Tarih 2 Aralık 1971… Perşembe akşamı. Eskişehir heyecanlı bir gün yaşıyor. TRT televizyonu ilk kez Eskişehir’e naklen yayın gerçekleştirdi. İşte Büyükerşen’in katkılarıyla yapılan o yayının hikâyesi…
Salı akşamı ES TV’nin konuğu olan Yılmaz Büyükerşen, yayına gelirken televizyondaki arkadaşlara jest yaptı. Büyükerşen, 45 yıl öncesine ait 11 dakikalık bir kayıt getirdi. Kayıtta Eskişehir’in televizyonla nasıl tanıştığına dair tarihi görüntüler var.
Söz konusu kayıt, verici kurulması ve yetkililerin bazı incelemelerini göstererek başlıyor. Dış seste “Eskişehir ilinde de İzmir’de olduğu gibi Salı, Perşembe, cumartesi ve Pazar günleri yayın yapılacak. TRT Genel Müdürü Musa Öğün, önceki gün Eskişehir’e gelerek televizyon yayınlarıyla ilgili incelemelerde bulundu. Eskişehir 1’nci Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tümgeneral Refik Işıtman ile Eskişehir’deki PTT linkine gelen TRT Genel Müdürü Musa Öğün, burada ilgililerden bilgi aldı. Öğün, Eskişehir’deki televizyon yayını için TRT’nin işbirliği yaptığı Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi yöneticileriyle de görüştü” diye başlıyor.
ORDUEVİ’NDE TÖREN YAPILIYOR
Daha sonra ekranda TRT Muhabiri Selim Esen görünüyor. Anons yapan Esen “Sayın seyirciler 2 Aralık 1971 Perşembe akşamı ve Eskişehir Orduevi’ndeyiz. Bu akşam TRT televizyonu ilk kez Eskişehir’e naklen yayın gerçekleştirdi. Bu naklen yayında yardımları dokunan Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Başkan Yardımcısı Doçent Yılmaz Büyükerşen ile konuşalım” diyor.
BÜYÜKERŞEN YİNE BAŞROLDE
34 yaşındaki Büyükerşen de “Eskişehir’e televizyonun, Ankara televizyonunun naklen gelebilme olanağının sağlanması aslında üniversite ve halkın elbirliğiyle toplum kalkınmasına katkıda bulunabilmesi için güzel bir örnek teşkil ediyor benim kanaatimce. Son zamanlarda TRT’nin içerisinde bulunduğu dinamizm ve hamle gayretine biz de Eskişehirliler olarak, EİTİA olarak katkıda bulunmak istedik. Çevre eğitimine de büyük önem veren Akademi’deki arkadaşlarım, yönetici ve öğretici kadro bunu toplumdaki potansiyeli harekete geçirerek kanalize etme ve süratlendirme, her şeyi devletten beklememe ilkesine yahut ta yoluna bir örnek verebilmek düşüncesiyle nasıl tasarlarız diye planladık. Ve Eskişehir’den Avrupa’ya çalışmaya giden işçilerimizle bizden mezun olupta Avrupa’da iş tutmuş ve zengin olmuş öğrencilerimizin adreslerini tespit ederek Eskişehir Üniversite Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin sayın yöneticileri ve Eskişehir’in sayın ileri gelenlerini bir araya toplayarak bu işi organize etme yolunu seçtik” diye konuşuyor.
BAŞKAN GÜNDAY’A VERİCİ BASKISI!
Muhabir Esen “Demek oluyor ki siz TRT’nin Eskişehir’e televizyon getirme fikrini Eskişehirlilerin kendi olanaklarıyla takviye ettiniz. Ve tahmin ediyorum bir verici alarak TRT’nin bu hizmetine katkıda bulundunuz” diye araya giriyor.
Büyükerşen “Evet. Malumumuz olduğu gibi bizim temin ettiğimiz verici 10 vatlık küçük bir verici. Ve Eskişehir’de sadece şehir merkezine yayın imkânı sağlayan bir verici, bugün TRT emrine vermiş olduğumuz verici. Bunu 100 vata çıkarmak suretiyle daha geniş bir sahaya yayın yapabilme olanağını elde etmek için (Günday’a dönüyor) Eskişehir Belediyesi’nin yardımlarını bekliyoruz. Çünkü Eskişehir Belediye Reisi Sayın Sabahattin Günday, bize bu işlerle uğraşmamızdan dolayı çok sitayişkâr sözler söyledi” diyerek devam ediyor.
Muhabir Esen, “O zaman Sayın Günday ile görüşelim ve soralım… Sayın Günday, Doçent Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir’in daha güçlü bir televizyona kavuşması için 100 vatlık bir vericiye ihtiyaç olduğunu söylüyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda efendim” diyerek Belediye Başkanı Günday7a dönüyor.
BİR AYA KADAR REALİZE EDECEĞİZ
Günday da “Efendim, evvala bu suale cevap vermeden evvel televizyonu Eskişehir’e kazandırmak için büyük çaba gösteren, büyük cesaret gösteren Ticari İlimler Akademisi’nin genç kadrosuna ve Eskişehir’e televizyonun bir an evvel kazandırılması bir mevzuunda hakikaten büyük alaka işar etmiş bulunan TRT’nin sayın umum müdürü Musa Öğün Beyefendiye ve teknik arkadaşlarına ve mesai arkadaşlarına evvela şükranlarımı Eskişehir adına ifade etmek isterim” diyor.
Günday, muhabirin “Sayın Günday anlıyorum siz televizyonun ilk kez bu akşam yayınlanması dolayısıyla bir hayli heyecanlısınız. Ancak ben Sayın Yılmaz Büyükerşen’in sualine gelmek istiyorum. Derki kendisi bu televizyon vericisinin kuvvetlenmesi için 100 vatlık bir vericiye ihtiyacımız vardır. Siz acaba belediye olarak ne gibi bir katkıda bulunursunuz” sorusuna “Şimdi onu arz edeyim. Bir defa belediye olarak Eskişehir’i temsil eden bir müessesenin başında bulunan biri olan arkadaşınız olarak elimizden gelen bütün maddi ve manevi imkânı seferber etmiş durumdayız. Ve gücümüzün yettiği kadar da buna devam edeceğiz” diyerek cevap veriyor.
Muhabirin “O zaman bana bir süre verebilir misiniz? 100 vatlık vericiyi şu zaman biz Eskişehir’e takabiliriz ve bu vericiyi kuvvetlendirebiliriz. Böyle bir cevap verebilir misiniz bana…” ısrarlı sorusunu da “Bir ay zarfında bu mümkün olacaktır. Ve Sayın Eskişehirlilerinde efendim ileri gelen çok değerli arkadaşlarımın da gayretiyle bunu realize edeceğiz” karşılığını veriyor Günday.
SESSİZ SİNEMA SEYREDER GİBİ…
Muhabir elinde mikrofon ayakta televizyon izleyen protokol mensuplarının yanına gidiyor ve “Efendim dikkatinizi keseceğim yarıda. Nasıl buluyorsunuz acaba TRT’nin Eskişehir’e yaptığı ilk naklen yayınını” diye soruyor. 1’nci Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tümgeneral Refik Işıtman “TRT’nin Eskişehir’e yapmış olduğu yayından çok memnunuz. Görüntü de normal. Ancak bazı ses gibi noksanlıklar oluyor. Herhâlde bunlarda giderilecek” diyor. Muhabirin “Sizin evinizde televizyon var mı” sorusunu Tümgeneral Işıtman “Benim evimde televizyon var. Bu akşamda bu maksatla buradayım. Seste, hafif bir ses geliyor, bundan şikâyetçiyiz” diyerek cevaplıyor.
Komutanın yanındaki bir kişi de “Birinci kanaldan resim alıyoruz, ikinci kanalda ses var. Ses uymuyor, programlar güzel. Güzel ama dediğim gibi sessiz sinema seyreder gibi seyrediyoruz” diyor.
KOVBOY FİLMLERİ OLSUN
Muhabirin “Siz de yeni mi seyrediyorsunuz televizyonu” diye sorduğu bir genç “Biraz seyrettik, çok seyrettik. Almanya’da seyretmiştik” diyor. Genç, muhabirin “Alman televizyonlarıyla bizim yayınlarımız arasında bir farklılaşma var mı” sorusuna “Yok, bilahare burası Almanya’nınkine nazaran biraz şey ama yine burası idare ediyor. Güzel bir film seyredebiliyoruz. Ama biz gençler isteriz ki şöyle kovboy filmleri olsun. Onu arzu ederiz” diye cevap veriyor.
Muhabirin herkese teşekkür etmesiyle Orduevi’ndeki yayın sona eriyor.
ŞİMDİLİK HİÇBİR FİKRİM YOK
TRT muhabiri, Tümgeneral Refik Işıtman’ın evinde görülüyor. Ve röportaja “Eskişehir’de TRT ilk naklen yayınına başlamış olmasına rağmen Eskişehir ilinde bir çok televizyon alıcısı var. Ve bu akşam TRT’nin ilk naklen yayını gerçekleştirdiği akşam. Bu televizyon alıcılarına sahip evlerden birisine geldik. Ve kendilerinden TRT’nin yapmakta olduğu programlar hakkında bilgi alacağız” diye başlıyor.
Muhabir “Efendim isminizi öğrenebilir miyiz lütfen” diye sorunca Rezzan Işıtman cevabını alıyor. Muhabir “Nasıl buldunuz ilk naklen yayınımızı” diye sorunca Rezzan Hanım “İlk naklen yayınınız çok güzel oldu. Çok net. Ses de güzel. Görüntü de güzel” diyor. Muhabirin “Ne tür programlar yayınlanmasını isterdiniz TRT’nin acaba” sorusunu ise “Valla şimdilik hiçbir fikrim yok. Ama hem çocuklar için hem büyükler için faydalı olan yayınlar yapılırsa herhalde memnun oluruz” diyerek cevaplıyor.
PİLLİ BEBEĞİN KENDİSİNİ GÖSTERSİN
Muhabir evdeki çocuklara da ‘Beğendiniz mi? Televizyonda daha başka neler olmasını isterdiniz” diye soruyor. Bir çocuk “Beğendim. Pilli bebeğin kendisini göstersin isterdim. Başka bir kukla yapmışlar. Başı açık olan değil bizim Ankara’da gördüğümüz gibi” diyor.
Muhabir Rezzan Hanım’a “Ankara’da da seyretmiş miydiniz TRT yayınlarını” diye soruyor. Rezzan Hanım “Evet, misafir olarak gittiğimiz zamanlar seyrediyoruz” dedi. Muhabir “acaba buradaki naklen yayınla Ankara’daki yayın arasında bir farklılaşma var mı sizce” sorusuna da “Yok, buradaki de çok güzel, çok net” diye cevaplıyor.
Muhabir bu kez ”Siz TRT’nin ne tür bir program yapmasını önerirdiniz” diye soruyor. Işıtman “Daha çok gazinolardan naklen programlar oluyor, istiyoruz. Filmler, çocuklar için de eğitici programlar yapmasını istiyoruz” diyor.
BU ŞEREFİ BAHŞETTİNİZ
Başka bir evdeki röportajda ise misafir olarak evde bulunan kişi “TRT’nin bu akşam Eskişehir’de ilk programı olduğu için seyretmek için arzu ettim. Çünkü arkadaşlarım TRT’nin bu nakli için televizyonu yeni aldılar ve kurdular. O kadar memnunuz ki kendimizi Ankara’da, İstanbul’da veyahut ta Avrupa’nın bir şehrinde zannettik. Esasında bizim özlediğimiz ve istediğimiz de buydu. Bu bakımdan sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. TRT mensuplarına çok teşekkür ederiz. Bu şerefi bahşettiniz” diye konuşuyor.