Ataç: Darbeler artık canımıza yetti

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Ataç: Darbeler artık canımıza yetti
A
a

15 Temmuz akşamı, Türkiye tarihinin kara günlerinden birini yaşadı. Ankara, İstanbul darbecilerin en etkin olduğu illerdi ve hedeflerinden birisi de Gazi Meclis idi. Ankara’ya bombalar düşerken, yaşanan korku dolu anların bir tanığı da Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’dı…

15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında CHP Genel Merkezi’nde belediyenin projelerinin tanıtımı için başkentte bulunan Başkan Ataç, o gün yaşananları ES TV’de Cihan Yıldırım’a anlattı. Ataç, yaşanan süreci değerlendirirken, Türkiye’nin ve partisi CHP’nin, tanıklık ettiği darbelerden gördüğü zararı da anlattı…

Hukuk devletine inandık
Kısaca ne için orda olduğumuzu anlatayım; Meclis’te olma nedenimiz Tepebaşı Belediyemizin yaptığı çalışmalar sergilemekti. Daha sonra yemeğe gidildi. Şakalar yapılıyor, konular anlatılıyor, milletvekillerimizle oturuyoruz. Tabi o arada gidenler oldu. Biz tabi ev sahibi olduğumuz için kalmamız gerekiyor. O arada cep telefonlarını herkes karıştırıyor ya adet oldu tabi. ‘Köprü kapatılmış’ falan dendi, tabi herkes ‘Bir şey mi var?’ diye konuşmaya başladı. Biraz zaman geçtikten sonra iş darbeye benzemeye başladı. Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı’nın görselleri çıkmaya başladı. Zaman biraz daha ilerledi ve kesinleşti darbe olduğu. Sonra herkes üzülmeye başladı. ‘Nerden çıktı bu, ülke zaten sınırlarıyla sıkıntılı, PKK, bilmem ne, bir de bu mu olacak? Ekonomi gitti, yandı zaten’ herkes bir şey söylüyor. Saat 11 buçuk gibi Genel Başkanımızın metni çıktı. “Bu darbeler yetti canımıza” diye anlamlı bir metin. Genel Başkanımız Türkiye’de bu olaylar yaşanırken uçaktaydı, hatta eski Bakan Hayati Yazıcı beyle aynı havalimanında uçağa binmişler, denk gelmişler inerken ve binerken. İnince ikisi de “Böyle bir şey olmamalı” diye konuşmuşlar. Türkiye’de ilk deklarasyon, hiçbir şeyin belli olmadığı bir konuda, bir tepki koyması başkanımızın demokrasiye olan sevgisi, saygısı, parlamenter sistemi desteklemesi ve onun içinde olması, yani demokrasinin bir hukuk devleti olmasına inanması bence gayet güzel.

Hep CHP zararlı çıktı
Demokrasi manifestosu diye 4 vekille birlikte Genel Başkan imza atıyor. Ben 1960’da yaşadım ortaokul ve ilkokul öğrencisi olabilirim. 80’de zaten siyasetin içindeydim. CHP’nin İl Yönetim Kurulu’ndaydım. 74’de girmiştim ki; o dönem biliniyor ki CHP ve MHP’nin gırtlak gırtlağa geldiği bir dönemdi. Birbirimizin mahallesinden geçemiyorduk. Bir telefon gelirdi ki cep telefonu yoktu; “Seni öldüreceğiz, zarar vereceğiz” gibi. Bu dönemi geçtik ve sonunda askeri bir darbe oldu. Bütün darbelerden Cumhuriyet Halk Partisi zararlı çıkmıştır. 80’de bütün partiler kapatılmıştır ama en büyük zararı biz aldık. CHP’nin arşivine el kondu, binalarına el konuldu, maddi varlıklarına el konuldu. CHP hiçbir zaman darbe isteyen bir parti olmamıştır. Mesela 60’da İsmet İnönü için hep bir şeyler söylerler. Benim odamda, belediyede fotoğraflı el yazısı mektupların olduğu, Menderes’in idamını önlemek için yazdığı çok net önemli metinler var. Benim bir arkadaşım hediye etmişti. Bir tek resim var İsmet İnönü’nün olduğu. Cemal Gürsel’le yaptığı toplantının metinleri var. İsmet Paşa’nın bu idamı engellemek için inanılmaz bir gayret içinde olduğuna, onları okuduktan sonrada inanıyorsun. O darbeden sonra başa kim gelmiştir? Adalet Partisi. CHP’ye hiçbir darbe yaramamıştır. Mesela 71’dekinde bütün sol kesim kıyım gördü.

Ne varsa askıya alınıyor
Darbe iyi bir şey değil, demokrasiye, hukuk devletine inanıyorsanız, darbeyi desteklemeniz mümkün değil. Darbe olduğunda her şey askıya alınıyor. Demokrasi askıya alınıyor, hukuk askıya alınıyor, parlamenter sistem askıya alınıyor, insanlar adına iyi olan ne varsa askıya alınıyor. Ben mesela 80’de bacağımdan bir ben aldırmıştım. 11 Eylül gecesi Hacettepe’den arkadaşım beni eve getirdi, zaten ayağa kalkamıyorum. Sabah 6 buçuk bir telefon geldi, tabi cep telefonu yine yok. “Ahmet sakın evden çıkma darbe oldu”. “Ben zaten çıkamıyorum, ayağa gelen varsa buyursun gelsin eve”. İyi bir şey olsa kalkar şıkır şıkır oynarsın ama hep endişeyle, kime ne olacak, kimdir, ne için yapıyor? O gün Genel Başkan yine söyledi, 21. Yüzyıldayız bir sorun varsa parlamenter bu sorunu çözer. Ben bakarım, başta olan siyasi sandıktan geldiyse, o siyasi yine sandıkla gider. Ben verilen her oya saygılıyım. Şu ortamda en çok korktuğum şey bilgi kirliliğidir.

Eskişehir’imiz güvenlidir…
Orada bulunan erat hiçbir şey bilmiyordur. Emir komuta zinciri. Benim en çok dileğim onların başka bir şekilde korunması. Genel Başkan Başbakan’dan özel rica etti eratla ilgili.  O gece Ankara’da idim, işin ciddiyeti ortaya çıkınca, hatta Genel Başkan’ın korumaları vardı yemekte. “Başkanım” dediler “Seni bir yere bırakmayız”. Dedim “Etmeyin, eylemeyin, bizim evde Zeynep’imiz var, eşim de yanımda”. Sonra eve dönmeye karar verdik. Ankara’da jetler falan uçuşuyor, bombalamalar… Biz dedik “Köyümüze dönelim, bizim Eskişehir’imiz güvenlidir”. Yola çıktık, Polatlı’ya girerken kargaşa vardı. Orayı sıyırdık geçtik, sonra ben uyuya kalmışım. Sivrihisar’a girerken uyanmışım “Neredeyiz?” dedim ve Eskişehir yollarında bir şey yoktu. Sabah uyanıp bir baktım haberlere, “Oh” dedim “Bitmiş, gözümüz aydın” dedim. Utku’yu (Çakırözer) aradım, eşini aradım, cevap vermediler. Merak ettim. Sonra beni öğlene doğru aradılar, bu Başbakanlığa, bizim ziyaret ettiğimiz yerlere bomba atılmış. Kolonlar falan çökmüş ya, orası patlayınca bütün milletvekilleri sığınağa girmiş, bütün vekiller… 

Hepsini yok sayamayız
O sığınakta dört partinin milletvekilleri, sabaha kadar orda geçirmişler ve sabah göz gözü görünce evlerine gitmişler. Düşünün, sen gel Gazi Meclisi’ni bombala… Milletin uçağıyla… Çok ağır şeyler söyleyeceğim ama kendimi tutuyorum. Asansör kapıları bile patlamıştı. Sığınak denilen yer de sığınak değil, kalorifer dairesi. Şimdi mesela darbeciler yüzünden ordunun hepsini yok sayamayız. Polisimiz aynı şekilde. Polisimiz aynı bizim için önemli kurumlar bunlar, sahip çıkmalıyız. Mustafa Kemal’in ordusu sayesinde bu ülkede özgürce yaşıyoruz. Ezanlar minarelerden rahatça bu yüzden yükseliyor. Eskişehir’de Vilayet’in önünde bir toplantı vardı. Bir mazeretim vardı, Vali beyden izin aldım. Bugün Vali beyi tekrar aradım ben, davetlerine icabet etmek istediğimi söyledim. Vali bey de ‘Ben size haber vereyim’ dedi…
Kaynak : anadolugazetesi.net
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi