerden beklediğimiz bir şey var. Yerel tarih, bellek, hafıza…
2 Eylül sabahı Eskişehir’e giren iki komutanın adının şehrimizde bir caddeye verilmemesi tırnak içinde söylüyorum ‘ayıptır’.
Bunlardan biri Yarbay Hüseyin Vecihi Bey…
Şehre ilk giren iki komutandan biri. Yunan işgal kuvvetlerini takip ederek Bandırma’ya kadar gitmiş ve 10 Eylül’de şehit olmuştur.
Diğeri Ömer Keramettin Bey.
Onların şahsında bu şehri kurtaran fedakar kişilere bir minnet borcu ödenmelidir.
Bu o kadar zor mu?
Bakıyorum, Eskişehir’deki bazı cadde ve sokaklara, alakasız insanların isimleri verilmiş. Bu kentle hiç ilgisi olmayan, kente faydası dokunmamış kişiler var aralarında.
Ama maddi ve manevi dişini canına katarak Milli Mücadele’yi burada veren kişilerin de adının yaşatılması gerektiğini düşünüyorum.
Eğer yapılmıyorsa da kent belleği, kent hafızası, ismi konuşulmasın.”
Türkiye’nin önemli tarihçisi Prof. Dr. Yakut’un sesine kulak vermek gerekir.
Yerel yönetimler, eğer kent hafızası ve belleği konusunda söyledikleri gibi bir hassasiyet içindelerse…
Odunpazarı’nın girişine Kurtuluş Savaşı rölyefi yaptırılmalı, iki caddeye de Yarbay Hüseyin Vecihi Bey ve Ömer Keramettin Bey’in ismi verilmelidir.
Bu çağrı karşılık bulacak mı, hep birlikte göreceğiz.
 


(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...