Benim de Mustafa Kemal Paşam

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Benim de Mustafa Kemal Paşam
A
a

AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü, 2017 Referandum Özel programında Yazıişleri Müdürümüz Cihan Yıldırım’ın sorularını yanıtladı, ‘Evet’ cephesinin çalışmalarını anlattı.

Sen benim adıma ‘Hayır’ diyemezsin
ES TV’den canlı yayınlanan programda Ünlü, ‘Hayır’ cephesinde yer alan Mali Müşavirler Odası’na seslendi, “Ben Mali Müşavirim, hadi bana ‘Hayır’ dedirttirsinler” dedi.
 
Cefakârca çalışıyorlar
Bu Anayasa değişikliği Meclis’te kabul edildikten sonra, 1 Şubat’tan itibaren teşkilat eğitimlerimize başladık. Bir ay boyunca teşkilatımıza, mahalle yönetimleri de dahil, sandık görevlileri de dahil Odunpazarı, Tepebaşı ve diğer ilçeler de dahil, bu işte yetkin arkadaşlarımız tarafından eğitimler verildi. Hem çadırlarda görev yapan arkadaşlara hem mahalleye giden arkadaşlara anayasa maddeleriyle ilgili bir soru sorun, ‘tık’ diye cevabını alırsınız. Hepsi bilgiyle donatıldı. Anayasa maddeleri teker teker anlatıldı, neyin ne olduğunu, nasıl olduğunu biliyorlar. Hatta Hayırcılar o zaman da başlamışlardı karalama kampanyalarına. İyi oldu aslında, bize dediler ki ‘Niye sahada yoksunuz?’ ‘Bir görelim, karşı taraftan ne geliyor’ dedik, gördük. Karşı taraftan neyi kullandıklarını, ne konuda karalama yaptıklarını, maddeleri nasıl çarpıttıklarını da görmüş olduk. Bir ay boyunca bütün teşkilatımıza eğitim verdik. Teşkilatımıza teşekkür ediyorum, çok cefakarca çalışıyorlar. Bilgi konusunda da tamamen özümsediler ve hepsi donanımlıdır.
 
110 bin üyeye ulaştık
21 Şubat’ta hatırlarsanız Ankara Arena’da bir lansman toplantısı yapıldı. Oraya 600 kişilik bir teşkilat ekibiyle gittik. 400 kişi hızlı trenle gittik, 200 kişi de dış ilçelerden otobüslerle geldi. 1 Mart’tan itibaren de, çağrı merkezleri kurduk. Bizim 110 bin üyemiz var, bütün üyeleri teker teker aradık. ‘Nasılsınız? İyi misiniz? Sorununuz var mı?’ sorduk. Ulaşamadıklarımıza gidip kapıdan ulaştık. Kanaatlerini öğrendik ve net söyleyeyim, çok az bir kararsız çıktı. Yüzde 95- 98 civarında kanaatler net. ‘Evet vereceğim ama bilemiyorum, bir anlatılması lazım’ diyenlere, hemen gitti arkadaşlarımız. Eskiden görev yapmış arkadaşlarımızı da görevlendirdik bu süreç içerisinde. Onlara da numaralar verdik, onlar da aradılar, onlar da gerektiğinde gittiler. Kafası karışık olanlar, aydınlatılması gerekenler varsa, hepsine ulaştık. Bütün teşkilatlarımız mahallelere çıktılar. İlçe başkanlarımız, mahalle başkanlarımız ve ben mahalleye gittik. Muhtarı ziyaret ettik, STK’ları ziyaret ettik, esnafı ziyaret ettik, orada bulunan üyelerimizi ziyaret ettik. O gün o mahalledeki herkes, AK Parti’nin orada olduğunu gördü. Akşamına da ev ziyaretleri yaptık. Bir üyemizin evinde, komşuları toplayarak, kararsızlar varsa onlara Anayasa maddelerini anlattı arkadaşlarımız.
 
400 bin broşür dağıttık
100 bin broşür dağıttık, 200 bin Evet gazetesi dağıttık, diğer broşürümüzden dağıttık. 16 Mart’tan itibaren de vekillerimiz geldi zaten. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum, sürekli sahadalardı. 1-2 Nisan’da 3 bin kişi sahaya indik, 200 bin haneye gittik, 400 bin broşür dağıttık. Sahadaki arkadaşlarımızın dava şuuruyla böyle bir çalışma gerçekleştirmesi… Benim belki de siyaseti bıraktıktan sonra hep hatırlayacağım şey budur. 3 Nisan’dan itibaren 14 noktaya çadırları kurduk. Bugün itibariyle 23 çadırımız var.
 
İş yapmak için değil
Kahve ziyaretleri yaptık. Eskiden klasikti, ‘Emek Mahallesi’ne, 71 Evler Mahallesi’ne geliyoruz bu akşam. Orada bir kahveyi ayarlayın, konuşma yapacağız”. Böyle yapılırdı eskiden. Orada yine sen, ben, bizim oğlan toplanır, ses düzeni, gürültü-patırtı, sen bana anlatırsın, dinleyecek olan kahveden çıkar, bizim arkadaşlar dolar. Kahve ziyareti yaptık mı? Yaptık… Bu değil! Akşam kahveye gitti arkadaşlarımız, ‘Arkadaşlar sizi rahatsız ediyoruz ama bir iki kelam edeceğiz. Dinler misiniz bizi?’ dediler. Kısaca Anayasa değişikliğini anlattık, çayımızı içtik, ‘İyi akşamlar’ deyip ayrıldık. Ev ziyaretlerinde de ‘tık tık’ kapı çaldık. Adres bana verildi mesela, ‘Ben AK Parti İl Başkanı’yım, sizi ziyarete geldik’ deyip çat kapı gittik. Eskişehir’de en çok seçim yapan İl Başkanı olarak ciddi manada tecrübelendik. Bunu asla arzu etmiyorum, ‘iş yapmak için iş yapmak’ beni ciddi manada rahatsız ediyor. Birbirimizi kandırmanın bir anlamı yok. Ben niye kendimi kandırayım yahu? İş yapmak için değil, yaptığının karşılığı çıkması için işi yapacaksın. Siyaset gerçek zeminde yapılır. Siyasette eyyam, popülizm, maalesef bu işin en bedbaht durumudur. Böyle bir şey yapmıyoruz.
 
Kimse düşman değil
‘Hayır’ diyorsa bizim vatandaşımız değil mi? Bizim insanlarımız. Biz şimdi neye uğraşıyoruz? ‘Hayır’ diyenleri, ‘Bak öyle değil, mesele böyledir. Evet deyin’ diye ikna etmek için uğraşıyoruz. Çıksın, görüşelim, temas edelim. ‘Hayır’ diyecekse de diyebilir, ne var yani? Dünyanın sonu da değil. Sonuçta bu toplumun birer parçasıyız. Hepsi bizim kardeşlerimiz, kimse düşmanımız değil. Böyle de görmüyorum yani, siyaseti böyle de yapmıyorum. Böyle yapılmasını da istemiyorum. Nezaketi, kibarlığı elden bırakmamak lazım.
 
Kendini bu kadar yorma…
Doktorlar Caddesi’nde ‘Hayır’ çadırında toplanmışlar, Nabi Hoca gelecek diye bağırarak İzmir Marşı söylüyorlar, ‘Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa’…  “Kardeşim” dedim. “Bunu neden bağırarak söylüyorsunuz? Ben Mustafa Kemal Paşa’dan rahatsız olmuyorum, eğer bundan rahatsız olacağımı düşünüyorsan. Kendini bu kadar yorma, üzme kendini” dedim. Bunları çok hoş karşılamıyorum açıkçası. Siyaseti düzgün, gerçekçi, açık, nezaket ortamında yapmanın faydaları vardır. Fikirlerimizi birbirimizi üzmeden, kırmadan, dökmeden anlatmamız lazım. Konuşarak halledilebilir.
 
Sen kime sordun da…
Eskişehir Akademik Odalar Birliği diye yalandan bir ‘Hayır Platformu’ kurulmuş. ‘Hayır’ çadırlarında da ‘Biz de varız. Bunlar gelmiş kurmuş, biz de kuralım’ diye telaşla kurulan çadırlar var. Bir plan dahilinde değil. Bu platform da yalandan kurulan bir platform. Orada dikkatimi çeken, Mali Müşavirler Odası da var. Ben de Mali Müşavirim. Şimdi kardeşim, Mali Müşavirler Odası’na soruyorum; “Ben ‘Evet’ oyu kullanacağım bir Mali Müşavir olarak. Benim gibi ‘Evet’ kullanacak birçok meslektaşım var. Sen kime sordun da, buradaki platforma gidip, Belediye Başkanı’yla beraber fotoğraf çektirip ‘Hayır’ diyorsun?” Kime sordun yahu? Sen beni temsil ediyorsun. Sen mesleğin sorunlarını bir kenara bırakıyorsun, buradaki insanların kanaatlerini bir kenara atıyorsun, CHP’li bir Yönetim Kurulu Üyesi, Belediye Başkanı’nın yanına dikiliyor, ‘Mali Müşavirler Odası ‘Hayır’ diyor’. Mali Müşavirler Odası’nın ‘Hayır’ını tanımıyorum. Böyle bir karar veremez Mali Müşavirler Odası. Kararları sadece Yönetim Kurulu’nu bağlar. Ben Mali Müşavirim, hadi bana ‘Hayır’ dedirttirsinler. Neye göre ‘Hayır’ diyorlar yahu? Bugün Eskişehir’deki Mali Müşavirler Odası, bir üyesini Cumhuriyet Halk Partisi’ne İl Başkanı yapmak için görev yapmamalı. Mesleğin sorunlarını, sıkıntılarını dile getirmeli. Bunlara çözüm üretmeli. Bu zamana kadar, TÜRMOB dahil, mesleğin tek sorununu çözememişlerdir. Sadece ideolojik bir yapılanma vardır orada. Sadece ideolojik yapılanma bağlamında eylemler yapmışlardır, gösteriler yapmışlardır. Her sol oluşumda, her sol protestoda Oda’yı görürsünüz. Sizin işiniz bu mu yahu? Mesleki eğitimleri falan kastetmiyorum. Çözüm üreteceksiniz. Siz Maliye Bakanlığı’na çözüm üretemiyorsanız, sıkıntı sizdedir kardeşim. Sen benim adıma ‘Hayır’ diyemezsin. Onlar ‘Hayır’ dedi diye biz ‘Hayır’ mı diyeceğiz? Senin böyle bir hakkın mı var, böyle bir yetkin mi var yahu? Böyle bir hadsizlik olamaz. Ben İl başkanı olmadan önce de eleştiriyordum böyle şeyleri. İlker Özokcu’yu çok severim, saygım da vardır. Ancak bu tür eylemlerde bulunmasını, Oda adına görüş açıklamasını hiçbir zaman tasvip etmemişimdir. Bu Mali Müşavirler Odası, oradaki üyeler de kanunen oraya üye olmak zorundadır. Keyfi bir üyelik yoktur orada. ‘Beğenmiyorsan istifa et kardeşim, Oda’sız kal’ deme şansımız da yok. Kanunen mecbursun, ben de üyeyim. Sen benim adıma çıkıp ‘Hayır’ diyemezsin kardeşim. Orası Cumhuriyet Halk Partisi’nin, sol ideolojinin arka bahçesi değil. Herkesin buna göre tavır alması lazım. Baro Başkanı da aynı şekilde. Baro’ya kayıtlı avukatların hepsi mi ‘Hayır’ diyor? Sen militanca çıkıp ‘Hayır’ diyorsun. ‘Orada değişen 18 madde 80 maddeyi etkiliyormuş.’ Çık açıkla kardeşim hangi maddeleri etkiliyor yahu? Tık, tık, tık, tık söyleyin. Yalandan çıkıp, “Şu maddeyle Cumhurbaşkanı muhtarları iptal eder, lokanta kapatır” vesaire diyorsun. Hangi maddede yazıyor? ‘Kem küm, kem küm’. Bunların söylediklerinin hepsi ‘Kem küm’. Böyle saçma sapan olur mu yahu? Militanca bu işleri yürütüyorlar, böyle bir şey olmaz kardeşim. Buralar tamamen insanların siyasi gelecekleri için kullanılan alanlar haline geldi. Siyaset yapacaksan, çıkar kardeşim cübbeni, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanı mı olacaksın, milletvekili mi olacaksın, onu yap, siyasetini yap yahu. Odaların ideoloji kurumları haline getirilmesini, aleni bir şekilde partizanca davranılmasını hiç doğru bulmuyorum.
 
Herkese ulaştık
Biz derdimizi anlattık. Bugün alan hakimiyeti bizde. Biz çalışmalarımızla, bütün teşkilatımıza verdiğimiz bilgilerle, tüm mahallelere ulaştık. Bunu yüzde 100 başarma şansınız yok muhakkak ama ben büyük bir çoğunlukla, herkese ulaştığımızı düşünüyorum.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi